BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 23 Nisan

23 Nisan

Türkiye’de ilk anayasa/kanunu esasi ilanı 1876 tarihini taşır. Böylece icra/hükümet ve teşrii/yasama faaliyeti birbirinden ayrılır. 1876 gelişmesi birden bire ortaya çıkmamıştır. 1808 Senedi İttifakı ile hükümdarın yetkilerine ilk sınırlamalar geldi.



Türkiye’de ilk anayasa/kanunu esasi ilanı 1876 tarihini taşır. Böylece icra/hükümet ve teşrii/yasama faaliyeti birbirinden ayrılır. 1876 gelişmesi birden bire ortaya çıkmamıştır. 1808 Senedi İttifakı ile hükümdarın yetkilerine ilk sınırlamalar geldi. 1839 Gülhane Hattı Hümayunu ise bir asır kadar sonraki cumhuriyetin habercisi gibidir. Bunu 1856 Islahatı takip eder. Derken 20 sene sonra padişahın nutku ile meclis açılır, yeminler edilir, meclisli hayata geçilir. Bu netice ilk demokrasi denememizdir. Bir taçlı demokrasidir. Meclisi Mebusan seçimle gelecek, hükümet, meclisten çıkacak, fakat hükümdarlık hanedan yoluyla devam edecektir. İlk tecrübe ömürsüz olur. Padişah, kanunu esasi baki kalmak kaydıyla meclisi süresiz tatile sokulur. Meclisi Mebusan’ın tekrar açılması 1908 ikinci meşrutiyeti ile olur. Senedi İttifakla II. Meşrutiyet arasında tam 1 asır geçmiştir. Bütün bu rüzgârın koptuğu ilk nokta 1789 Fransız ihtilalidir. Fransız İhtilaline fikri kaynaklık eden reformların rönesansların ilk tetikleyici ise İstanbul’un Türkler tarafından fethi. II. Meşrutiyeti ilan eden İttihat Terakkici delikanlılar, toydur. Tecrübe namına hiçbir bilgiye malik değillerdir. Dünya görüşleri hayal ve slogan üzerine kuruludur. Hemen paraların arkasına yazılır “adalet, uhuvvet, müsavat”. ‘Adalet, eşitlik kardeşlik”. Aynen Fransa’dan kopya. Toy adamlar, önlerinde en büyük engel olarak Padişahı görürler. 31 Mart 1909’da bir düzmece isyan tertiplenir, devlet reisi Abdülhamid, yüz karası bir tebliğ şekliyle devrilir. 3 Yıl sonra Balkan Harbi felaketi, 5 yıl sonra I. Harbi Umumi felaketi gelir. Dikkatten kaçmaması gereken husus şudur. 1876 Aynı zamanda bir felaket tarihidir. Sadrazam Midhat Paşanın inadıyla devlet harbe girer, Ruslar, Yeşilköy önlerine kadar gelir. Bu Harp neticesinde Berlin Konferansı toplanır. Osmanlı Avrupası elden çıkar. Kayıplar zinciri devam eder, Balkan Harbinde Balkanlar, I. Cihan Harbinde de İmparatorluk gider. Sonrası malum, İstiklal Harbi. Kurtuluş Savaşı. Milli Mücadele. Bu mücadelenin pek bilinmeyen bir adı daha var, “Milli Mücahade”, Milli Cihad. Kurtuluş Savaşı bu kadar mukaddestir. 1876’da başlayan düşüş, 1922 Sakarya Meydan Muharebesi ile durdurulur. Bunları kavramadan demokrasi tarihimizi ve TBMM’nin ne anlama geldiğini, 23 Nisan 1920’yi anlamak mümkün değil. Felaketlerin peş peşe gelip din, devlet, hürriyetin tehlikede kalması üzerine millet namına onun vekilleri Mustafa Kemal Paşanın teşkilatçılığıyla TBMM çatısı altında toplanmıştır. Bütün bunlar ne demek? Cevabı kısa, dünyanın en pahalı elde edilen demokrasisi Türk demokrasisidir. Milyonlarca kayıp toprak, milyonlarca şehid. Kaldı ki TBMM’nin açılması ve 3 yıl sonra cumhuriyetin ilanıyla demokrasiye geçilmiş olmaz. Terakki Perver Cumhuriyet Fırkası vs gibi bir iki muhalefet partisi denemesinden hemen vazgeçilir. Hayat tek partili hayattır. Seçim şeklidir. Rejim geçiş sürecindedir, bu bakımdan demokrasi raftan indirilmez. Türkiye’nin demokratik hayatla tanışması 1945-46’dır. 5 Yıl sonra CHP ağır kayba uğrar. Demokrat Parti iktidara gelir. Ancak kast edilen mânâda yine demokrasi yoktur. 1960’dan itibaren her 10 yılda bir darbe olur. Askeri müdahaleler sivil hükümetleri iş başından uzaklaştırır. Ne güne kadar? Bu haftaya kadar. Ne demek o? Rejimi kuran partinin genel başkanı Deniz Baykal bu haftaki bir beyanatında “askeri darbeler dönemi ebediyyen bitmiştir” dedi. Bu tesbit doğrudur. Bu sözün söylenmesinde genelkurmay başkanımız Hilmi Özkök’ün geçen haftaki konuşmasının büyük payı vardır. Özkök’ün o konuşmasına tesir eden faktörlerin en ağırlıklısı ise şu gerçektir. Türkiye’de dindar/muhafazakâr unsur demokratik hayatı benimsemiş, içine sindirmiş ve bir hayat tarzı olarak kabullenmiştir. Dolayısıyla iki esaslı unsur, dindar/muhafazakâr kitle ve askeri kitle demokratik çizgidedir. AK Parti Kopenhag ölçülerini hayatımıza taşıyor, Türkiye’yi Avrupa Birliğine götürüyor, asker destek veriyor. Bunlar tarihi gelişmeler. 1808- 2008 iki yüzyıl. Türk demokrasisi 200 yılda olgunlaşabildi. Demokratik bütün müesseselerin yerli yerine oturması ve tam olgunluksa 2020 ve 2023’te olur. Demokratik hayatımız, iki tam ve bir çeyrek asırda hedefine varmış olacak. Devlet hayatı böyle. İnsan hayatı, yıllarla, devlet hayatı yüz yıllarla ifade ediliyor. 20071’de bu topraklardaki bininci yılımız kutlanacak.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86771
    % -0.03
  • 6.0043
    % -0.6
  • 6.7092
    % -0.48
  • 7.6486
    % -0.38
  • 246.92
    % -0.74
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT