BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tepkiyle düzenleme olmaz

Tepkiyle düzenleme olmaz

Kredi kartında bankaların çıkardığı pazarlama gürültüsünü hep birlikte izliyoruz. Sokakta, evde, arabada, her yerde...



Kredi kartında bankaların çıkardığı pazarlama gürültüsünü hep birlikte izliyoruz. Sokakta, evde, arabada, her yerde... Yurdum insanı da bu plastik kartları para zannettiği için olsa gerek, maaşı 100 birim ise 500 birim kart limitine sahip olmadan kendini rahat hissetmiyor. E tabii bu limitler alışverişe, harcamaya dönüştükçe, kartta durduğu gibi durmuyor. Taksitler, asgari ödeme tutarları ve kart faizleri girdabına elini kaptıran “kartları tam ama bilinçleri eksik” insanlar, borç yığını altında debelenmeye başlıyorlar. Devlet de, bilinçlenme konusunda ümitsiz ki, kart çılgınlığına son vermek için, yasal düzenleme ile sınırlamalar getirmek istiyor. Kart adedini, limit miktarını vs. kanunla sınırlayıp, bankaların vatandaşa çok kart vermesini engellemek istiyor. Türkiye’de 3 yıl önce kredi kartı faciası yaşanması ve 1 milyon kişinin kartzede olmasının da bu kararda etkili olduğu aşikar. Ancak kredi kartı pazarının yasa ile düzenlenmesinin, serbest piyasa mantığı ile bağdaştığını söylemek zor. Olumsuz bir duruma “tepki olarak” kanun çıkarılması, uzun vadede sistem için faydalı olmuyor. Kart=Kayıt Kredi kartları, alışverişin kayıt içine çekilmesi ve paranın finansal sistem içinde kalması bakımından faydalı. Keşke tüm bireysel harcamalar ve rutin ödemeler bankacılık sistemi üzerinden yapılsa. Gelişmiş ülkelerdeki gibi... Bu sayede bireylerin finansal arka planlarını oluşturmak da mümkün olabilir. Üstelik, kredi kartı ile yapılan tüm harcamalar, vergi açısından kolaylıkla denetlenebilir. O halde kullanımı kısıtlamamak lazım. Halkın bilinç eksikliği ile bankaların çılgın rekabetinin sonucu olan mevcut durum, kısıtlayarak değil, yönlendirerek düzeltilebilir. Bu noktada, bankaların kredi kartı risklerine ilişkin sermaye rasyolarının artırılması doğru tedbirlere bir örnek olabilir. Serbest piyasa ekonomisinde isek bırakalım sistem kendi dengesini bulsun. Harici müdahale sınırlayıcı değil, düzenleyici olsun. Bankalar, 2001’de batan kart alacaklarının zararlarını unutmamışlardır. Yeniden aynı zararlara muhatap olmak istemezler herhalde. Bilinçsiz rekabet hırsı ile kâr ve zararı birbirine karıştıran bankacılık zihniyetinin, 2001’de kaldığını ümid ediyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT