BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Arap halklarının tavrı ne olacak?

Arap halklarının tavrı ne olacak?

Irak halkının ABD ve İngiltere’ye karşı gösterdiği direniş, daha işin başında işgalcilerin hesaplarını alt-üst etmişe benziyor. Direnişin bu şekilde sürdürülebilmesi halinde, global yansımalarda da büyük değişmelere yol açılabileceği anlaşılıyor...



Irak halkının ABD ve İngiltere’ye karşı gösterdiği direniş, daha işin başında işgalcilerin hesaplarını alt-üst etmişe benziyor. Direnişin bu şekilde sürdürülebilmesi halinde, global yansımalarda da büyük değişmelere yol açılabileceği anlaşılıyor... Olaylara belli bir şablondan bakma alışkanlığında olan bazı uzman ve stratejler, bu savaşın koalisyon güçlerinin başarısı ile sonuçlanacağını tek ihtimal olarak görüyorlar. Hatta “Amerikan uzmanı” bir meslektaşımız, koalisyon ortakları olan ABD ve İngiltere’nin üç dünya savaşını, (Birinci, İkinci Dünya savaşları ile soğuk savaşı kast ederek) kazanan güçler olması hasebiyle, bu savaşı da kazanacaklarından şüphe etmemek gerektiğini yazdı! ABD’nin hali hazırdaki yönetimini sürükleyen şahin teorisyenlerle olan ahbaplığını sık sık vurgulayan bu meslektaşımız, nedense bu ülkenin Vietnam’da, Lübnan’da ve Somali’de uğradığı başarısızlığı göz ardı ediyor... Acaba savaşı bizzat planlayanlar başaracaklarına bu kadar kesin inanıyorlar mı? Batı basınındaki yorumlara bakılırsa hayır!.. Neyse biz yine Arap halklarının muhtemel davranış biçimlerine dönelim. Baas Partisi’nin organizasyonuyla, Irak halkının askerlerle birlikte gösterdikleri direniş, bütün Arap halklarında milliyetçi bir silkinmenin fitilini ateşlemiş bulunuyor. Çeşitli ülkelerden gönüllü olarak Irak’ta savaşmak için hazırlananların sayısı bu durumu ortaya koyuyor. Savaş uzadıkça bu heyecan dalgasının yükseleceği görülüyor. Irak halkının Filistin benzeri uzun soluklu bir direnişi ortaya koyması halinde, diğer Arap halklarının kırılmış umutları da yeniden yükselecek ve bu, topyekûn mücadelede en büyük doping olacaktır. Fiilen savaşa katılan gönüllüler cephede koalisyon ortaklarını zora sokarken, diğer vatandaşlar da, bulundukları ülkelerin yönetimleri üzerinde baskı yaparak, onları teslimiyetçi ve pasif tutumlarını değiştirmeye mecbur bırakacaktır. Yani Arap halklarının yönetimlerini aşması sözkonusudur. Bu çerçevede özellikle Mısır ve Ürdün’de önemli halk hareketleri gündeme gelebilir. Nitekim Mısır Devlet Başkanı, “Yüz tane Ladin’imiz olacak...” diyerek hem terör olgusuna, hem de bu ülkelerde meydana gelebilecek destabilizasyona dikkat çekti. Yani ABD’nin yardımları da bunları kurtaramayacaktır! Amerika’nın savaşı bir bahane ile Suriye’ye de yayması halinde, Arap âlemindeki reaksiyon daha şiddetli olacak ve kontrolü belki de imkan haricine çıkacaktır. Bu durum, koltuklarını muhafaza edebilmek için, Amerika ve İngiltere’nin her dediğini kabul eden iktidar sahipleri için sonun başlangıcı anlamına gelir. Mesela, Yavuz Sultan Selim Han’a özenti ile kendisine “Hadimu-l Harameyn-iş-Şerifeyn=İki Kutsal Beldenin Hizmetçisi” unvanını veren (ama Osmanlı eserlerine karşı da en büyük tahribatı gerçekleştiren), Suudi Arabistan Kralı’nın Amerika ile bugünkü gibi bir politika yürütmeye devam etmesi halinde, bu ülkedeki radikal gruplar başta olmak üzere, bütün Arap aleminde çok sert tepkilerle karşılaşması kaçınılmazdır. Arap halklarının sıcak çatışma ve politika dışındaki en etkili reaksiyon sahalarından biri de ekonomi olacaktır. Halen en önemli tüketici kitle durumunda oldukları Amerikan mallarını boykot etmeleri ve bu ülke bankalarındaki yüz milyarlarca dolarlık sermayelerini çekmeleri, ABD ekonomisine büyük darbe vuracaktır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98466
    % -0.17
  • 5.714
    % -1.25
  • 6.623
    % -1.19
  • 7.5476
    % -0.83
  • 225.606
    % -1.18
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT