BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Büyük Orta Doğu akvaryumu

Büyük Orta Doğu akvaryumu

Yoğun ısrarlar karşısında, her zamanki gibi pes ettik. Eve tam teçhizatlı bir akvaryum kurduk. Birbiriyle iyi geçinen uyumlu balıklar aldık. İlk günlerde her şey normaldi, daha sonra akvaryum sakinleri arasında düşük yoğunluklu bir çatışma yaşandı. Uzmanlara sorduk, işler yolunda endişe etmeyin dediler, ama yanıldılar.



Yoğun ısrarlar karşısında, her zamanki gibi pes ettik. Eve tam teçhizatlı bir akvaryum kurduk. Birbiriyle iyi geçinen uyumlu balıklar aldık. İlk günlerde her şey normaldi, daha sonra akvaryum sakinleri arasında düşük yoğunluklu bir çatışma yaşandı. Uzmanlara sorduk, işler yolunda endişe etmeyin dediler, ama yanıldılar. Bir sabah kalktığımızda baktık ki, astronot denilen balık on beş gün birlikte yaşadığı, aynı ortamı paylaştığı diğer balıkların hepsini pırasa doğrar gibi doğramış, sadece iki tane çöpçü balığına dokunmamış. Darbe, bizler uyurken gerçekleşmiş. Astronot, kendi çapında bir “Coupd’etat” yapmış. “Güçlü haklıdır!” diye bilinen tek maddelik “Orman Kanunu” hükmünü icra etmiş, yargısız infaz gerçekleşmiş. Hüküm, her zaman olduğu gibi infazdan sonra yazılmış. Balıkları satın alanlara, “Bir daha böyle vahşi ve emperyalist balıkları eve getirmeyin! Satın aldığınız balıklar demokrat olsun” diye tembih ettim. “Balığın demokratı olmaz, büyük balık küçük balığı yer!” tarzında bir cevap verdiler. Yutkundum, çaresiz kabul ettim. Üç kişiden oluşan ev ahalisine bir teklif götürdüm ve dedim ki; “Akvaryuma, ‘Büyük Orta Doğu Akvaryumu’ diyelim, altına da ‘Made in USA’ yazalım.” Ahali, çok sert tepki gösterdi, “Akvaryuma politika karıştırma, bıktık artık senin şu fantezilerinden” diyerek bendenizi payladı. Vazgeçtim. Ne var ki, kafamda bir uğultu başladı, tıpkı at sineğine benzeyen, kovulması son derece güç bir dizi düşüncenin istilasına uğradım. Bizim darbeci astronot sayesinde, Orta Doğu coğrafyasının emperyalizmin laboratuvarı ya da akvaryumu gibi kullanıldığını bir kere daha düşünmeye başladım. Tam bu sırada İngiliz İşçi Partisi Lideri Tony Blair’in dışişleri eski danışmanı Robert Cooper’in bir makalesini hatırlayınca, dünyanın büyük bir bölümünü akvaryum gibi görmeye başladım. Robert Cooper, İngiltere Başbakanı’nın dış politika eski danışmanı. 2002 yılında yazdığı bir makale, emperyalizme ve akvaryuma meşruiyet oluşturabilecek argümanlarla dolu. Özetlemek gerekirse Cooper, şöyle diyor: “Çağdaş dünyada, yeni bir emperyalizm gerekli. İnsan hakları ve çokulusluluk değerleri ile uyumlu olan bu emperyalizm, gönüllülük temelinde yeni bir düzen ve organizasyon da getirmeyi amaçlıyor.” “Böylesine bir gönüllü emperyalizm, zaten global ekonomide IMF ve Dünya Bankası gibi kuruluşlar aracılığıyla mevcut.” “Post modern emperyalizmin ikinci bir türüne, ‘komşuluk emperyalizmi’ denilebilir. Komşularınızdaki istikrarsızlık, hiçbir devletin kayıtsız kalamayacağı bir gerçektir.”(*) Şimdi yukarıda “emperyalizm” sözcüğünün geçtiği her yere “akvaryum” yazarak bir kere daha okuyabilirsiniz. Hoşunuza gitti mi? ..... Astronot mu? Onun yanına birkaç tane piranha aldık, gül gibi geçinip gidiyorlar... Ve bir fıkra Adam, hayvanat bahçesine gitmiş. Gezerken bir kaplanın, kafesinde bir kuzu ile birlikte oynadığını görmüş. Görevliyi yakalayıp sormuş: - Kaplanla kuzu nasıl oluyor da aynı kafeste duruyor? - Bu, “Barış içinde birlikte yaşama” anlayışının güzel bir örneği. Şimdi bütün dünya bu anlayışı benimsiyor. - Vay canına, demiş adam, dünya amma da değişmiş. Görevli açıklamasına devam etmiş: - Yalnız biraz pahalı oluyor. Her gün yeni bir kuzu koymak zorunda kalıyoruz... ..... (*) Robert Cooper, The New Liberal Imperialism, The Observer, Sunday April 7, 2002
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 85984
    % -0.1
  • 6.0517
    % -0.37
  • 6.7747
    % -0.48
  • 7.6734
    % -0.63
  • 250.438
    % -0.33
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT