BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Biricik dert ortağı...

Biricik dert ortağı...

Efendimiz otuzdokuz yaşlarında idi ki, gündüz olacak hadiseler bir gün öncesinden rüyada gösterilirdi kendisine. Melekler,



Efendimiz otuzdokuz yaşlarında idi ki, gündüz olacak hadiseler bir gün öncesinden rüyada gösterilirdi kendisine. Melekler, -"Yâ Muhammed!" diye seslenir, selam verirlerdi. O günlerde yalnız kalmak istiyor, yalnızlığı seviyordu. Yanına bir miktar yiyecek alıp Hira Mağarasına gider, o ıssız ve sessiz yerde ibadetle geçirirdi vaktini. Ancak bazı fitneci kadınlar, Hatice annemizin kalbine fitne sokmağa çalışıyorlardı. Bir gün koştular yine onun kapısına. - Bak Hatice, sen bütün servetini Ona bağışladın. O ise senden uzaklaşıyor. Seni sevmiyor galiba. Hazreti Hatice hiç aldırmadı bu sözlere. - Bunu da nerden çıkarıyorsunuz? - Canım anlamıyor musun? Sevse, niye uzaklaşsın senden? Yüz vermedi fitnecilere - Hayır, yanılıyorsunuz. Böyle bir şey aklımın köşesinden bile geçmez benim. Siz kendinize bakın. Ve devam etti: - Bilakis saadet nişanları, Peygamberlik işaretleri görüyorum ben onda. Çok yakında bütün cihan Onun davet nuruyla aydınlanacak, göreceksiniz. Fitneciler kös kös geri gittiler. Nitekim o senenin ramazan ayı ortalarında, Efendimiz Hira'dan eve dönüyordu bir gece. Safa ile Merve arasına gelmişti ki, birden bire gök cihetinden gelen tatlı bir sesle ürperdi: - Ya Muhammed! Sen Allahın Resulüsün! Ben de Cebrail'im! Başını kaldırdığında Cebrail aleyhisselamı gördü havada. İnsan şeklindeydi. Yoluna devam etti Yol boyunca taşlar ve ağaçlar, sağdan soldan selam veriyorlardı kendisine. - Esselamü aleyke yâ Resulallah! Bu fevkalade haller endişeye düşürdü Efendimizi. Bunlar ilâhi bir hadise miydi, yoksa cin işi mi? Bu korkuyla vardı eve. Hazreti Hatice ilk görüşte sezdi birşeyler olduğunu. - Yâ Muhammed! Yüzünde bir başka nur görüyorum bugün. Bir şey mi oldu? - Evet yâ Hatice, bugün birtakım sesler işitiyor, ışıklar görüyorum. Acaba cin midir bu görünenler? Hazreti Hatice teselli etti: - Korkma! Allah, senin hakkında hayırdan başka bir şey dilemez. Cin, semtine bile uğrayamaz senin. Benim ümidim şöyledir ki, sen bu ümmetin Peygamberi olacaksın. Ve şöyle devam etti: - Çünkü sen, iyi ahlâk sahibi, doğru sözlü ve eminsin. Sabret, Allah seni mahcub etmeyecektir. Bu sözler rahatlattı Efendimizi. Nitekim o günlerde ikinci bir dert ortağı, ondan başka destek veren bir kimse yoktu kendisine.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT