BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sinekten yağ çıkarmak

Sinekten yağ çıkarmak

Sinekten yağ çıkarmak bir hayat tarzı mıdır, yoksa çaresizlik mi? İlk bakışta ikisi de var gibi görünüyor ama bu işi daha çok, “hayat tarzı” olarak benimseyenler becerebiliyor.



Sinekten yağ çıkarmak bir hayat tarzı mıdır, yoksa çaresizlik mi? İlk bakışta ikisi de var gibi görünüyor ama bu işi daha çok, “hayat tarzı” olarak benimseyenler becerebiliyor. Otomobilinin lastiği eskiyen ne yapar? Azıcık safsa gidip dört lastiği de değiştirir. Tasarruf ehli ise iki yeni lastik alır, aracı önden çekişli ise öne takar..Arkaları idare eder. Sinekten yağ çıkarma merakı varsa, hiç kullanılmamış stepneyi alır...Yine stepnesini hiç kullanmayanları dolaşır..Anlaştığı birinden tek lastik alır, kendisininkiyle birleştirip iki ön lastik yapar..Önden söktüklerinin birini stepne yapar, öbürünü yeni stepnesini aldığı adama verir. Mutlu da olur. Mutluluğu, bir ihtiyacı az bir masrafla karşıladığı için değildir. Sinekten yağ çıkardığı içindir. ... Sinekten yağ çıkaranlar cep telefonunu aramak için kullanmaz. Sadece aranmak için kullanır. Kendisi çok acil hallerde mesaj çeker. O işi de yine emanet bir bilgisayardan yapar. Yahut çaldırır, aranmayı bekler. .... Sinekten yağ çıkaranlar üç dört evini kiraya verir, bir bodrum katta idare eder. (Üç evi olup kapıcı dairesinde oturan tanıdım) ... Sepip savuralım, Yenicami’de dilenip Sultanahmet’te dağıtalım demiyorum. Tasarruf güzel şey..Parayı yerli yerine harcamak..Alınan eşyayı son kullanma tarihine kadar değerlendirmek..Bir cep telefonunu işe yaramaz hale gelinceye kadar kullanmak..Ufak bir tamirle tekrar kullanıma sokulabilecek bir şeyi atmamak..Hepsi güzel şeyler..Ama sinekten yağ çıkarmak..Bu işin itici bir tarafı var..Bu tip insanlarda ikinci nesil har vurup harman savuruyor, birincilerin çektiği sıkıntılar yanlarına kâr kalıyor..Eğer bu kârsa.. ... Tandığım birinin ev sahibinin (ki, zengin denilecek kadar malı mülkü vardı) kendi evinde şofben kullanmadığını, suyu piknik tüpte ısıtarak yıkandığını anlatırlardı. Yine 18 dairesi olan bir adam, İETT otobüslerine indirimli binmek hatır günül bir kart çıkarmanın peşine düşmüştü. Herhalde bu kadarı hastalık sayılıyordur. İki yakayı biraraya getirememek, ayağı yorgana göre uzatmamak..Bu da bir zaaf..Ama sinekten yağ çıkarmanın alternatifi değil. Derler ki, insanların bu tür alışkanlıklarını yetişme tarzları, büyüdükleri ortam, geçmişteki sıkıntıları vs belirler. Yani hiç hayatta zorluk çekmeyen, yediği önünde yemediği ardında olanlarla..Hep ucu ucuna yaşayan, çok çile çekenlerin, zor kazananların davranışlarının ister istemez farklı olacağı kastediliyor. Ama yağ çıkarma hastalığına yakalananların geçmişiyle yaptıkları pek örtüşmüyor. ... Ben yağ çıkaranları da ikiye ayırıyorum. Aynı alışkanlıklarını başkalarının malını tasarruf ederken gösterenleri mazur görüyorum. Evdeki telefon kullanma alışkanlığı neyse işte de onu devam ettiriyorsa..Kendisine birşey alırken gösterdiği titizliği işinde de gösteriyorsa bana pek antipatik gelmiyor. Farklılık gösterenlerden rahatsız oluyorum. İç işimiz Faiz, döviz, borsa bizim iç işimiz. Ama bazen bu üçgen iç-dış dinlemiyor. “Hıııımmm” der gibi biri çıkıyor, öbürü iniyor. Bunlara da aldırmamak elimizde. Düşerse düşsün, çıkarsa çıksın diyebiliriz. ... Ya da madem birileri bizim iç işimize burnunu sokuyor, misilleme kabilinden biz de onların iç işlerine el atabiliriz. Avrupa borsalarını düşürürüz.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT