BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kuzey Osetya’daki terör ve katliamın ardından...

Kuzey Osetya’daki terör ve katliamın ardından...

Eylül ayının başında, Kuzey Osetya’da meydana gelen ve 395 kişinin ölümü ile sonuçlanan kanlı eylem Rusya’daki “Terör” olayını bir kere daha dünya gündemine getirmiş ve “Terör” olayı kadar “Çeçen” sorunu da dünya medyasının sayfalarına taşınmıştır.



Eylül ayının başında, Kuzey Osetya’da meydana gelen ve 395 kişinin ölümü ile sonuçlanan kanlı eylem Rusya’daki “Terör” olayını bir kere daha dünya gündemine getirmiş ve “Terör” olayı kadar “Çeçen” sorunu da dünya medyasının sayfalarına taşınmıştır. Rusların “Özerk” bölgesi olan Kuzey Osetya’nın Beslan şehrinde, 1 Eylül 2004 günü bir okulu işgal eden 19 kişilik bir ekip, Rus Birliklerinin Çeçenistan’dan çekilmesini ve haziran ayında İnguşetya’da Rusların eline geçen Çeçenlerin bırakılmasını talep edince, bu olaydaki “Çeçenistan Faktörü” ortaya çıkmıştır. Olayı BM Güvenlik Konseyi takbih ederken, ABD Başkanı Bush teröre karşı destek beyanında bulunmuş, fakat Rus vatandaşlarının çoğunluğu, bu olay üzerine, son on yıl zarfından Çeçenler tarafından en az yedi defa alınan rehineler ile ilgili yaşanan kanlı olayları dehşetle hatırlamışlardır. Gerçekten, Çeçenlerin “Ayrılıkçı Mücadele”de 1995’te iki defa hastanelere saldırıda bulunarak, Haziran 1995’te 100 kişinin ölümüne sebebiyet verdiğini, 2002’de Moskova’daki tiyatroya yapılan baskın sonucunda 129 rehinenin hayatını kaybettiğini ve nihayet bu yılın Ağustos ayında Moskova metrosunda intihar saldırısı ve iki uçağın düşmesi ile en az 100 kişinin hayatına mal oduğunu ve iki Çeçen intihar bombacısı kadının uçaklara karşı eylemde sorumlu görüldüğünü biliyoruz. Kuzey Osetya’daki okul işgalinde çocukları rehin alanların, milletlerarası teröristler ile bağlılığı bilinen Şamil Basayev’e bağlı olduklarını beyan etmesi Rusya Devlet Başkanı Putin’in Çeçenistan’daki ayrılıkçı hareket ile milletlerarası terörizm arasındaki ilişki iddiasını teyid etmekte, son rehin alma olayında yer alanlar içinde Çeçenistan ve Rusya’nın diğer özerk bölgesi İnguşetya mensuplarının bulunması bu görüşü kuvvetlendirmektedir. Mustafa Kemal’in liderliğinde çeşitli devletlere karşı verdiğimiz ve kazandığımız İstiklal Savaşında terörizme başvurmadığımız için, terörün bağımsızlık elde temek için bir “Silah” ve “Araç” olarak kullanılmasını öteden beri onaylamıyor, fakat Çeçenistan’da ve Çeçenlerde terörizmin kök salmasında, Rusya’nın, Çeçenlere karşı her türlü kaçırma işkence ve öldürme eylemleri için güvenlik güçlerine verdiği “Açık Kart”ın, önemli rol oynadığını düşünüyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT