BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Devlet geçim kapısı mı?

Devlet geçim kapısı mı?

Maaş artışı, ek kaynak, IMF paketi filan diye yazıp çizerken bir şeyin farkına vardım. Devletin yaptığı bütçe, doğrudan veya dolaylı olarak, haddinden fazla sayıda kişinin maaşının veya gelirinin temin edildiği bir kaynak aynı zamanda.



Maaş artışı, ek kaynak, IMF paketi filan diye yazıp çizerken bir şeyin farkına vardım. Devletin yaptığı bütçe, doğrudan veya dolaylı olarak, haddinden fazla sayıda kişinin maaşının veya gelirinin temin edildiği bir kaynak aynı zamanda. Aksi halde, asgari ücretin veya emekli maaşlarının artması bütçe dengelerini bu kadar değiştirmemeli değil mi? Devlet o kadar çok sayıda memur ve işçi istihdam ediyor ki, ücretler ile ilgili herhangi bir artış, doğrudan giderleri arttırıyor. Peki emekli maaşlarına ne demeli? Hiç kimse, “yahu emekli maaşı, sosyal güvenlik sisteminin karşıladığı bir gider olmalı, bütçede ne işi var” diye düşünmüyor nedense. SSK ve Bağ-Kur emekli maaşlarının ödeneceği yer, primlerin biriktiği sosyal güvenlik havuzu olmalı değil mi? Ama ne gezer. SSK ve Bağ-Kur adlı güzide kuruluşlarımız, artık çalışanlardan topladıkları primlerin tamamıyla dahi emeklilerinin maaşını ödeyemeyecek duruma düştükleri için devlet kendi bütçesinden bu kurumlara para aktarıyor. Yani fiilen batmış sisteme ayaktaymış süsü veriliyor. Bunun adı da “sosyal güvenlik” oluyor. Ahmet Sağırlı bir yazısında “primlerle oluşan bir havuzdan verilen emekli maaşı, havuzun geliri ile paralel artması gerektiğini, Devletin emekli maaşlarına “zam” yapmasını kavram olarak anlamadığını” beyan etmişti. Havuzun açığını devlet kapatınca, vereceği para miktarındaki artış kadar zam da yapabilir demek ki . Maaş mı yatırım mı? Dikkat ediyorsanız, bütçenin gelir tarafında her kaleme müdahale edilebiliyor. Vergiler veya fiyatlar arttırılabiliyor. Gider tarafında ise yatırımlar kısılabiliyor vs. Ama personel harcamalarına zinhar dokunulamıyor. Oysa personel harcamaları bütçenin çok önemli bir kısmını teşkil ediyor. Yatırımların payı ise giderek küçülüyor. Reel faizlerdeki düşüşe paralel olarak, bütçenin faiz yükünün azalacağını bekleyerek umutlanıyoruz. Ancak, ister doğrudan personel harcamaları, isterse emekli maaşlarına katkı şeklinde olsun, ücret nitelikli harcamaların bütçe üzerindeki yükünün de azaltılması çok önemli. Yoksa, vergilerin önemli kısmı maaşa gitmeye devam ederler.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT