BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Savaş felaketi

Savaş felaketi

Bazı politikacı ve üst düzey yetkililer savaşın ne büyük felâket olduğunu halen idrak etmiş değiller. İkinci Dünya Savaşı felaketinden sonra kurulan Birleşmiş Milletler Teşkilatının vazife-i asliyesi savaşları önlemek olarak tespit edilmiş idi.



Bazı politikacı ve üst düzey yetkililer savaşın ne büyük felâket olduğunu halen idrak etmiş değiller. İkinci Dünya Savaşı felaketinden sonra kurulan Birleşmiş Milletler Teşkilatının vazife-i asliyesi savaşları önlemek olarak tespit edilmiş idi. Ama bu teşkilat Siyonizmin ve onun esiri ABD’ye hizmet etmekten başka birşey yapmadı. İsrail, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu dahil, Güvenlik Konseyinin aldığı 52 karara uymadı. İsrail bu imtiyazı hangi kaynaktan alıyor? Irak, ispatlanmamış olduğu halde BM kararına uymamakla suçlanıyor. ABD’nin Güvenlik Konseyi kararı olmadan Irak’a saldırısı ile Birleşmiş Milletler temelinden dinamitlenmiş olacaktır. Türk yetkilileri muhtemel Irak’a saldırının İsrail’in güvenliği ve Büyük İsrail projesi (Nil’den-Fırat’a İsrail) için yapıldığını neden göremiyorlar? Ya da görenler neden İsrail’den korkarak bu gerçeği ifade etmiyorlar? Kaldı ki Birleşmiş Milletlerin son raporunda ABD’nin Irak’a saldırısında 500 bin çocuk (10 yaşın altında) öleceği ifade edilmektedir. Zaten ABD, Güvenlik Konseyi üyelerine dağıtılan bu raporu baskı yaparak gizlemiştir. Hep siviller ölüyor Birinci Dünya Savaşında ölen her 100 kişiden 14’ü, 2. Dünya Savaşında ölen her 100 kişiden 70’i ve 1990’lı yılardaki savaşlarda ölen her 100 kişiden 90’ı sivillerdir. İkinci Dünya Savaşından sonra (1945-1992) arasında 149 savaş çıktı. Bu savaşlarda 23 milyon kişi öldü. Bunun 20 milyonu sivil, sadece 3 milyonu askerdir. Sivillerin önemli kısmı açlık, susuzluk, hastalıktan ölmektedir. Uzmanlara göre modern silahların uzun süreli etkileri, ilk andaki yıkıcı tesirlerinden çok daha büyüktür. Silah, cephane ve füzelerden ortaya çıkan zehirli ve radyoaktif uranyum bu silahları kullanan askerlerde ve kullanılan bölgede kanser, ölü doğumlar, çocuklarda kan kanseri (lösemi) ve sakat doğumlara sebep olmaktadır. Bir nevi soykırım yapılıyor ABD, dünya hakimiyeti için savaşlar çıkarıyor. Bu bölgelere üsler kurarak yerleşiyor. Bölge halkına ise soykırım icra ediyor. Nasıl mı? Pentagon’un raporuna göre Bosna’da 18 bin, Kosova’da 31 bin atık uranyumlu mermi, bomba ve füze atıldı. Birinci Körfez Savaşında Çöl Fırtınası operasyonunda 94 binden fazla 30 milimetrelik atık uranyumlu mermi ve 14 binden fazla büyük kalibreli atık uranyumlu toplar kullanıldı. Halen küçücük Kuveyt arazisinde 800 ton atık uranyum topraklarında yayılmış durumdadır. Silahlardaki uranyumun yüzde 70’i radyoaktif toz olarak insan vücuduna girmektedir. Savaşa katılan (işgalci) askerler ve işgal edilen ülkelerin halkı (uzun süre) zehirli radyoaktif silahların etkilerine maruz kalmaktadır. Uranyum, hem sivili hem de askeri vurmaktadır. Toprak imha ediliyor Ağır bombardıman uçağından atılan bombalar düştüğü yerde 3 bin derece sıcaklık meydana getiriyor. Ve toprağın daha alt katmanların kavrulmasına sebep oluyor. Aynı toprağın yeniden tarıma müsait hale gelmesi için 1500-7400 yıl geçmesi gerekiyor. Türkiye, İsrail’in güvenliği, Bush cuntasının silah ve petrol patronları hesabına savaşa ve tezkereye yeşil ışık yakmamalıdır.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT