BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Savunma hakkı engellenemez

Savunma hakkı engellenemez

Yargıtay 4. Ceza Dairesi Başkanı’nın türbanlı bir sanığı duruşma salonundan çıkarması türban ve kamusal alan tartışmasını yeniden gündeme getirdi.



Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile Belediyesi meclis üyelerinin de aralarında bulunduğu “Belko Davası”nın Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nde yapılan duruşmasında Daire Başkanı Fadıl İnan’ın, sanık Hatice Hasdemir’i türbanlı olduğu için duruşma salonundan çıkarması türban ve kamusal alan tartışmasını yeniden gündeme getirdi. Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya, “Mahkeme salonu kamusal alanın başında gelir” diyerek Yargıtay 4. Ceza Dairesi Başkanı Fadıl İnan’ın uygulamasını savunurken, Ankara Barosu Başkanı Semih Güner, “Savunma hakkı kutsaldır, bunun tartışılması bile yapılamaz” dedi. TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı ve Ak Parti Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış, Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkanı Avukat Hüseyin Biçen ve Avukat Kezban Hatemi’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda hukukçu, Özkaya’nın açıklamalarına karşılık savunma hakkının engellenemeyeceği konusunda görüş birliğine vardı. İfadesi alınamadı Batıkent Metro son durak otopark alanının önce Belko’ya, ardından bir ticari firmaya satılmasıyla ilgili olarak Belko yöneticileriyle beraber Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve Belediye Meclis Üyelerinin de aralarında bulunduğu dava Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nde önceki gün görüldü. Sanık sayısının fazla olması sebebiyle duruşma, dairenin müzakere odası yerine Ceza Genel Kurul salonunda yapıldı. Daire heyeti yerine geçmeden önce de sanıklar duruşma salonuna alındı. Sanıklardan, Belko İhale Komisyonu üyesi olan avukat Hatice Hasdemir de içeriye girip oturdu. Heyetin yerini almasından hemen sonra ise Daire Başkanı Fadıl İnan, türbanlı sanık Hasdemir’i, “Burası mahkeme salonu. Buraya bu şekilde giremeyeceğinizi bilmiyor musunuz?” diye uyardı. Hasdemir, sanık olduğunu belirterek, salonda bulunmaya hakkı olduğunu söyledi. Ancak İnan’ın talebi üzerine Hatice Hasdemir salondan çıkarıldı. Duruşmada 34 sanığın ifadelerine başvurulurken, salona dönmeyen Hasdemir’in ifadesi alınamadı. Mayo değerlendirmesi 4. Ceza Dairesi Başkanı Fadıl İnan, verdiği kararı, “Mayoyla gelse, savunma hakkı kısıtlanıyor denecek miydi?” diye savundu. İnan, duruşmadan sonra yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Duruşma salonuna öteden beri hep başı açık girilir. Duruşma salonları bir numaralı kamusal alandır. Camiye nasıl başı açık girilmiyorsa, bir numaralı kamusal alan olan mahkemeye de ona uygun olarak başı açık girilir.” Özkaya: Mahkemeler kamusal alandır Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya, Yargıtay 4. Ceza Dairesi Başkanı Fadıl İnan’ın uygulamasını savunarak “Mahkeme salonu kamusal alanın başında gelir” dedi. Özkaya, yaptığı açıklamada, mahkeme başkanının duruşmanın düzenini sağlamak görevi bulunduğunu söyleyerek, “Mahkemelerdeki duruşma salonu kamusal alandır. Savunma hakkı evet kutsaldır. Ancak, savunma hakkı yasalara uygun bir şekilde yapılmalıdır” şeklinde konuştu. Kamusal alanın tarifi bile yok Kamusal alan tartışmalarını değerlendiren Prof. Dr. Sulhi Dönmezer, “Şimdi bizde kamusal alanın bir tarifi yok. Yani burada apayrı bir durum var. Kamusal alan uygulamaları var. Ancak bu alanları tarif eden, sınırlarını belirleyen bir hukuki tarif yok. Bence, ‘Üzerinde kamusal tasarrufların yapılabildiği alanlara kamusal alan denir’ ancak bu benim tarifim. Bu tarifi de şimdi bir kitabıma koymam, koyamam. Üzerinde düşünmem, çalışmam gerekir. Şimdi hepimizin, herkesin üzerinde çalışması gereken konu budur” dedi. Konunun Cumhurbaşkanı tarafından verilen 29 Ekim resepsiyonu dolayısıyla gündeme geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Sulhi Dönmezer şunları söyledi: “Sayın Cumhurbaşkanı Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu dolayısıyla böyle bir kavram ortaya attı. Cumhurbaşkanı, ‘Kamusal alanda devletin laiklik çerçevesi içinde kimsenin dinini izhar hakkı yoktur’ dedi. Bu durumun açıklığa kavuşturulduğu alanlar vardır. Yani başörtüsüyle ilgili olarak kanuni tanımlamalarının yapıldığı alanlar var. Anayasa laiklik ilkesi ve buna müstaniden çıkarılar kanun, hüküm ve tüzüklerle üniversite ve okullar bazında çözülmüştür. Bu konuda zaman zaman uygulamanın anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla davalar açılmış olsa bile bu uygulamanın kanuni altyapısı vardır.” Çelik: Bu mantıkla hastaneye bile giremeyecekler Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik tartışmaya yeni bir boyut getirerek, “Bu mantıkla türbanlı hastayı da hastaneye almamanız gerekecek” yorumunu getirdi. Çelik, “Türkiye’de kamusal alan nedir, kamusal alan nerelerdir bununla ilgili net tanımlar yapılmalıdır. Dolayısıyla vatandaşlarımızın mağduriyetine yolaçacak girişimlerden de kaçınılması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu. Yazıcı: Traji-komik Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın hukukçu kurmaylarından AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı ise, başörtülü sanığın mahkeme salonu dışına çıkarılmasının hiçbir hukuki ve mantığı dayanağının bulunmadığını kaydederek, olayı ‘traji-komik’ olarak nitelendirdi. Kezban Hatemi: Hakimin yetkisi yok Avukat Kezban Hatemi de, hiçbir yasada ‘Türbanlı kişi duruşma salonuna giremez’ diye bir hüküm olmadığını söyleyerek, “Hâkimlerin böyle bir yetkisi yok. Mahkeme adabını bozmadığı sürece kimse duruşma salonundan çıkarılamaz. Hâkim sanığın ifadesini almak zorunda. Sanığın savunma hakkı kutsaldır ve engellenemez” dedi. Güner: Tartışması bile yapılamaz Uygulamayı değerlendiren Ankara Barosu Başkanı Semih Güner ise, “Savunma hakkı kutsaldır, bunun tartışılması bile yapılamaz” dedi. Mahkemelerde savunma hakkının sonuna kadar kullanılması gerektiğini ve hiçbir hal ve şartta kısıtlanmaması gerektiğini belirten Güner, “Ancak laik hukuk devletinde mahkeme salonunda simgesel bir uygulamayı kabul etmek de mümkün değildir” şeklinde konuştu. Şirin: Böyle bir kanun var mı? LDP İstanbul Milletvekili Emin Şirin, Adalet Bakanı Cemil Çiçek’e, türbanlı kadınların duruşmaya katılamayacaklarına dair kanun ya da talimat olup olmadığını sordu. Kuzu: Hakime disiplin soruşturması açılsın TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, uygulamanın tamamen yanlış olduğunu belirterek, hakim hakkında disiplin soruşturması başlatılması gerektiğini söyledi. Kuzu, 4. Ceza Dairesi Başkanı Fadıl İnan’ın bu tavrını “saçma sapan bir şey” olarak değerlendirdi. Hukukta kamusal alan diye bir tanım olmadığını vurgulayan Kuzu, “Oradaki hakimin, savcının cumhurbaşkanının ‘burası kamusal alan’ demesiyle orası kamusal alan olmaz. Bu işi genişletirseniz yarın parklar da, caddeler de kamusal alan denilerek buraya başörtülülelerin gelmesinin yasaklanması ya da gelenlerin başlarını açmalarının istenmesi gibi bir noktaya kadar bu iş gider” dedi. Erikel: AİHM’ne gideceğiz Hukuki Araştırmalar Derneği Başkanı Avukat Yakup Erikel, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılacağına ilişkin Anayasanın 9’uncu maddesini hatırlatarak, “Savunması alınmadan kimse mahkum edilemez” dedi. Erikel konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine götüreceklerini de kaydetti. Elkatmış: Sezer ülkeyi geriyor TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Mehmet Elkatmış da başörtülü sanığın duruşmaya alınmaması olayına sert tepki gösterdi. Elkatmış, “Ne yapacaklar, bundan sonra insanlar hastanelere de mi gidemeyecekler. Bir kamu bankası müdürü benimle konuşurken, ‘bundan sonra başında başörtüsü olanları da bankaya almayacağız, paralarını da almayacağız’ diye espri yaptı. Bu olaylar nereye gidiyor. Olayları çözme durumunda olan Cumhurbaşkanı ülkeyi geriyor, insanları dışlıyor” dedi.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 107068
    % 0.19
  • 3.5224
    % -0.11
  • 4.1167
    % -0.24
  • 4.5319
    % -0.02
  • 145.659
    % 0.4
 
 
 
 
 
KAPAT