BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tek başına ordu Kürşad

Tek başına ordu Kürşad

İhtilal başarısızlıkla neticelenir ama bu gayret yankı bulur. Türkler titreyip kendilerine gelmeye başlarlar. “Kürşad 40 kişiyle saray bastı, biz neden 40 bin kişiyle devlet kuramıyoruz” der, ayağa kalkarlar. Milyonlar onlara katılır, sarı benizlileri, Sarı Irmak’ın ötesine atarlar. Hakanlarını seçer, bayraklarını çeker, “kendileri gibi” yaşarlar...



Bugünlerde herkes bir Çin istilasından bahsediyor, tedbirler çareler düşünüyorlar. Sahi bu ıvır zıvır malları alsanız ne olur almasanız ne? Azıcık ekonominiz zora girer o kadar. Halbuki 14 asır evvel Çinliler Türk’ün işporta tezgâhlarına değil, yurduna, bayrağına, hürriyetine göz koyarlar. O zaman da dünyanın en kalabalık milletidirler ve 50 milyonu çok aşarlar. “Yani?” diyeceksiniz, yani en az on katımız kadardırlar. İşin acı yanı Göktürk hakanları o sarı benizlilerde ne bulurlarsa bulurlar, yuvalarını hep Çinli prenseslerle kurarlar. Culuk (Çulluk) Kağan da aynı hatayı yapar, sarayına bir “sarı yılan” sokar. İçing Hatun adlı fitnebaz, izler, dipler, Kağanın milleti nasıl derleyip toparladığını farkeder. Eğer ona bir şey olursa Türkler ipi kopmuş tesbih gibi dağılır, kolay kolay bellerini doğrultamazlar. “Sarı cadı” inceden inceye hazırlık yapar, Pekin’le teması sıcak tutar. Ne zaman ki genel merkezden “harekete geç” emri gelir, kocasını iki damla zehirle öbür tarafa yollar. Kara Kağan kara günler Culuk Kağanın yerine kardeşi Kara Kağan geçer ve töre gereği yengesi ile evlenip aynı yastığa baş koyar. Ancak İçing Hatun bu acemi oğlanı parmağında oynatır. Perde arkasından dizginleri eline alır ve Türk yurdunu işgale hazırlar. Çinliler büyük bir ordu ile gelir, hem Kara Kağanı hem de 100 bin askeri zincire bağlar, peşlerine takarlar. Sarı benizliler Sirba Kağan adlı ısmarlama birini atar, Türk yurdunu Pekin’den yönetmeye başlarlar. Taklitçiler ve şakşakçılar her devirde çıkar, özentiler çadır şapka takmaya, çubukla pilav yemeye başlarlar. Kim bilir belki de iktisadi hayat daha canlanır, üçbeş kuruş fazla kazanmaya başlarlar. Gelgelelim aslı nesli temiz olanlar kahrolurlar. Öyle ya cevahirden de olsa “Kurt” kafeste duramaz. Fidan boylu gençler bir araya geldiler mi mırıl mırıl mırıldanır, “hürriyetten” konuşurlar İşte Culuk Kağanın çelik bilekli, mangal yürekli yeğeni Kürşad 40 arkadaşını yanına toplar ve bir “ihtilal komitesi” kurar. Çinlileri hiç ummadıkları yerde (Pekin’de) vurma kararı alırlar. Kürşad bütün beylere haber yollayıp “başarılı olsam da olmasam da hakanlıkta gözüm yok. Ben zincirleri kırayım, devleti siz kurun” çağrısı yapar. Plana göre 40 yiğit İmparatoru ele geçirip ortalığı karıştıracak. O hengamede Türkler ayağa kalkacaklardır. Çin’in başında 13 yıldır iktidarda oturan tecrübeli bir imparator Li şi-min (Ho şi min’in dedesi mi acaba) vardır. Adam Türklerin neler yapabileceklerini iyi bilir, tedbir üzerine tedbir almaya bakar. Her yerde caşıtları (casusları) vardır ve ondan habersiz kuş bile uçmaz. Ölürler, ama meşale yanar Kürşad’ın planına göre, geceleri tebdil-i kıyafet şehri dolanan İmparatoru ele geçirmek zor olmayacaktır. Ancak bakın şu işe ki o gece şiddetli bir fırtına çıkar. Rüzgâr nasıl eser, yağmur nasıl yağar, İmparator burnunu bile çıkaramaz. Plan yatar ancak bir gün daha beklemek gibi bir şansları kalmaz. Zaten içeri zor sızmışlardır, sabah olunca mutlaka göze batarlar. Ani bir kararla sarayı basmaya karar verir, vuruşmaya başlarlar. Gerek Kürşad gerekse de arkadaşları çok iyi muhariptirler, ama muhafızlar kırıldıkça artar. Bir an gelir ki sarayı ele geçirmenin imkânı olmadığını anlarlar... Anlarlar ama artık öyle ellerini kollarını sallayarak çekilemez, postu kolay kolay sıyıramazlar. Kürşad ani bir kararla İmparatorun has ahırını basar ve 40 cins at alıp sahraya çıkarlar. Ancak bütün Çin ordusu peşlerine düşer, önde Vey Irmağı, arkada bölük bölük düşmanlar... Kürşad ve arkadaşları ansızın geri döner ve ölesiye vuruşurlar. Kavga gün ağarana kadar sürer ve güneş 40 Türkün cesedi üzerine doğar. Evet ihtilal başarısızlıkla neticelenir ama bu gayret yankı bulur. Türkler titreyip kendilerine gelmeye başlarlar. “Kürşad 40 kişiyle saray bastı, biz neden 40 bin kişiyle devlet kuramıyoruz” der, ayağa kalkarlar. Milyonlar onlara katılır, “sarı benizliler”i Sarı Irmak’ın ötesine atarlar. Hakanlarını seçer, bayraklarını çeker, “kendileri gibi” yaşarlar. Doğrusu Çinliler de bir avuç cengaverin cesaretini takdir eder, Türkü esir etmenin “kolay iş” olmadığını anlarlar...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT