BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > 1001 Osmanlı Hikâyesi

1001 Osmanlı Hikâyesi

Zamanın hükümdarı, tellallar bağırtıyordu: “Kim bana hazreti Hızır’ı gösterirse onu armağanlara boğacağım...” Fakir bir adam bu işe talip oldu. Karısına dedi ki: “Hanım, ben padişaha Hızır’ı bulacağımı söyleyip ondan kırk gün müsaade alacağım!”



“Her şey aslına çeker” Bir hükümdar, Hızır aleyhisselamı görmek istiyordu. Bir gün bunun için tellallar çağırttı: -Kim bana hazreti Hızır’ı gösterirse onu armağanlara boğacağım, dedi. Birçok oğlu uşağı olan fakir bir adam bu işe talip oldu. Karısına dedi ki: -Hanım, ben padişaha Hızır’ı bulacağımı söyleyip ondan kırk gün müsaade alacağım. Bu kırk gün için padişahtan size ömrünüz boyunca yetecek yiyecek, içecek ve para alırım. Kırk günün sonunda hazreti Hızır’ı bulamayacağım için benim kelle gider, ama siz rahat olursunuz. “Vazgeç bu tehlikeli işten” Adamın hanımı kanaatkâr biriydi: -Efendi, biz nasıl olsa alıştık böyle kıt kanaat geçinmeye. Bundan sonra da idare ederiz. Vazgeç bu tehlikeli işten, dedi. Ama adam kafaya koymuştu. Padişaha gidip Hızır’ı bulacağını söyledi. Bunun için kırk gün izin istedi. Hızır’ı bulmak için koşuşturacağı kırk gün zarfında ailesinin geçimi için sarayın ambarından tonlarca yiyecek, içecek ve nakit para aldı. Bunları evine teslim edip kırk gün ortalıktan kayboldu. Kırk günün bitiminde padişahın huzuruna çıkıp herşeyi itiraf etti: -Benim aslında Hızır’ı falan bulacağım yoktu. Ailece sıkıntı çekiyorduk. Hazreti Hızır’ı bulacağım diye sizden dünyalık almak istedim, dedi. Padişah buna çok kızdı: -Beni kandırmanın cezasını hiç düşünmedin mi? diye bağırdı. Adam da her şeyi göze aldığını söyledi. Bunun üzerine padişah yanında bulunan üç veziriyle görüş alış verişinde bulundu. Birinci vezire sordu: -Bu adama ne ceza verelim? -Boğazını keselim, etini parçalayıp çengellere asalım. Bu sırada nurani bir çocuk göründü ve şöyle dedi: -Küllü şeyin yerciu ila aslihi. Padişah ikinci vezirine sordu: -Bu adama ne ceza verelim? -Derisini yüzüp içine saman dolduralım. Bu çocuk da kim? Biraz önce ansızın ortaya çıkan çocuk yine: -Küllü şeyin yerciu ila aslihi, dedi. Padişah üçüncü vezire sordu: -Ey vezirim, bu adama ne ceza verelim? -Padişahım bana göre, bu adamı affedin. Size yakışan, sizden beklenen budur. Bu adam önemli bir suç işledi ama sanıldığı kadar da kötü biri değil Çünkü çoluk çocuğunun rahatı için kendini feda edebilecek kadar da iyi yürekli. Nurani çocuk yine söze karıştı: -Küllü şeyin yerciu ila aslihi... Bu defa padişah o çocuğa yöneldi: -Sen kimsin? İkide bir tekrarladığın o söz de ne? İşte vezir, işte Hızır!.. Çocuk cevap verdi: -Senin birinci vezirinin babası kasaptı. Onun için kesmekten, etini çengellere asmaktan bahsetti. Yani aslını gösterdi. İkinci vezirin babası yorgancı idi. Yorgan yastık, yatak yüzlerine yün, pamuk doldururdu. O da babasına çekti. Üçüncü vezirin ise babası da vezirdi. O da soyuna çekti, büyüklüğünü gösterdi. Benim söylediğim söz “Herkes aslına çeker” demektir. Vezir istersen (üçüncü veziri göstererek) işte vezir, Hızır istersen (kendini göstererek) işte Hızır, bu adamı mahcup etmemek için sana göründüm, dedi ve kayboldu.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93362
    % 0.73
  • 6.5274
    % -6.74
  • 7.4295
    % -6.83
  • 8.1596
    % -6.97
  • 251.235
    % -4.72
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT