BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çirkin tehditler!

Çirkin tehditler!

Patavatsızlığı ve gaflarıyla Amerikan halkının bile “matrak” konusu olan Bush, tebrik mesajı ile tehdit mektubunu birlikte yazarak bir garabete daha imza attı... Başkanlık koltuğunu devraldığı günden beri, attığı her adım, söylediği her sözle “aykırı tip” olma hususunda rakipsizliğini ilan eden Bush, keşke ABD başkanı değil de, sadece kovboy olsaydı!.. O zaman dünyayı bu kadar sıkıntıya sokamazdı.



Patavatsızlığı ve gaflarıyla Amerikan halkının bile “matrak” konusu olan Bush, tebrik mesajı ile tehdit mektubunu birlikte yazarak bir garabete daha imza attı... Başkanlık koltuğunu devraldığı günden beri, attığı her adım, söylediği her sözle “aykırı tip” olma hususunda rakipsizliğini ilan eden Bush, keşke ABD başkanı değil de, sadece kovboy olsaydı!.. O zaman dünyayı bu kadar sıkıntıya sokamazdı. Evet, Bush Türkiye’yi tehdit ediyor. Yardımcısı Cheney tehdit ediyor. Hariciye bakanı Powell tehdit ediyor. Hatta ve hatta, önce mensubu olduğu ülkenin, Afganistan’ın yönetimini ABD’ye peşkeş çeken, şimdi de aynı şeyi Irak’ta yapmaya koyulan, Bush’un Peştun asıllı danışmanı Zalmay Halilzad bile tehdit ediyor! Ne istiyorlar peki? Taleplerimizi hemen yerine getirin, yoksa başınıza gelecek var!.. Bush hemen (peki) deyin diyor. Yardımcısı “Bir daha aramayız ha!..” şeklinde horozlanıyor. Powell “Kuzey Irak’tan çekilin, yoksaa!...” diye dayılanıyor. Sonradan Amerikalı Halilzad ise, “Kuzey Irak’ta Amerikan askerleri ile Kürtler size karşı çatışmaya girer” ifadesiyle, sahibinin sesi hizmetini görüyor. Üstelik tehditlerin dozu her gün biraz daha yükseliyor. Başlangıçta “Para vermeyiz sonra...” şeklinde korkutmaya çalıştılar. Şimdi ise “çatışırız ha!...” biçiminde son kozlarını oynuyorlar... Oynasınlar bakalım. Oynasınlar çünkü, bu tehditler hiç de yeni bir şey değil. Bundan kırk yıl önce de, Bush’un koltuğunda oturan ve Meksika sınırları içindeki çiftliğine destursuz gidip gelmeyi alışkanlık haline getirmiş olan Lyndon Johnson Türkiye’yi tehdit etmişti; Kıbrıs’a müdahale ederseniz, şöyle şöyle olur...” demişti. “Sovyetlere karşı sizi korumayız yoksa...” ifadesiyle kabaca “Öcüler yer sizi...” demeye getirmişti. Geçelim! 30 yıl önce de Nixon tehdit etmişti. Hatta Sultanahmet Camii’ni bombalama tehdidini savuracak kadar küstahlaşmıştı. Peki sonra ne oldu? Nixon koltuğunu, onuru kırılmış bir şekilde terketti!.. Bakalım Bush’un akıbeti ne olacak... Bunu belirtmemiz şunun için; ABD ve Başkanı Bush, sadece Türkiye’yi değil, bütün dünyayı tehdit ediyor. Bunu yaptığı için de herkesi karşısına alıyor. Amerika’nın en ünlü strateji uzmanlarından Brzezinsky, ABD’nin hiç bir dönemde bu kadar yalnızlaşmadığını söylüyor. Bütün dünyanın karşı çıktığı bir savaşı ABD fütursuzca başlatmak istiyor. Çaresizlik ve korku belasına, İngiltere ve İspanya’dan başka bu maceraya destek veren bir tek ülke yok. Avustralya’yı saymıyorum, çünkü hâlâ İngiliz sömürgesi!.. “Kol bükme metodu” ile her dediğini kabul ettirebileceğini sanan Bush ve ekibi, o kadar çelişki içinde ki, bir taraftan Türkiye ile işbirliği yapıyor görünürken, diğer taraftan düşmanlığa varacak söz ve davranışlarda bulunuyor. “Stratejik müttefik”ini tehdit eden ülke olarak ABD, tarihte farklı bir yer işgal edecek... Sovyetler Birliği, en fazla saldırgan olduğu bir dönemde dağılmaya yüz tuttu... Amerika’nın da tarihten ders alması gerekiyor. Ama hadiselere sadece tank ve füzeleri gören at gözlüğü ile bakan Bush yönetimi buna hiç de niyetli değil! Düzeltme: Dünkü yazımızda, teknik bir hata sebebiyle, “Reservation” kelimesi “Neservation” şeklinde çıkmıştır. Düzeltir, özür dileriz.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT