BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkiye'nin üçte biri troidli

Türkiye'nin üçte biri troidli

20 milyon insanı etkileyen ve özellikle 20- 40 yaşları arasında genç bayanlarda görülen troid, erken teşhis edildiğinde yüzde 90 oranında başarıyla tedavi ediliyor



İSTANBUL - Türkiye'de 20 milyon troid hastasının bulunduğunu açıklayan Ufuk Üniversitesi Endokronoloji ve Metabolizma Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gürbüz Erdoğan, her 3 kişiden birinin troidle ilgili sorun yaşadığına dikkat çekti. Özellikle çocuklarda iyot eksikliğinin troid hastalıklarına yol açtığını anlatan Prof. Dr. Gürbüz Erdoğan, bunun ilerleyen yaşlarda fiziki ve zihni geriliğe yol açtığını belirtti. Avrupa ülkelerinin guatra yol açan iyot eksikliğine karşı 1928'li yıllarda mücadeleye başladığını kaydeden Prof. Dr. Erdoğan, "Türkiye'de bu çalışmalar Sağlık Bakanlığı nezdinde 1998 yılında başladı. İyotlu tuz ile zorunlu önleme projesi kapsamında troid hastalığı sonucu oluşan guatrda önemli ilerlemeler kaydediliyor" dedi. Kanser şüphesi var İstanbul Hilton Oteli'nde 18 Eylül'de başlayan ve yarına kadar sürecek 30. Avrupa Troid Kongresi'nin aynı zamanda Yerel Komite Başkanı olan Prof. Dr. Erdoğan, yumru şeklinde kendini hissettiren guatrın insanların 4-7 yaşlarınada görüldüğünü bunların da ancak yüzde 4-5'inin kanser olabildiğine dikkat çekti. "Bu kanserlerin de yüzde 90'ı iyi huylu ve tedavisi mümkün" diyen Prof. Dr. Erdoğan, "1.5 santimetreden büyük olan yumrular olduğunda kanserden şüphelenilmelidir. Daha küçük olanlar ise ailede kanser hikayesi varsa dikkatle takip edilmelidir" şeklinde konuştu. Diğer organları etkiler Guatrın en fazla gözde değişikliğe yol açtığını belirten Prof. Dr. Erdoğan, "Troid bezinin az ya da gerekenden fazla çalışması gözün arkasındaki dokuda şişme ve kalınlaşma yapıp, gözleri öne doğru itiyor. Çoğunlukla gençlerde görülüyor, tedavisi güç ancak erken tedavi ile normale döndürülmesi mümkün" dedi. Cilt, kalp, ruhi davranışlar, adale kas sistemi, bağırsak sistemi, sindirim sistemininde troid bezinin az ya da çok çalışmasına bağlı olarak etkilendiğini kaydeden Prof. Dr. Erdoğan, guatrın tedavisinin mümkün olduğunu ve bunun için sıkı bir takibin gerektiğine dikkat çekti. Troid nedir? Troid bezi boynun ön kısmına yerleşik, sağ ve sol kanattan oluşan "isthmus" adı verilen ince bir köprü ile bu kanatların birbirine bağlandığı, kelebek şeklinde bir organdır. Görevi; troid hormonlarını üretip, vücudun ısı ve metabolizma dengesini sağlamaktır. Guatr, tiroid bezinin her türlü büyümesine verilen genel isimdir. Değişik guatr tipleri vardır ve bunlar bezin şekline göre genel büyüme, yumru büyüme ve ikisi birlikte şeklinde tanımlanır. Tiroid bezinin hormon salgılanmasındaki değişiklikler de hastalık sebebi olabilir. Bezin salgıladığı hormon miktarına göre kabaca 3 durum söz konusu olur. Bunlar şöyledir; Hipertroidi: Çok hormon üretip, kana çok hormon salınması. Hipotroidi: Az hormon üretip, kana az hormon salgılanması. Ötroidi: Üretilip, salınan hormon miktarının normal oluşu. Hipertroidinin belirtileri Çarpıntı, ritim bozukluğu, iştahın iyi olmasına rağmen belirgin kilo kaybı, sıcak ortama tahammülsüzlük, sinirlilik, uykusuzluk, halsizlik, yorgunluk, terleme ve bazen tüm vücutta titreme, saçların ince yumuşak olması, huzursuzluk, heyecan, telaş, kadınlarda adet bozukluğu bu hastalığın belirtileridir. Hipotroidin belirtileri ise şöyledir: Sarımsı, soluk, ödemli bir görünüm, halsizlik, yorgunluk, iştahsızlığa rağmen kilo artışı, sıcak ortamları sevme, deride kuruluk, kalınlaşma, uykuya meyil, depresyon, konsantrasyon bozukluğu, unutkanlık, terlemenin azalması, saç dökülmesi, kalın-kuru saç, kaşların dış kısmında dökülme, yüzde göz çevresinde şişlik, dizden aşağı bölgede deride basmakla çukur bırakmayan şişlik, kabızlık, kadınlarda adet bozuklukları, erkeklerde cinsel güç azalması. Basit guatrın şikayetleri Eğer büyüklüğünden dolayı nefes veya yemek borusuna baskı yapmıyorsa, hiçbir yakınmaya sebep olmaz. Büyüklük varsa bireyin görüntüsünü bozabilir. Nasıl tedavi edilir? İlaç tedavisi: Troid hormon yapımını baskılayan ve bunların salgılanıp kana verilmesini engelleyen ilaçlarla tedavi yapılabilir. Tedavi, uzun süreli olmalı,1.5-2 yıla kadar 3doktor kontrolünde uzatılmalıdır. Buna rağmen nüks ihtimali vardır. Cerrahi tedavi: Hipertiroid hasta, ilaç tedavisiyle normale dönemezse tiroid bezinin bir bölümü cerrahi olarak çıkarılır. Ameliyat sırasında kalsiyum metabolizmasıyla ilgili paratroid bezlerinin alınması, ses kısıklığı yapar. Radyoaktif iyot tedavisi: 20 yaşından itibaren tüm hastalara güvenle verilebilir. Radyoaktif madde, ilgili merkezlerde su içinde veya bir kapsüle konarak hastaya içirilir. Tedaviden hemen sonra nadiren boyun bölgesinde ağrı, şikayetlerde alevlenme olabilir. Kişiye herhangi bir zararı yoktur.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98455
    % 1.69
  • 5.3279
    % -0.7
  • 6.0542
    % -0.85
  • 6.8869
    % -0.64
  • 220.305
    % -0.61
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT