BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hasret Yağmuru / Tatsızlık iyice büyüyecekti! -36- / Seçkin Başkan

Hasret Yağmuru / Tatsızlık iyice büyüyecekti! -36- / Seçkin Başkan

Hızla çıktı odadan genç kız. Eğer biraz daha kalıp, annesine cevap verecek olsa zaten var olan tatsızlık iyice büyüyecekti. O sebeple kitaplarını kaptığı gibi çıkmıştı. Dışarıya attı kendini. Açık havaya çıkınca derin bir nefes aldı...



Vize imtihanları yaklaştığı için bütün gücüyle ders çalışması gerekiyordu Selda’nın. Geç vakte kadar çalışmış, oldukça zamansız uyumuştu. Bu yüzden sabah kalkarken zorlanmıştı. Eğer hizmetçileri Saliha gelip uyandırmasaydı, okula falan gidemeyecek, uyuyup kalacaktı. Hızla hazırlandı. Üzerine bir jean pantolon ve bir kazak geçirdi. Kitaplarını aceleyle hazırlayıp koltuğunun altına sıkıştırdı ve koşar adımlarla indi merdivenlerden. Salonda kahvaltı sofrası hazırdı. Olcay hanım çoktan kalkmış, kahvaltısını etmiş, günlük gazetelere bakıyordu. Enver bey gideli neredeyse yarım saat oluyordu. Ayakta birkaç lokma birşey atıştırdı Selda. Bir bardak taze sıkılmış portakal suyu içti. Masanın ortasında duran poğaçalara gözü takıldığı zaman karnı doymuştu bile. Ama poğaçaları görür görmez Orhan aklına gelmişti. Saliha’ya döndü: - Saliha, bir naylon torbanın içine birkaç poğaça koyuver, okulda öğlene kadar acıkıyorum. Kantinde yerim. Olcay hanım hayretle baktı kızına. Hiç böyle evden birşey götürmek âdeti yoktu. Bunca senedir ne ilkokul hayatında, ne ortaokulda ne de lisede bir gün bile evden bir şey götürtememişlerdi. Gözlerini kıstı: - Umarım kendin için alıyorsundur o poğaçaları! Selda kaşları çatık döndü: - Başkası için de alabilirim anne. - Tabii, yetimhane çocuklarını beslemek lazım. Hızla çıktı odadan genç kız. Eğer biraz daha kalıp, annesine cevap verecek olsa zaten var olan tatsızlık iyice büyüyecekti. O sebeple kitaplarını kaptığı gibi çıkmıştı. Dışarıya attı kendini. Açık havaya çıkınca derin bir nefes aldı. Artık bunaldığını hissediyordu. Toparlanarak arabasına doğru yürüdü. Olcay hanım kızının sert hareketlerine kızgınlıkla bakmış, onun bir Allahaısmarladık bile demeden fırlayıp gitmesine sinirlenerek yerinden hışımla kalkmıştı. Niyeti onun ardından seslenip iki çift laf daha etmekti. Tam salon kapısına geldiği anda yerde küçük bir kitapçık gördü. Eğilip aldı. Selda’nın kitaplarının arasından düşmüş olacaktı. Masanın üzerinde, okuduğu gazetelerin yanında duran şık gözlüklerini aldı, elindeki nesneyi çevirdi.Beyaz bir kitapçıktı. Üzerinde EVLENME CÜZDANI yazıyordu. Birden iliklerine kadar titrediğini hissederek, kalbi yerinden fırlayacakmış gibi çarparak açtı kapağını. Selda’nın bütün güzelliği ile gülümseyen bir resmi, karşı sayfada ise bir kere gördüğü Orhan’ın resmi vardı. Bu, kızının evlenme cüzdanıydı. Ayaklarının kesildiğini, bacaklarının dizlerinden itibaren tutmadığını hissetti. Bayılacak gibiydi. O sırada odaya giren Saliha koşup yakalamasa yere düşecekti. Olcay hanım dudakları titreyerek bağırdı Saliha’ya: - Çabuk, çabuk Enver’e telefon et. Hemen gelsin. Saliha telaş içinde koştu telefona. Numaraları hızla çevirdi. Bir yandan da yan gözle hanımına bakıyordu. Kadın bembeyaz olmuştu. Hiç iyi gözükmüyordu. Biraz sonra heyecanla konuşmaya başladı: - Beyefendi, hanımım iyi değil, baygınlık geçirdi. Hemen gelseniz... DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 102921
    % 0.64
  • 3.5389
    % -0.27
  • 4.1872
    % -0.38
  • 4.7758
    % -0.06
  • 148.814
    % -0.5
 
 
 
 
 
KAPAT