BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Putin’i beklerken

Putin’i beklerken

Rusya Devlet Başkanı Putin hafta içinde Ankara’da olacak. Ziyaretin önemi 32 yıl aradan sonra böyle bir olayın gerçekleşiyor olmasının yanı sıra, çeşitli işbirliği konularının da görüşülüp, imzalanacak olmasından.



Rusya Devlet Başkanı Putin hafta içinde Ankara’da olacak. Ziyaretin önemi 32 yıl aradan sonra böyle bir olayın gerçekleşiyor olmasının yanı sıra, çeşitli işbirliği konularının da görüşülüp, imzalanacak olmasından. Türkiye 32 yıl önceki darbeler, komünist tehditler, kıtlıklar ve kısıtlamalar ülkesi değil, çok mesafeler aldık. Rusya da o tarihlerin askerî, siyasî, teknolojik gücünde değil. Bırakın dünyaya komünizm ihraç etmeyi, Rusya kendisi komünizmi reddetmiş. Artık işbirliği yapmanın sayısız faydalarına inanmış, komşu ve dost ülkeler olarak görüyoruz birbirimizi. Bavul ticareti ve turizm yoluyla giderek artan ilişkilerimiz Rus halkının “Türkiye’yi ikinci vatan” sayacak kadar sevmesine varıp dayandı. Esrarengiz kişilik Başkan Putin uluslararası siyaset bilimcileri tarafından esrarengiz kişiliğe sahip birisi olarak yorumlanıyor. 1952 Leningrad (şimdiki adıyla Saint-Petersbourg) doğumlu olan Vladimir Putin, eski Sovyet rejiminde çeşitli kademeleri süratle geçerek KGB başkanlığı yapmış, 1999’da beklenmedik şekilde başbakanlığa getirilmiştir. Bunda eski başkan Yeltsin’in Putin’de bir cevher görmesi kadar, onda kişisel servetini sorgulamayacak ve Yeltsin ailesine dokunmayacak bir meziyet bulmasının rolü olduğu söylenir. Putin Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra hem iktisadî hem de psikolojik yönden çöken, karamsar Rus halkını kaostan çıkaracak, kararlı ve milliyetçi bir lider olarak tanınmaktadır. Nitekim Gorbaçev onu “ülkede reformlar yapıp ekonomiyi toparlayacak ve devleti büyüklüğüne yakışır çapta yeniden kuracak ılımlı bir reformcu” olarak tanımlamıştı. İki ucu kirli değnek! Devlet yönetimini üstlendiği ilk aylarda liberal olarak tanınmış danışmanlara görev vermişti. Ama sonradan kadrolarını eski tanışları olan KGB mensuplarıyla doldurdu. Şimdi vizyonunu onlarla paylaşıyor. İlk hedef olarak Yeltsin’i üzmeden, ama onun zamanında köşe başlarını tutup ülkeyi parmaklarında oynatacak güce erişmiş derebeyleriyle açık bir savaşa başladı. Bugün çoğu ülke dışında olan bu mafya oligarşisi ile başı derttedir. Hani başbakan Erdoğan bin heyecanla sarıldığı işlerde, Ankara bürokratlarının kör direnişinden yakınıp, “oligarşik bürokrasi”den söz etmişti ya, onun gibi bir şey! Putin bu çabası dolayısıyla hiçbir Rus liderinin erişemediği halk desteğini arkasına almış durumda. Medyayı kullanarak halka zekice mesajlar veriyor, Rus Parlamentosu (DUMA) desteğini elinde tutuyor ve ılımlı komünistleri bile safına çekiyor. Güç çemberini oluşturmuş görünüyor. Böyle olmakla beraber siyasî yorumcular Putin’in kendisini koltuğa oturtan güçlere rağmen var olamayacağını söylüyorlar. Yani Yeltsin ailesinin servetini sorgulamayacak, derebeylerinin keyfini kaçırmayacak. Halk ve parlamentoda destek verenler ise soygunculardan hesap sorulmasını ve çıkar oligarşisinin bir daha çıkmamak üzere mezara gömülmesini bekliyorlar. İki ucu kirli bir değnek var ortada. Ve Putin ülkesinde bu kirli değneği tutmak zorunda!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95953
    % -0.94
  • 5.8268
    % -0.21
  • 6.5545
    % -0.3
  • 7.5606
    % -0.04
  • 237.562
    % -0.54
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT