BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tüzmen... Orakçıoğlu... Çıpa...

Tüzmen... Orakçıoğlu... Çıpa...

Dünyada birçok meslek var. Kiminin yıldızı parlarken, kimininki sönüyor. Fakat bir meslek var ki, değerinden asla bir şey kaybetmiyor: Dalkavukluk!..



Dünyada birçok meslek var. Kiminin yıldızı parlarken, kimininki sönüyor. Fakat bir meslek var ki, değerinden asla bir şey kaybetmiyor: Dalkavukluk!.. Hayatımda hiç yapamadım. Yo, hayır... dalkavukluğa karşı değilim. Karşındaki kadına “Çok güzelsiniz” veya bir topluluğa hitabeden bir erkeğe, “Mükemmeldiniz” deyivermek her isteğine kavuşturuyor insanı. Kimsenin, “Gerçekten güzel miyim” diye kafa yoracak yahut, “Benim nerem güzel. Benimle dalga geçiyor bu adam” diyecek hali yok. Hele gerdan kıra kıra kürsüde esip gürleyen adamın, “İki kelimeyi bir araya getiremedim. Yazıklar olsun bana” diyecek bir alışkanlığı mı var? Bütün bunları bilen, doğruluğunu kabûl eden bir mantık yapısına sahip olmama rağmen dalkavukluk yapamıyorum. İçimde bir katır var. Kime, “Çok şahanesiniz” diye bir adım atacak olsam harekete geçiyor; her şeyi kırıp döküyor. Damarlarımda katırlık inadı dolaşmaya başlıyor; elim ayağıma dolaşıyor ve diyeceğimi bir türlü diyemiyorum. Bugün size üç insandan bahsedeceğim. Üçü de bir numara! Bu başarılı kişileri yazmazsam, işte o zaman kendi vicdanımda dalkavukluk yapmış kadar azap çekerdim. Tüzmen Bunlardan birincisi Kürşad Tüzmen. İhracattan sorumlu Devlet Bakanı. Tüzmen’in ismi ihracatla özdeşleşmiş... İhracatla uzaktan yakından birazcık ilgisi olan Kürşad Tüzmen’e minnettar. Onun adı geçince adamın heyecanı artıyor, gözlerinin içi gülüyor... Kürşad ismi sanki bir garanti, bir tılsım... Her kapalı kapıyı açacak bir anahtar... Engelleri yıkacak bir dozer... Bürokrasiyi ortadan kaldıracak bir güç adeta... Bu kadar senelik gazetecilik hayatımda böyle şey görmedim. Başarılı insanlarla karşılaştım, yaptıklarına şahit oldum ama kimi seviyordu, kimi sevmiyordu onları. Kürşad Tüzmen çok daha farklı. Herkes seviyor onu. Bir gün bir röportaj yaparsam, bu işi nasıl başardığını soracağım ona. (Tüzmen’in görev değişikliği beni şaşırttı. İhracatçılar da şoke olmuştur herhalde!) Orakçıoğlu Diğeri Damat/tween’in genç patronu Süleyman Orakçıoğlu... Azimli, enerjik ve heyecanlı!.. Kelli felli firmalar, “Marka olmak kim biz kim” diye geri adım atıp fasonculuk yaparken, Orakçıoğlu Damat/tween markasını tüm dünyaya kabul ettirdi. Altı kıtaya marka satan Orakçıoğlu, “On sene gözümü kırpmadan uçtum” diye özetliyor geçmişi. Kim ne yapıyor, kim ne alıp ne satıyor incelemiş... Yılmadan, yorulmadan azimle koşturmuş... Sonunda da markasını dünya markaları arasına sokmuş... Süleyman Orakçıoğlu şimdi başkalarının da marka olmasını istiyor. “Hepimizin meslekî bir vizyonu var” diyen Orakçıoğlu hemen ardından da ekliyor. “Şayet bu vizyonları belli bir havuzda toplayabilirsek Türkiye en az 20-25 marka çıkarır.” Genç bir adama böyle iddia yakışır.. Korkmak yok... geri adım atmak yok... pes etmek yok... Hep ileri, hep ileri... Yarın önümüzdeki hafta İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği seçimi var. Süleyman Orakçıoğlu da bir listeyle seçime giriyor. İddialı fakat centilmen... İddialı fakat yapıcı... İddialı fakat birleştirici... ‘Rakibimin kaybı benim kazancım’ dönemi gerçekten bitti. ‘Rakibimin kazancı benim kazancım’ devri başladı. Çıpa Şermin Çıpa ise fuarcı. Bu sene 18’incisi gerçekleştirilen Yeşilköy CNR’daki Kuyum Fuarı, 16 Mart Pazar akşamına kadar devâm edecek. Irak krizine rağmen fuarın büyük ilgi gördüğü ve iştirakçi firmaların çok önemli siparişler aldığı ifade ediliyor... Şermin Çıpa beş dil biliyor. Hayatını öğrenmek, başarmak ve faydalı olmak üzerine kurmuş. Şermin Çıpa’nın iş hayatında ‘Hayır’a yer yok. Olayların üstüne gitmek, her şeyin alternatifini düşünmek, mücadele etmek ona daha kolay geliyor. Çünkü, hayat tarzı bu. Şermin Çıpa’nın karakterini ortaya koyan bir anekdot: 1985 yılında o günün Kuyumcular Odası Başkanı Necati Elidüzgün’e gidip projesini anlatıyor. Elidüzgün ise, “Bak evladım” diyor. “Sen iyi bir kıza benziyorsun. Bu söylediklerin olmaz. Vazgeç bu işten.” Bu söz Çıpa’yı motive etmeye yetmiş de artmış bile. O hızla çıkıp 1986’da 32 firmayla Yıldız Sarayı Silahhane’de ilk fuarını açmış... Türkiye bugün 1 milyar 700 milyon dolarlık bir ihracat gerçekleştiriyor. İtalya’dan sonra en büyük ihracatçı Türkiye. Bu fuarlar sayesinde kuyum sektörü yakında dünya lideri olursa kimse şaşmasın!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT