BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > AB'nin mazareti kalmadı

AB'nin mazareti kalmadı

İngiltere'deki Avrupa Reform Merkezi'nin raporunu açıklayan Direktör Yardımcısı Heather Grabbe, AB'nin Türkiye ile katılım müzakerelerine başlamaması için kabul edilebilir bir sebep kalmadığını söyledi. Grabbe, "Türkler, demokrasi imtihanını başarıyla geçti" dedi.



Merkezi İngiltere'de bulunan Avrupa Reform Merkezi, Türkiye'ye aralık ayında müzakere tarihi verilip verilmemesi konusunda kararsız kalan Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yol gösteren bir rapor yayınladı. Raporda, "Türkiye, demokrasi imtihanını geçti, hukuku üstün kıldı ve Doğu-Batı arasında köprü olabileceğini ispatladı" yorumlarına yer verilirken, katılım müzakerelerine başlanılmaması için kabul edilebilir bir sebebin kalmadığı savunuldu. İşte gerekçeler Avrupa Reform Merkezi Direktör Yardımcısı Heather Grabbe başkanlığında hazırlanan raporda, AB'nin Türkiye'ye neden tarih vermesi gerektiği gerekçeleri şöyle sıralandı: *Demokrasiyi garanti eden kurumların istikrarı, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına saygı sağlandı, azınlıklar korundu. *Tam üyelik adaylığının verildiği 1999 tarihinden itibaren iş başına gelen hükümetler, Kopenhag kriterlerini yerine getirmek için büyük çaba harcadı. Hayli tartışmalı tedbir paketleri birer birer Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçirildi. *Katılım süreci, 15 sene gibi bir süreçte Merkezi ve Doğu Avrupa ülkelerinin komünizm sonrası kargaşa döneminden AB üyeliğine geçişlerine yardımcı oldu ve bu ülkelerde müthiş farklılıklar meydana getirdi. Türkiye için de aynı etkiyi yapabilir. Somut adım bekleniyor Raporda, Türk halkının ve siyasetçilerinin, ülkelerinin AB üyeliği için tüm kriterleri yerine getirmesinin uzun yıllar alacağının farkında olduğu belirtilerek, "Ancak üyeliğin zaman içinde gerçekleşeceğine dair bir güvenceye ihtiyaç duyuyorlar. Bu teminat verilmediği takdirde, Türkiye'de reformdan yana ve hassas bir denge üzerinde bulunan görüş birliği hızla bozulabilir. Bundan kaçınmak için, AB'nin Ankara ile ekonomik ve siyasi entegrasyonunu derinleştirmesi gerekiyor" denildi. Neler kazanacaklar? *Türkiye, halihazırda 72 milyon olan nüfusu ile AB'nin yaşlanan ve küçülen iş gücü için bir karşı denge oluşturacak. *Türkiye'ye tarih verilmesi halinde, Avrupa işleyen bir pazar ekonomisine kavuşacak. *Toprakları Avrupa ve Asya arasında bulunan Türkiye sayesinde İslam dünyasıyla bir köprü kurulacak. Böylelikle AB’nin dış politika hedeflerini gerçekleştirmesine yardımcı olacak çok yararlı bir ortak kazanılacak. *AB'nin Irak, İran, Suriye, Gürcistan ve Ermenistan ile sınırları olacak. Avrupalı bir Türkiye ile bu bölgedeki problemlerle başa çıkmak kolaylaşacak. *AB'ye yapılan uyuşturucu ve insan kaçakçılığında Türkiye ana yol üzerinde bulunuyor. Bunlarla mücadele etmek için Türkiye'deki kanun uygulayıcılarla iş birliği artacak. *Son genişlemenin etkisi ile tarım politikalarında AB bütçesini zorlayan reformlar yapılıyor. Türkiye, birliğe katıldığında tarım politikaları büyük bir ihtimalle değişmiş olacağından mali yük olmayacak.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT