BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hasret Yağmuru / Selda kara kara düşünüyordu!.. / Seçkin Başkan

Hasret Yağmuru / Selda kara kara düşünüyordu!.. / Seçkin Başkan

Selda üç aylık hamileydi. Artık hayatlarına yeni katılacak olan küçük insan için çabalayacaklardı. Orhan çok mutluydu, havalarda uçuyordu. Selda ise hem seviniyor, hem de kara kara düşünüyordu...



Yeni bir düzen başlamıştı. Orhan yine hafta sonlarında atölyeye gidiyor, onun kazandığı para mutfak masraflarını karşılıyordu. Selda ise evin kirası ve diğer masrafları finanse ediyordu. Nispeten daha rahatlamışlardı artık. Feyyaz bey hiçbir zaman yardım elini eksik etmiyordu gençlerin hayatından. Kış gelmişti. Orhan bit pazarından bir gaz sobası almıştı. Onunla ısınıyorlardı. O akşam Selda işten gelmiş, hemen mutfağa girmişti. Sofrayı hazırlarken bir anda rengi sarardı, sandalyeye tutundu. Orhan karısının fenalaştığını hisseder etmez fırladı yerinden: - Selda, Selda, canım, neyin var? - Bilmiyorum Orhan, başım döndü bir an. Gözlerim karardı. Sabah da oldu böyle, bir an yorgunluk sandım ama bu ikinci. Ne olduğunu bilmiyorum. - Hemen bir doktora gidelim. Hemen, şimdi. Genç kadın gülümsedi onun telaşına: - Dur bakalım, geçer şimdi, hem doktora verecek kadar paramız yok ki. Verirsek çok açılırız. Orhan adeta kükredi: - Delirme Selda, sağlığın her şeyden önemli, hemen bir hastahaneye gidiyoruz.. Karısını dinlemedi. Hızla giyindi. Biraz sonra en yakındaki devlet hastahanesinin acil kısmındaydılar. Genç doktor hanım dikkatle muayene etti Selda’yı. Sonra yerine geçti. Orhan kapının önünde bekliyordu. Doktor hanım gülümseyerek baktı genç kadına: - Önemli bir hastalık değil. Anne olacaksınız. Şimdi hemen bir tahlil yapalım. Selda tutundu kenardaki sandalyeye. Gülsün mü ağlasın mı, sevinsin mi üzülsün mü bilemedi. Anne olacağı için sevinçli, ama bu şartlarda o çocuğa nasıl bakılacağı düşüncesiyle üzüntülüydü. Doktorun sesi duyuldu: - Eşinizi çağıralım.. Az sonra Orhan da öğrenmişti haberi. Sevinçle sarıldı karısına: - Canım benim, güzelim... Beni nasıl mutlu ettin... - Orhan, nasıl bakarız bu çocuğa? Genç adam kaşlarını çattı: - Bakarız. Allah büyüktür... Herkesin rızkını gönderir o... Ben gece işi de bulurum. Atölye hafta sonları. Geceleri de çalışırım. Hemen ehliyet alırım. Bir takside iş bulurum Selda. Bizim tamirhaneye gelen bir sürü tanıdık şoför var. Hepsi severler beni. Rica ederim, hallolur. Yeter ki sen sağlıkla, Allahın izniyle dünyaya getir yavrumuzu. Tahlil sonucu pozitifti. Selda üç aylık hamileydi. Artık hayatlarına yeni katılacak olan küçük insan için çabalayacaklardı. Orhan çok mutluydu, havalarda uçuyordu. Selda ise hem seviniyor, hem de kara kara düşünüyordu. Eve geldikleri zaman Orhan karısına hemen istirahat etmesini söyledi. İçi içine sığmıyordu... *** Enver bey gözlüklerini çıkartıp sehpanın üzerine koydu. Selda evden gittikten beri son derece durgunlaşmış, asabi bir adam olmuştu. Hele kızının avukatı aracılığıyla arabasını göndermesinden sonra öfkesi daha da artmış, hiddetinden ne yapacağını bilemez bir duruma gelmişti. Evlerinde tat, tuz kalmamıştı. Zaman zaman kızının muzipliklerini özlüyor, içinde tarifsiz bir sevgi ve özlem dalgası büyüyordu. Ama sonra, olanlar aklına gelince sevginin yerini kızgınlık alıyordu. DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT