BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sebep mi sonucu sonuç mu sebebi doğuruyor

Sebep mi sonucu sonuç mu sebebi doğuruyor

Bilim dünyamız ve bilimciliği benimsemiş (!) entellektüel insanımız son yüzyıl içinde bilimsel araştırmalarda aşılan merhaleleri derinlemesine izleyemediler..



Bilim dünyamız ve bilimciliği benimsemiş (!) entellektüel insanımız son yüzyıl içinde bilimsel araştırmalarda aşılan merhaleleri derinlemesine izleyemediler.. Son yüzyıl, bilimsel çevrelerin asırlardır güvendiği pozitivist ilkelerin bir bakıma çürütülmesi ile geçti.. Determinizm (gerekircilik) ve nedensellik ilkeleri eski mutlak geçerliliklerini koruyamadılar. 20. yüzyılda parçacık ve görelilik kavramları, Newton fiziğini temelden sarstı.. Yine 20. yüzyılın ikinci yarısında başka bir şey daha oldu: Sebep-sonuç yani îlliyet ilkesindeki her sonucun bir sebebe bağlı olduğu yasasının kesin olmadığı, sonucun bazen sebepten önce oluştuğu ispat edildi.. Dahası ışık hızının saniyede 300.000 km hızla değil 90 milyon km hızla ilerlediği ispatlandı.. Böylece birçok hallerde olaylar başlamadan sonuç elde edilebiliyordu.. Bir “neden” oluşmadan sonuç alınabiliyordu.. Pozitivist ilkelerin mutlak gerçekliğinin temelden sarsıldığı artık açıkça belli olmuştu.. Psikolojik araştırmalarda da sebep-sonuç bağının kimi hallerde tersine döndüğüne dair örnekler var.. Rahmetli Peyami Safâ bir yazısında bu konu ile ilgili, -tıp literatürüne geçmiş- bir olayı anlatmıştı: Paris’e yakın köylerden birinde yaşayan kalabalık bir aile, çocuklarından birini Paris Tıp Fakültesi’ne gönderiyor.. Genç öğrenci ilk yılının sonlarına doğru midesinde ağrılar başlıyor ve hastahaneye kaldırılıyor. İlk teşhis: Ülser oluyor.. Bütün belirtiler ülserli hastalarda görülen cinsten.. Ancak röntgenlerde herhangi cinsten bir ülser yarasına rastlanmıyor.. Ağrılar devam ediyor.. Ve hasta yaz aylarında ağrılarla köyüne dönüyor.. Döner dönmez ülser ağrıları duruyor.. İkinci ders yılı başlayınca genç adam Paris’e gidiyor; ancak mide ağrıları yine başlıyor.. Tekrar röntgeni çekiliyor ve bu sefer ülser yarası görülüyor. Kalabalık aile arasında sofraya oturup yemek yemeğe alışmış genç adam Paris’te tek başına yemek yerken duyduğu üzüntü ve aile hasreti midesine vuruyor ve ülser ağrılarına sebep oluyor.. Başlangıçta ülser yarası olmadığı halde.. Böylece sebep-sonuç ilişkisi..tersine dönüyor ve sebep sonucu değil, sonuç sebebi doğuruyor.. Önce sonuç, sonra sebep.. Sebep sonradan geliyor..
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103929
    % 1.62
  • 3.5504
    % 0.05
  • 4.1794
    % -0.57
  • 4.7655
    % -0.28
  • 148.526
    % -0.7
 
 
 
 
 
KAPAT