BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Neden Yıldıray?

Neden Yıldıray?

F.Bahçe yönetiminin, şayet basında çıkan haberler doğruysa, gelecek sezonun takımını hazırlamak adına girişimlerde bulunmaya başladığını öğrendik. Bu, çok doğru, yerinde ve zamanında bir adımdır. Ancak geçmişte de benzeri adımlar atılmış, örneğin İsmail Güldüren gibi, ama araştırma, inceleme yokluğu sebebiyle transferde isabet sağlamamıştır.



F.Bahçe yönetiminin, şayet basında çıkan haberler doğruysa, gelecek sezonun takımını hazırlamak adına girişimlerde bulunmaya başladığını öğrendik. Bu, çok doğru, yerinde ve zamanında bir adımdır. Ancak geçmişte de benzeri adımlar atılmış, örneğin İsmail Güldüren gibi, ama araştırma, inceleme yokluğu sebebiyle transferde isabet sağlamamıştır. Bunda, hiç kuşkusuz, teknik direktör ya da teknik kurul yetersizliği de rol oynamıştır. Ya da bir başka bakışla, bilgisizlik, sistemsizlik, felsefe yokluğu, ilkesizlik, prensipsizlik nedeniyle sürekli şekilde bünyeye uygun oyuncu almaktan uzak kalınmıştır. Şimdi de hedefte Yıldıray Baştürk’ün olduğu açıklanmaktadır. Neden? Yine basında çıkan haberlere göre, F.Bahçe yönetimi, ya da futbol sorumluları, Yıldıray’ı oyuncu kurucu olarak tanımlamakta ve takımın böyle bir saha yönetmenine ihtiyacı olduğunu söylemektedirler. Dün Ortega’nın yanlış bir transfer olduğunu bu ülkede iddia eden belki de tek spor yazarı olarak, bugün de Yıldıray’a talip olunuşun yanlışlığından söz etmek istiyorum. Çok yüklü bir maliyet ortaya çıkacağından, en azından Türk ekonomisi açısından bunu bir görev olarak görüyorum. Bir başka açıdan, Yıldıray’ı oyun kurucu, yönetici olarak teknik heyet göstermişse, yine büyük bir yanılgının içinde kıvranıldığını ortaya koymak istiyorum. Yıldıray, oyun kurucu, yönlendirici değil, atak sonuçlandırıcı, pozisyonu tamamlatan tip bir futbolcudur. Her iki tip arasında çok ciddi farklılıklar vardır. Bu gibi oyuncuları yanlış görevlerle sahaya sürmek bir takımın, hatta bir sistemin alabora olmasına çanak tutmaktır. Şimdi derinleştirelim... Yıldıray, Leverkusen’ de de, Milli Takım’da da ikinci tip görevi üstlenmiştir. Yani Leverkusen’de Ballack, Ramelow, Placente, Schneider, Ze Roberto gibi isimler oyunu kurgulamışlar, tanzim etmişler, takımı sahaya yaymışlar, Yıldıray da, bu oluşumu tekniği, iyi top saklayışı ve oyun okuyuşu ile tamamlamış dolayısıyla forvet arkasındaki görevini başarıyla gerçekleştirmiştir. Şimdilerde Leverkusen neden aynı Yıldıray’ı bize sunamamaktadır? Hani Ortega için, bir araştırın, bu işte bit yeniği var, bu adam neden Avrupa’da tutunamadı diye uyarmıştık ya... Milli Takım’da da, Tugay, Emre, Ergün gibi oyuncuların taşıdığı toplarla, ileri ucun arkasında buluşan Yıldıray, bunların pozisyona dönüşmesindeki rolünü başarıyla oynamaktadır. Bugün Milli Takım kadrosunda Yıldıray’ın arkasındaki bu tablo ortadan kalkarsa ki, Allah korusun, şimdiki Leverkusenli Yıldıray’la tanışmak kaçınılmaz olur... Şimdi buradan bakınca; Yıldıray’ı oyun kurucu olarak öneren bir teknik adam varsa, yanlış yapmaktadır. Şayet bu tamamen yönetimin tasarrufu ise geçmişin yanlışlarıyla tam tamına cuk oturmaktadır. Haa Yıldıray transfer edilmesinde büyük fayda olan bir futbolcudur. Bu tamam... Ama F.Bahçe, elindeki kadroda büyük eksikliği açıkca gözlenen “Play-maker” oyun kurucu, yönlendirici bir, hatta iki futbolcuyu Yıldıray’dan önce düşünmelidir. Hani Ortega yanlış iş demiş ve ne yazık ki haklı çıkmıştık ya... Bir de bunu söyleyelim, yazalım dedik...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT