BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > F.Bahçeli gazeteci (!)

F.Bahçeli gazeteci (!)

Tarih 18 Şubat 2000, günlerden Cuma... F.Bahçe’de iki gün sonra olağan genel kurul yapılacak... Aziz Yıldırım daha önce 1 oyla geçtiği Vefa Küçük’le bir kez daha kozlarını paylaşacak. Küçük’ün en büyük destekçisi Birleşik F.Bahçe Vakfı Başkanı Aziz Yılmaz. Kongre değerlendirmesi yapıyoruz Yılmaz’la. Bana medya dünyasından sürpriz bir ismin listelerinde olduğunu söylüyor.



Tarih 18 Şubat 2000, günlerden Cuma... F.Bahçe’de iki gün sonra olağan genel kurul yapılacak... Aziz Yıldırım daha önce 1 oyla geçtiği Vefa Küçük’le bir kez daha kozlarını paylaşacak. Küçük’ün en büyük destekçisi Birleşik F.Bahçe Vakfı Başkanı Aziz Yılmaz. Kongre değerlendirmesi yapıyoruz Yılmaz’la. Bana medya dünyasından sürpriz bir ismin listelerinde olduğunu söylüyor. Merak ediyor, kim olduğunu soruyorum. “İki gün sonra görürsün” diyor göz kırparak. Aynı gün gazeteci Uğur Dündar’ın Aziz Yıldırım’ın listesine girdiğini öğrendiğimde tekrar arıyorum Yılmaz’ı; “Medya dünyasından sadece siz değil, Aziz Yıldırım da önemli bir ismi almış yanına.” Merakla kim olduğunu soruyor, “Uğur Dündar” cevabını veriyorum. Bana gülerek; “İstihbaratın doğru ama Aziz’leri karıştırmışsın. O bizim listemizde. Sana bahsettiğim ünlü gazeteci Uğur Dündar” diyor keyifli keyifli. Pazar günü kongre salonuna geldiğimde Uğur Dündar’ı Aziz Yıldırım’ın listesinde görünce Yılmaz’ın yanına yaklaşıp “Hani Uğur Dündar sizdeydi?” diye soruyorum. Şaşkınlıkla cevaplıyor; “Vallahi bizdeydi. Ne oldu ben de anlamadım. Kime güveneceğimizi şaşırdık.” Gerçi Aziz Yılmaz; kendisine “F.Bahçe’yi yıllardır sülük gibi emiyor. Kulübün sırtından geçinen bir asalak. Her mağlubiyetten sonra leş kargaları gibi ortaya çıkıyor” şeklinde ağır suçlamalar yapan Yıldırım’la kongre sonrası can ciğer kuzu sarması oldu ve ben de şimdi bunu anlayamıyorum ya, hadi neyse... Bunları neden anlattım? Bir günde liste değiştiren Uğur Dündar, önceki akşam Kanal D’de İlker Yasin’in 3. Devre adlı spor programında Aziz Yıldırım’ın resmen avukatlığına soyundu. Tabii yönetiminde yer aldı. İster sever, ister eleştirir bu kendi bileceği iş ama gözümüzün içine baka baka öylesine yanlış bilgiler verdi ki; eski yönetici de olsa bir gazetecinin kamuoyunu yanıltmasından doğrusu büyük rahatsızlık duydum. Diyor ki Uğur Dündar; “Başkanla dönem dönem görüş ayrılıklarımız, hatta kırgınlıklarımız bile oldu. Mesela benim yönetimden ayrılmama sebep siyasilerdir. Yaptığım TV programlarından rahatsızlık duyan siyasilerin baskısı ile bir sonraki yönetime alınmadım. Ama Aziz Yıldırım çok büyük bir başkan. Başkalarının sadece proje için harcadığı parayla stadı bitirdi. Herkesin inim inim inlediği krizde evini ipotek etti. F.Bahçe için milyonlarca dolar harcadı, sağlığını kaybetti. Kesinlikle devam etmeli.” Evet üç aşağı, beş yukarı bu ifadeleri kullandı. Soruyorum şimdi kendisine: Sayın Dündar! Yönetime alınmamanız için siyasilerin yaptığı baskıya boyun eğen bir başkanın bu davranışı doğru mu? Peki; sırf sizi ekarte eden siyasetçilere misilleme olsun diye, Sapanca’da oturan bir başka siyasi lider aracılığıyla, Hamdi Akın’ın yönetime alınmaması için başkan Aziz Yıldırım’a, siz de baskı yaptınız mı? Hani şu; bankalardan alınan 17 milyon dolarlık kredi borcunun altına gözü kapalı imza atmış, yönetimden ayrılmasına rağmen borç ödenmediği için hâlâ daha sorumluluktan kurtulamamış, yöneticiliği döneminde kulübe verdiği 1 milyon dolarını geri almamış, yani taşın altına elini değil âdetâ kendisini koymuş, eski yönetici arkadaşınız büyük F.Bahçeli Hamdi Akın’dan bahsediyorum. Hamdi Akın’ın yeniden yönetici olmamasında sizin de etkiniz oldu mu sayın Dündar? Peki bırakın F.Bahçeliliğiniz’i, bir gazeteci olarak; şampiyonluk halinde F.Bahçe Başkanı’nın olağanüstü kongreye giderek yönetimini değiştireceğini yazan iki F.Bahçe muhabirine basın bülteniyle “yalancı” diyen Aziz Yıldırım’a, iddialar aynen gerçekleştiğinde tepkinizi gösterdiniz mi? Ne, yoksa o gazetecilerden birinin patronunu arayarak susturulması için ricada mı bulundunuz? Böyle bir şey oldu mu sayın Dündar? Yine cebinden milyonlarca dolar harcadığını söylediğiniz başkan Aziz Yıldırım’a, Sergio, M.Yakın, Dimas, Preko, Oulare, Tufan, Andersson, Revivo, Rapaiç, Yusuf, Celil, Soner Keleş, Ali Akdeniz, Oktay, Simao, Cem Karaca, İsmail Güldüren, Washington, Ortega ve son olarak da Beschastnykh, Erhan Albayrak, Rebrov ve Kemal’de kulübün kaç milyon dolarını hebâ ettiğini sordunuz mu? Sormadınız değil mi? Bir F.Bahçeli, üstelik de ünlü bir gazeteci böyle mi davranmalıydı? shazar@tg.com.tr
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98466
    % -0.17
  • 5.714
    % -1.25
  • 6.623
    % -1.19
  • 7.5476
    % -0.83
  • 225.606
    % -1.18
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT