BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Zengine ‘fazla’ ceza

Zengine ‘fazla’ ceza

TCK’nın baştan aşağı değiştirileceğini ve artık sanığın ekonomik durumuna göre para cezası kesileceğini kaydeden Adalet Komisyonu Başkanı Toptan, “Aynı suçu işleyen zenginle fakir ayrılacak” dedi.



İSTANBUL- TGRT Haber Dairesi Başkanı Mehmet Soysal’ın hazırlayıp sunduğu Baş Başa programına katılan TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti Zonguldak Milletvekili Köksal Toptan, gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Mahkemelerin takdir yetkisinin genişletildiğini ve olayın işleniş biçimine göre hakimlerin karar verebileceğini kaydeden Toptan, şunları söyledi: “Bir hırsızlık olayında bahsi geçen meta çok küçük ise, hiç ceza verilmeyebilecek. Yine yeni bir yaklaşımla bir suça verilecek para cezası zengin bir vatandaşla işsiz bir vatandaşa aynı olmayacak. Hakimler sanığın ekonomik imkanına göre cezanın miktarını belirleyebilecek. Kısaca her yönüyle modern, çağdaş bir ceza kanunu yazıldı. Bunu alt komisyonda tartışmaya devam ediyoruz. Umuyorum ki, yasa bu yıl Meclis’ten geçer. Ama uygulama tarihi bir yıl sonraya bırakılacak.” Yeni cezalar Toptan, TCK’da yapılacak değişiklikleri de şöyle açıkladı: “Türk Ceza Kanunu’nun tamamı değişecek. Mesela, ‘bilinç taksir’ diye yeni bir kavram getirildi. Örneğin, trafik kazalarında tedbirsizlik ve dikkatsizlikten ölüme sebebiyet verme sebebiyle hapis cezası verilir. Çoğunlukla da para cezasına çevrilirdi. Şimdi bilinçli teksir kavramıyla hız sınırını aşmamanız gerektiğini bile bile aşar ve kaza yaparsanız öldürmeye kastınız olmasa dahi bilinçli işlediğiniz için cezanız ciddi bir şekilde artıyor. Bu alkollü araç kullananlar için de geçerli.” Yeni Ceza Kanunu’nda önemli kavramlar geliştirildiğini, çevre suçlarının ceza kapsamına alındığını kaydeden Toptan, töre cinayetlerinde çocukları cinayete azmettirenlerin çok ağır cezalar alacağını söyledi. Toptan, “Gecekondu yapan, göz yuman, elektrik su götüren herkes suç dahiline alınıyor. Çocukların ve ailenin korunmasıyla ilgili yeni yaklaşımlar var. Örneğin, çocuğun eğitiminde aksama varsa, mahkeme çocuğu aileden alabilecek. Kötü muamele varsa, cezalandıracak” dedi. Yapay bir gündem Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in YÖK Yasası’nı Genelkurmay’ın YÖK’te üye bulundurma çelişkisi sebebiyle veto edebileceğini belirten Toptan, “TBMM’de tekrar düzeltir, gönderir ve kanun düzeltilmiş olur. Ama Cumhurbaşkanı, başka gerekçeler de öne sürebilir. O Cumhurbaşkanının takdiridir. Anayasa’nın kendisine vermiş olduğu yetkileri kullanacaktır. TBMM de yine Anayasa ile kendisine verilmiş olan yetkileri kullanır” diye konuştu. Anayasal kurumların yetkilerini kullanmasından kimsenin rahatsız olmaması gerektiğine dikkat çeken Toptan, “Her kurumun yetkilerini kullanması doğaldır. İşimize geldiği gibi Cumhurbaşkanına yetki biçemeyiz. İşimize geldiği gibi TBMM’nin yetkilerini sınırlandıramayız. Bizim bu kültürü içimize yerleştirmemiz lazım. Ben gerginlikleri yapay buluyorum. Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere, ülkeyi yönetenlerin de böyle düşündüğüne inanıyorum. Çünkü bunalımın bize faydası değil, zararı vardır” dedi. Hakim ve savcılara yapılan zamların toplam maliyetinin 36 trilyon lirayı bulduğunu kaydeden Toptan, Türkiye ekonomisinin daha fazla zam yapmaya izin vermediğini söyledi. Toptan, şöyle konuştu: “Son çıkan kanun hakim ve savcıları kızdırdı. Çünkü oldukça sembolik zamlar yapılabildi. Bu yasayla adliye çalışanlarına da fazla mesai yapabilme hakkı verildi. Burada asıl problem şuydu: Birinci sınıf hakimlerle, birinci sınıfa ayrılmamış hakimler arasında çok büyük bir ücret farkı vardı. Bu hakimlerimiz gittikleri yerlerde ev kiralamakta dahi zorluk çekiyorlardı. Maaşlarının yarısını kiraya veriyorlardı. Şimdi hükümet, bu farkı kapatma düşüncesiyle bu tasarıyı getirdi. Ama gerçekten ücretler hâlâ çok düşük. Yargı, Türkiye’de kurumlar sistemi içinde yine de bütün haşmetiyle ayakta kalmayı başarmıştır.” Af tamamen kaldırılmalı Genel afların yasal sistemi allak bullak ettiğini ve kamu vicdanını ciddi bir şekilde yaraladığını söyleyen Toptan şöyle dedi: “Mahkemelerin binbir sıkıntı içinde uğraşarak hüküm vermelerinin anlamı kalmamıştır. Bana sorarsanız Anayasa’da yapılması gereken en önemli değişiklik parlamentodan af yetkisini almaktır. Yoksa cezalar caydırıcı olmuyor, belli sürelerle toplumda af beklentisi doğuyor. Bu aflardan yararlananların da topluma yarar sağlayamadığını görüyoruz. Türkiye’yi ceza hukukundan batı standartlarına getirdikten sonra Anayasa hükmünü değiştirip af olgusunu tamamen kaldırmak lazım.”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT