BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Cahilliğin kara lekesi

Cahilliğin kara lekesi

Ayşe teyzede nefes darlığı vardı. Gitmediği hekim kalmamıştı. Bir türlü iyileşemiyordu. Öksürürken içi güm güm ötüyordu.



Ayşe teyzede nefes darlığı vardı. Gitmediği hekim kalmamıştı. Bir türlü iyileşemiyordu. Öksürürken içi güm güm ötüyordu. Şimdi de, Semra doktoru duymuştu. Kasabalarına yeni gelmişti. Herkesin derdine deva oluyordu. Bir çok hastayı iyileştirdiğine dair söylentiler dilden dile dolaşıyordu. İşte bunun için Ayşe teyze hastaneye gelmişti. Semra doktora da görünecek, onun da ilaçlarını deneyecekti. Kendisi ayçiçeği sopası gibi incecik kalmıştı. Tıpkı limon sarısı, ufak gündöndü başı gibi yuvarlak yüzü, gün geçtikçe de bir sarı lale benzeri olarak solup sararıyordu. Yaşı kırkı değil de sanki elliyi gösteriyordu. Sırası gelmişti... Demek onu da biri deneyecekti. Bakalım onun yazdığı ilaçlar derdine derman olacak mıydı? Ümit kapısıydı. Ve kapıyı çalıp içeri daldı. Karşısında önce zayıf fidan boylu, yeşil gözlü, kumral saçlı doktor hanımı gördü. Masa başında da, yazı yazan dolgunca, tombul yanaklı, gözlüklü hemşiresi vardı. - Buyrun, dedi oturun! Yanlış bir davranış Muayene etmesi için de soyunmasını rica etti. Ayşe teyze kar beyaz çarşaflı sedire bir yaprak gibi çöküverdi. Doktor hanımın soran gözlerine "Neyin var?" sorusuna, derdini anlatacağı yerde, manasız sözlerle: - Seni de bir göreyim, seni de bir deneyeyim!.. Semra hanım birden bire değişiverdi. Yeşil gözlerine sanki dalgalar oluştu. - Neden beni sınayacaksınız ki? dedi. Derdin ne ise ona göre ilaç yazar tedavisini yaparız. Ayşe teyze yanlış yaptığını anladı. Çekimser ve kekeleyen bir sesle: - Şey, şey ben, çok doktora gittim de, hiç birinden fayda görmedim!.. Doktor hanım durulmuş, sakinleşmiş bir nehir edasıyla kalktı. Hazır bekleyen hastasını muayene etti. Sonunda, "şimdi gidip bir akciğer filmi çektireceksin" dedi. "Yarın onu getirdiğinde, sana ona göre reçete yazacağım!.." Doktorun kararlılığı Ayşe teyze ertesi gün tekrar gelmişti. Sırası gelince, elindeki röntgen filmiyle içeriye girdi. Doktor Semra hanım filmi eline alarak, ışıkta evirip çevirip izledi. Ardından ne gibi ilaçlar kullandığını sordu. Ayşe teyze bunun üzerine yanında getirdiği naylon torbasından ilaçların hepsini masanın üzerine döktü. Doktor hanım ilaç kutularını açarak tek tek çıkarıp baktı. Ne yazık ki, kutularda ilaçlar olduğu gibi duruyordu. Hiç biri sonuna kadar içilmemişti. Sebebini sorunca: - Onların bana yararı olmayacağını düşündüm. Zehirlenmekten korktuğum için sonuna kadar kullanmaktan vazgeçtim dedi hiç sıkılmadan. Doktor Semra gayet sakin bir tavırla reçeteyi yazarak ona uzattı tebessümle... - Benim yazdığım bu ilaçları alıp, hepsini de bitirinceye kadar içeceksin diye defalarca tembih etti. Latif KARAGÖZ/ ÇORLU
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT