BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sözleşmeli tarım ihracatı patlattı

Sözleşmeli tarım ihracatı patlattı

Şirketlerin istedikleri ürünü elde etmek gayesiyle çiftçilerle anlaşarak üretim yaptığı uygulama yayılıyor. Türkiye genelinde 100 binin üzerinde çiftçi bu şekilde planlı ve verimli tarım yapıyor.



İSTANBUL - AB ile yapılacak müzakerede en çok baş ağrıtacak konulardan birisi olan tarım, ihracata dönük şirketler ve çiftçilerle yapılan ortak çalışmalarla gelecek vadediyor. Çiftçiler arasında yapılan planlı ve bilimsel üretimi esas alan sözleşmeli çiftçiliğin yaygınlaştırılması tarımda bir çok problemin çözümü olarak hedefleniyor. Şirketler, yurtdışındaki müşterilerin ağız tadını yakalama başarısı ve ihracatlarındaki patlamanın altında bu sistemin yattığını belirtiyorlar. Ülkemizde klasik yöntemle yapılan tarımda planlama yapılmaması ve bilimsellikten uzak kalınmasıyla verimsizliğin hadsafhaya ulaştığı, ekilecek ürünlerin ihtiyaca göre belirlenmemesi sebebiyle de ürünlerin elde kaldığı belirtiliyor. Sözleşmeli tarımı başarıyla uygulayan şirketlerin temsilcileri, bu dağınıklığa çözüm olarak sözleşmeli tarımın yaygınlaştırılması ve bunun devlet tarafından desteklenmesi gerektiğini gösteriyor. Çiftçi mağdur olmuyor Tukaş Genel Müdürü Ahmet Uysal yıllardır kendilerinin bu sistemi başarıyla uyguladıklarını ifade ederek şunları anlattı; “Sözleşmeli tarım planlı ve verimli tarımsal üretimi sağlayan bir sistem olarak değerlendirilmektedir. Bu sistemle üreticilere fiyat garantisinin bulunduğu hazır bir pazar sunarken, şirketlere de üretim sürecinde gerek duydukları hammaddeyi kalitesi, fiyatı ve alım-satım şartları belirlenmiş bir şekilde temin edebilme imkanı sağlamaktadır. Bu durum, şirketlere ürün maliyetlerinde verimlilik artışı sağlayacağından, rekabet gücü kazandırmaktadır. Sözleşmeli tarımı uygulayan şirketler, işleyebileceği kadar ürünü ektirmektedir. Bu sebeple, üreticinin aynı üründen fazla ekim yaparak, ürünün tarlada kalmasına ya da pazarda fiyatının düşmesine engel olunmaktadır.Tarımsal sözleşme ile belirlenen sabit ürün fiyatı sayesinde maliyetler ve pazardaki satış şartları daha net ve reel bir şekilde belirlenebilmektedir. Sözleşmeli tarım, üreticiler için dengeli ve sürekli gelir kaynağıdır.” Tukaş’ın Ege ve Marmara bölgelerinde 10.000’i aşkın sözleşmeli üreticisi bulunduğunu vurulayan Uysal, “Ege ve Marmara bölgelerindeki sözleşmeli üreticilerin gelir kaynağı olmuş ve bölge ekonomisine katkı sağlamıştır. Başarıyla uygulanan bu sistem sebebiyle hammadde verimliliğini arttırmıştır. Yaptığımız ihracatta bu sistemden güç alıyoruz ve müşterilerimizin istediği kaliteyi ve değişken ağız tadı isteğini rahatlıkla ürettirebilmekteyiz” dedi. Model olabilir Tarım amaçlı uygulamaların, AB’ye geçiş sürecinde üzerinde dikkatle durulan bir konu olduğunu vurgulayan Uysal “AB’nin ilk ortak politikası olan Ortak Tarım Politikası’na uyum süreci, Türkiye için büyük önem taşımaktadır. AB’nin tarım konusundaki hassasiyeti de açıkça olarak görülmektedir. Tarım Bakanlığımız’ın hazırlamış olduğu 2006-2010 yıllarını kapsayan “Tarım Stratejisi”, tarımda “sürdürülebilirlik ilkesi”nin uygulanmasını, tarlada planlı üretimin yapılabilmesi, gıda güvenliğinin sağlanmasındaki ilk adım olan hasat edilen ürünün kalitesinin sağlanması ve tarımsal pazarlama altyapısının iyileştirilmesini hedeflemektedir. Tarımda planlı üretim esasına dayanan sözleşmeli tarım sistemi, bu yönüyle Avrupa Birliği’nin de tarım için baz aldığı bir modeldir.Sözleşmeli tarım, tarımsal faaliyetlerin verimliliğini artırmaktadır. Tarımsal üretimde verimlilik düzeyinin, ülkemizde bazı ürünlerde ve bölgelerde olması gereken seviyenin altında olduğu gözlenmektedir. Bununla birlikte hâlâ kırsal alanda plansız üretimin yapılıyor olması ve yanlış tarım tekniklerinin uygulanmakta oluşu, tarım sektörünün gelişimini de sekteye uğratmaktadır. Bu sebeple AB’ye uyum sürecinde tarım sektörüne yönelik uygulamaları ve baz alınacak ilkeleri içeren “Tarım Stratejisi”, hem sektörün gelişimi hem de tarıma dayalı ürünlerin ihracatının artması açısından önemlidir. Bu stratejilerin uygulanması ve sözleşmeli tarımın yaygınlaşması, sektörün geleceğini olumlu yönde etkileyecektir” şeklinde konuştu. Sözleşmeli tarım nedir? Sözleşmeli tarım, şirketler ve üreticiler arasında ürünün ekimi, dikimi ya da yetiştirilmesinden önce yapılan ve alıcının ilgili tarım alanından elde edilecek ürünü belirli bir fiyat üzerinden satın almayı garanti ettiğini belirten yazılı bir sözleşmedir. Şirketlerin elde edilecek ürünü belirli şartlarda almayı garanti ettiği, üreticilerin de söz konusu miktarlarda ve kalitedeki ürünü yetiştirmeye dayanan anlaşmayı kapsayan üretim ve pazarlama modelidir. Tarımda tam güvenlik Penguen Gıda’nın kurulduğu aşamadan beri bunu uyguladığını vurgulayan Yönetim Kurulu üyesi ve İç Pazar sorumlusu Haluk Kayaaslan, “Sözleşmeli tarım tam bir güvenlik ifade ediyor. Satın aldığınız ürünün nüfus kağıdını görüyorsunuz. Hangi topraktan, hangi şartlarda hangi vitaminleri aldığını görme şansınız oluyor. Bu da sebzede geriye entegrasyonu gösteriyor. Tüketici için büyük bir güven. Gönül rahatlığıyla alabiliyor. Üretim aşamasına kadar öğrenebiliyor” şeklinde konuştu. Sistemin Türk çiftçisi için de çok avantajlı olduğunu belirten Kayaaslan şunları söyledi; “Neyi ne kadar üreteceğini ne kadar kazanacağını biliyor ve teknik olarak da bilinçli üretim yapıyor üretim desteği alıyor. Ziraat mühendisinden hibrit tohuma kadar desteği alıyor. Sonuçta çiftçi de kendini güvende hissediyor. İki taraf için de avantaj. Çiftçi de zirai bilgiden ve daha iyi tarımdan bilgi sahibi oluyor. iki taraf karşılıklı birbirini eğitiyor. Avrupa tükecisi ne yediğini bilmek istiyor. 6000 civarında sözleşmeli çiftcimiz var.” Avrupa tükecisinin ne yediğini bilmek istediğini işaret eden Kayaaslan bu sistem sayesinde onların isteklerini karşıladıklarını ve ihracatta başarıyı yakaladıklarını söyledi. Devlet destek olmalı Tat Tedarik Zinciri Grup Direktörü Ercan Bayramlı yıllık yaklaşık 80.000 dekar’lık alanda 10.000 çiftçi ile sözleşmeli tarım uyguladıklarını belirterek, “Sözleşmeli tarım yapılan üründe bir fiyat garantisi oluşmaktadır. Dolayısıyla üretici kendisini fiyat dalgalanmalarından korumakta, belli bir geliri garanti etmektedir.Sözleşmeli tarım yapan işletmeler, işleyebileceği kadar ürünü ektirmekte bu sebeple üreticinin bilinçsizce aşırı ekim yapıp, ürünün tarlada kalmasına veya fiyatının aşırı düşmesine engel olmaktadır. Bu şekilde hammadde’nin yeterli miktarlarda ve iyi kalitede tedariki mümkün olabildiğince garanti altına alınmaktadır. Böylelikle ihracat için yapmış olduğumuz sözleşmeleri yerine getirme imkanımız hasıl olmaktadır.”dedi. Ciddi çalışan ve sözleşmeli tarım uygulayan iyi şirketlerin yurdumuz sathında çoğalmasının teşvik edilmesi gerektiğini vurgulayan Bayramlı, “Bu konu devlet tarafından da desteklenmelidir. Uzun uğraşlarımızdan sonra Hazine Müsteşarlığı organizasyonunda Sözleşmeli tarım uygulayan çiftçilerin desteklenmesi ile ilgili bir çalışma başlatılmıştır. Bu çalışmanın giderek artan bir tempoda ve eksikliklerinin de giderilerek önümüzdeki yıllarda daha da geliştirilmesi gerekir. AB ile müzakerede en önemli konu olan tarımdaki bir çok probleme bu sistem çözüm olabilir” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT