BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Kaybeden AB olur’

‘Kaybeden AB olur’

Genel Yayın Müdürümüz Fuat Bol ve yazarımız İsmail Kapan’ın sorularını cevaplayan Gazetemiz Başyazarı tarihçi Yılmaz Öztuna, AB’ye kabul edilmememiz halinde Türkiye için ikinci alternatifin NAFTA olabileceğini kaydetti.



ANKARA- Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Türkiye ziyaretini değerlendiren Türkiye Gazetesi Başyazarı tarihçi Yılmaz Öztuna, bazılarının gündemde tutmak istediği Rusya-Çin-Hindistan ve Türkiye ittifakının, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğinden sonra ikinci alternatifi olamayacağını söyledi. Gazetemiz Genel Yayın Müdürü Fuat Bol ve gazetemiz yazarlarından İsmail Kapan’ın ortaklaşa hazırladığı “Çerçeve’den Yansımalar” adlı televizyon programının dünkü konuğu Türkiye Gazetesi Başyazarı Yılmaz Öztuna idi. TGRT Haber kanalında yayınlanan programın konusu ise, “Türkiye-AB, ABD ilişkileri ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Türkiye ziyareti ile açılan yeni dönemin” değerlendirilmesi oldu. İdealler çatışması Fuat Bol ve İsmail Kapan’ın sorularını cevaplayan Yılmaz Öztuna, Türkiye ile Rusya’nın geçmişten gelen ilişkilerini tarihçi gözüyle değerlendirdi. Öztuna, “Cihan devleti olma politikasıyla paralel olarak girişilen fetih hareketleri sonucu Karadeniz, Osmanlı’nın bir gölü ve iç denizi haline geldi. Diğer taraftan ise Rusya, kuzeyden güneye inip Karadeniz’i alarak sıcak denizlere ulaşmayı devlet politikası haline getirdi. Sıcak denizlere ulaşma hedefi Rusların vazgeçilmez devlet politikası haline gelerek adeta bu ülkenin Megalo İdeası oldu. İşte iki büyük devletin karşı karşıya gelmesi bu iki idealin çakışmasıyla başladı” dedi. Dış politikada denge şart Türkiye ile Rusya’nın 21. Yüzyıldaki ilişkilerini bu tarihi perspektiften değerlendiren Öztuna, “Şu anda olduğu gibi, geleceğimizin dış politikaya bağlı olduğu anlarımız çok nadirdir” diyerek Putin’in ziyaretinin çok önemli olduğunu ancak, Türkiye-AB ilişkileri ve Türkiye-ABD ilişkilerinin de dengeli yürütülmesinin önemini vurguladı. “Müzakere tarihine 10 gün kala yapılan bu ziyaret çok anlamlıdır” diyen Öztuna, Avrupa Birliği üyeliğinin gerçekleşmemesi halinde Rusya ile ittifakın alternatif olabileceğini ancak, öncelikli bir alternatif olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizdi. “Hem Rusya ile ilişkilerinizi yürüteceksiniz, hem ABD ile ilişkileriniz devam edecek, hem AB’ye gireceksiniz hem de Türk Cumhuriyetlerine açılım yaparak Türklüğü ön plana çıkararak federasyona kadar gidebilecek bir birlik kuracaksınız. Ayrıca, İslam ülkeleriyle de iyi geçineceksiniz” diyen Öztuna, Türkiye’nin dış politikasını belirlerken ince hesaplar yapılması gerektiğini söyledi. İsmail Kapan’ın “AB ile müzakerelere 10 gün kala yapılan Putin ziyareti ne anlam taşıyor” şeklindeki sorusunu cevaplayan Yılmaz Öztuna, “Rusya, Putin’in ziyaretiyle ‘Ben de varım. Yani alternatif olarak beni kabul edin’ demek istiyor. Ancak biz buna ancak ‘şartlı evet’ diyebiliriz. Bu ziyaretin diğer bir yönü de, sanki 17 Aralık’ta bir terslik olacakmış gibi...İnşaallah yanılırım “ dedi. Putin’in ziyaretin sürdüğü bir zamanda Avrupa Parlamentosu Başkanının Türkiye’ye ziyaretini de ayrıca anlamlı ve dikkat çekici olduğunu belirten Öztuna, Türkiye’nin konsensusla müzakere tarihi alacağının ve muhalefetin olmayacağının bu ziyaretle dile getirilmesinin de ayrıca önem taşıdığını kaydetti. AB herşey değil Türkiye’nin AB’ye üyeliğinin öncelikle Avrupa’nın lehine olduğunu söyleyen Öztuna, “Üyelik olmazsa, kim kaybeder” sorusuna, “Avrupa daha çok kaybeder. Biz AB’nin ekonomik menfaatlerinin Orta Asya ile temininde önemli bir köprüyüz ve AB’nin savunmasında önemli bir müttefik olabiliriz” dedi. 17 Aralık’ta Türkiye’nin önüne kabul edilemez şartlar getirilmesi halinde Türkiye’nin “Biz yokuz” diyebileceğini açıklayan Yılmaz Öztuna, yazarımız İsmail Kapan’ın “Reformlardan vazgeçilir mi?” sorusuna da şu şekilde cevap verdi: “Hayır... Reformlardan vazgeçilemez. Atatürk’ün muassır medeniyetler seviyesine çıkma ülküsünden geri dönülemez. AB olmazsa, hükümetin de dediği gibi Ankara Kriterleri olarak yolumuza devam ederiz.” AB olmazsa NAFTA olabilir Böyle bir durumda ABD ile müttefikliğin daha da önem taşıyacağını vurgulayan Yılmaz Öztuna, ABD ile ilişkileri bozulmuş ama AB’ye üye olan Türkiye yerine, AB’ye girmemiş ama ABD ile iyi ilişkileri olan müttefik bir Türkiye’nin daha iyi olabileceğini kaydetti. Öztuna, “AB’den reddedilen ama dünya ülkesi ABD ile münasebetleri iyi olan Türkiye’nin NAFTA’ya (Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması) üyeliği gündeme gelebilir” dedi. İkinci alternatif konusunda da Türkiye’deki gruplar arasında farklı düşüncelerin olduğunu kaydeden Yılmaz Öztuna, özellikle hem sağ hem de soldan grupları içinde barındıran muhafazakar kesimin ikinci alternatif olarak Türkiye-Rusya-Çin ve Hindistan ittifakının gerçekleşmesini arzuladıkların söyledi. Kurulacak böyle bir ittifakla ABD’ye karşı Suriye ve İran’ın savunulmasının dahi gündeme geldiğini belirten Öztuna, böyle bir alternatifin Türkiye’nin yararına olamayacağını kaydetti. ‘Ekümenik’ tartışmaları Dış politikanın yanı sıra Türkiye’nin dış politikayla bağlantılı olan iç meseleleri de programda ele alındı. Son günlerde gündeme gelen “ekümenik” konusu ile ilgili sorular da Yılmaz Öztuna’ya yöneltildi. Derin tarihi perspektiften konuya bakan Yılmaz Öztuna, “Ekümenik, zararlı değildir” dedi. Bazılarının ifade ettiği gibi Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesiyle patrikhanenin ekümenik sıfatının bitmediğini kaydeden Öztuna, bilakis Fatih Sultan Mehmet’in patrikhaneyi canlandırarak, paye verdiği ve Papa ile eş duruma getirdiğini söyledi. Patrikliğin İstanbul’da kalması için Fatih Sultan Mehmet’in özel gayret gösterdiğini ifade eden Öztuna, aynı çabanın şimdi de gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi. “Ekümenik, patriğin sıfatlarından biridir. Fatih Sultan Mehmet’in kabul ettiği, Atatürk’ün kabul ettiği, hatta bütün dünyanın kabul ettiği bir sıfatı reddedemezsiniz. Bu politikanın sonu yoktur” dedi. Patriğe baskı yapılması halinde İstanbul’dan ayrılıp İtalya’ya veya başka bir ülkeye gidebileceğini ve orada kimliğini elde ederek okul açabileceğini belirten Öztuna, bunun Türkiye açısından daha zararlı olduğunu söyleyerek, “Fatih Sultan Mehmet, patriğin yurt dışına gitmesini kabul etti mi?” uyarısında bulundu.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT