BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Holiganlar, magandalar vb...

Holiganlar, magandalar vb...

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, önceki gün bir okul açma töreni dolayısıyla yaptığı konuşmada; “Her şey diploma değil.



Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, önceki gün bir okul açma töreni dolayısıyla yaptığı konuşmada; “Her şey diploma değil. Eğer her şey diploma olsaydı depremde yıkılan Çeltiksuyu İlkokulunu yapan mühendis de diplomalı idi. Bugüne kadar 22 bankanın içini boşaltan şahıs (veya şahıslar) da diplomalı idi. Onun için biz çocuklarımıza sadece eğitim (Eskiden talim-terbiye deniliyordu, şimdi eğitim ve öğretim deniliyor...) vermeyeceğiz. Onları ahlaki sınırlar içinde yetiştireceğiz...” demiş. Kendisi de bir eğitimci olan Sayın Bakanın sözüne iyi kulak vermek gerekiyor. Gerçekten diploma ve etiket her şey değil. Hasbel kader tahsil görmüş, buna binaen de makam mevki sahibi olmuş veya mal-mülk, servet-u sâman kazanmış herkesin, mutlaka iyi, dürüst, asil ve ahlaklı olacağı zehabına kapılmak yanlıştır! Ziya Paşa, yukarıda anlatmaya çalıştığımız konuyu çok daha çarpıcı şekilde bir beyitle izah eder: “Bed asla (aslen kötü olana) necabet (soyluluk) verir mi hiç üniforma/ Zerduz (altın işlemeli) palan ursan, eşek yine eşektir” Günümüzde insanları tanımlamak için çeşitli yeni deyimler ve sıfatlar yaygın şekilde kullanılıyor. Mesela son senelerde çok sık olarak duyduğumuz “MAGANDA” tabiri var. Genelde ölçüsüz, görgüsüz, kaba-saba ve oturup kalkmasını bilmeyen cahil veya “okumuş cahil” takımı için kullanılır. Trafikte kaidelere uymayan, hızlı ve tehlikeli şekilde araba kullanan, kendilerini ikaz edenlere karşı şiddete başvuran, olur olmaz yerde kavga çıkaran, topluluk içinde havaya ateş eden vs. Bir de, her nasılsa sosyetenin içine giren veya sosyeteden sayılmadığı halde, bir şekilde sosyetik mekanlara girip çıkabilen, sonradan görme, hızla zenginleşmiş olup zenginliği hazmedemeyen, yahut asgari nezaket kaideleri ve incelikten, hatta insanlıktan yoksun tiplere aynı sıfat yakıştırılıyor. Sosyete, kelime anlamında esasen “cemiyet-toplum” demek ise de, toplumun genellikle zengin ve bu zenginliğe istinaden lüks bir hayat sürdüren zümresine verilen isimdir. Dolayısıyla, “Sosyete”denildiği vakit, iyi giyinmesini bilen, yeme-içmede zevk sahibi, nezaket ve görgü kurallarına dikkat eden, insanlara ve bulunduğu mekanlara saygılı, kibar, kısacası her yönüyle rafine insan grubu anlaşılırdı. Ancak şimdilerde at izinin it izine karışması gibi, “SOSYETE” denilen tabaka içinde her cinsten insan var. Böyle olunca da, asalet, incelik, kibarlık, nezaket, saygı gibi kavramlar hak getire... Buna arabesk kültürü de deniliyor! Kendisini hakiki sosyete olarak görenler, böyle tipleri küçümsemek için genellikle şu şekilde tanımlama yaparlar: “Çiğ köftenin yanında viski içenler...” Viski deyince çağrışım yaptı; Son üç gündür gazetelerde tartışılan bir konu var; Galatasaray-Fenerbahçe maçını VIP tribününde izleyen bir yazar, elinde bulunan viski dolu kağıt bardağı protokol bölümüne doğru fırlatmış. Bardak hedefi şaşırarak, İstanbul Valisi Muammer Güler’e isabet etmiş!.. Geçen sene de aynı takımların maçında yine protokol tribününde çıkan kavgada aynı vatandaş olayların tam göbeğinde yer almış ve fena halde dayak yemişti. Resmi protokol, devletin temsil edildiği ve devlet ricalinin belli bir düzen ve hiyerarşi içinde yer aldığı ortam demektir kısaca. Nitekim bu olaydan sonra Milli Eğitim Bakanı Çelik, olayı protesto için protokol yerini terk etmiş. VIP de İngilizce “Çok önemli kişi” anlamına gelen Very Important Person kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kavram. Şimdi gelin de çıkın işin içinden. Bu durumda bardak fırlatma olayı, en kibar ve sosyetik ifade ile, ancak “Arabesk Vaziyet” ya da “Lumpen Davranış” olarak nitelendirilebilir. Yoksa holiganlık mı diyelim? Holigan, maganda, sosyete, arabesk, viski, protokol, VIP derken nerelere geldik!.. Stadlarda, arabesk konserlerde holiganlar, ya kendilerini jiletler yahut başkalarına saldırıp yaralar. Anavatanı İngiltere olan Holiganlara, Avrupa ülkelerinde uygulanan en önemli ceza, bunların geçici olarak veya hayat boyu stadlara alınmaması, bazılarının maç saatlerinde nezarete konulması veya ülke dışına çıkş yasağına maruz bırakılmasıdır. Bizim ülkede ne gibi yaptırımlar uygulanıyor acaba?
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 107202
    % 0.35
  • 3.5161
    % -0.05
  • 4.128
    % -0.07
  • 4.518
    % -0.41
  • 145.919
    % -0.07
 
 
 
 
 
KAPAT