BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bütün krizleri aştık

Bütün krizleri aştık

Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin istikrarı yakalamış, geleceğini planlama noktasına gelmiş, sağlam bir ekonomik zemine sahip olduğunu belirterek, “Şimdi bu zemin üzerine çağdaş, ileri, verimli, üretken bir ekonomi bina edeceğiz” dedi



ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin artık kriz psikolojisinden zihniyet olarak da tamamen çıkarak yeni hedeflere, yeni ufuklara doğru yönelmesi, geriye bakma alışkanlıklarını terk etmesi gerektiğini söyledi. Başbakan Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile özel sektör temsilcileri tarafından koordine edilen, yeni Başbakanlık binasında yapılan ‘Türkiye Bölgesel ve Sektörel Ekonomi Şurası’nın açılışında konuştu. 2005 yılının bütün sektörler için bereketli geçmesini temenni eden Erdoğan, son 2 yıl içinde Türkiye’nin ekonomik olarak nereden nereye geldiğine bakarak, önümüzdeki dönemin Türkiye için ‘daha aydınlık, daha mutlu günler’ vaat ettiğinin rahatlıkla söylenebileceğini ifade etti. Türkiye’nin artık yeni hedeflere ve yeni ufuklara doğru yönelmesi gerektiğini belirten Erdoğan, geriye bakma alışkanlıklarının da artık terk edilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’yi ileriye taşıyacak, gelişmiş dünyaya dahil edecek olan anlayışın “bardağın dolu yarısını görme” özgüvenine sahip, gelecek heyecanıyla dolu idealistler olduğunu vurgulayan Erdoğan, her gün açıklanan yeni göstergelerle, “bardağın boş kısmı”nın giderek küçüldüğünü de hep birlikte müşahede ettiklerini söyledi. Reel sektör ekonominin temeli Bu ülkenin en temel dinamiğinin, ekonominin bel kemiği saydıkları üretim faaliyetlerini yürüten sektörler olduğuna da dikkat çeken Erdoğan, şunları söyledi: “Şuna inanıyorum ki, bizler siyasetçi olarak, sizler ülke ekonomisinin çarklarını döndüren üreticiler, yatırımcılar, sanayiciler olarak ve sokaktaki vatandaşlarımız da, bu ülkenin birer vatandaşı olarak, her şeyden önce zihniyet alışkanlıklarımızı değiştirmeliyiz. Türkiye, ekonomik olarak bugün kriz şartlarını epeyce gerilerde bırakmış, istikrarı yakalamış ve geleceğini planlama noktasına gelmiş bir ülkedir. Önümüzde bir AB üyeliği hedefi var. Bundan önceki dönemlerde olduğu gibi bir gün yine birbirimizle uğraşmaya, enerjimizi kısır çatışma noktalarında harcamaya, ülke menfaatlerini kendi menfaatlerimize feda etmeye başlarsak, biliriz ki bir daha yeni bir şans yakalama imkanımız olmayabilir.” “Değer üretene değer vereceğiz” Bu ülke için değer üretenlere, kendilerinin de toplum olarak değer vereceğini belirten Başbakan Erdoğan, “Bütün problemlerinizi dinlemek, önümüzü kesen engelleri ortadan kaldırmak ve yeni perspektifler oluşturmak konusunda sizlerle yardımlaşma içinde olmaktan kaçınmayacağımızı bilirsiniz” diye konuştu. Vatan toprağının her bir karışına aynı sevdayla bağlanmak, ülkenin her köşesinde aynı seviyede kalkınma sağlamak zorunda olduklarını söyleyen Erdoğan, sözlerini “İnanıyorum ki bu hedefleri yakalayacak, AB yolunda ilerleyen bir Türkiye’ye yakışan bir atılım enerjisi yakalayacağız. Unutmayınız bu konuda en büyük güvencemiz sizlersiniz” diye tamamladı. Sektör temsilcileri problemlerini anlattı Ekonomik Sorunları Değerlendirme Kurulu da Başbakan’a her sektör için alınması gereken tedbirleri anlattı. Kurul temsilcileri, “Sektörün Sorunlar ve Çözüm Önerileri” raporunu sundular ve birer birer söz alarak Başbakan’a anlattılar. Teşviklerden yakınan sektör temsilcilerinin ortak sıkıntılarından birisi de enerji fiyatlarıydı. Elektrik Kanunu çıkartılarak fiyat üzerindeki gereksiz yüklerin (%2 TRT payı gibi) kaldırılmasını isteyen sektörler, ilave bürokrasiye neden olacak Turizm Meslek Birlikleri kurulmasına karşı çıktılar. İşte bazı sektör temsilcilerinin problem ve istekleri: Ahmet Bayraktar (Otomotiv sektörü): Yeni model üretiminine yönelik olmak üzere, 250 milyon dolar karşılığı Türk Lirası yatırım için uygulanan yüzde 200 yatırım indirimi istisnası yüzde 40’a indirilmiştir. Bu projelere farklı yatırım indirimi sağlanmalı. Yatırım indirimi oranları, yatırım miktarına göre artırılmalıdır. Abdülkadir Konukoğlu (Tekstil sektörü): Tekstilde Çin’in neden olduğu ithalat artışı, 2005 ve sonrası kotaların kalkmasıyla daha da artacak. Bunun sektöre zararı en aza indirilmeli. Bunun için Kota Tebliği bir an önce uygulamaya konmalı, Menşe Beyan Sistemi ivedilikle uygulamaya konulmalı. Bürokrasiyi artıran İhracatçı birlikleri kurulmamalı. Sinan Babila (Turizm): Turizmciler ihracatçı sayılmalı, ihracat teşviklerinden yararlandırılmalı. Liman ücretleri ve harçları, Akdeniz çanağındaki emsallerinden çok yüksektir. İndirim yapılmalıdır. Sabiha Gökçen Havaalanı kullanıma açılmalı. Ersin Özince (Bankacılık): Banka sisteminde işini kaybeden çok sayıda kalifiye eleman bulunmaktadır. Eski hükümlü çalıştırma yükümlülüğüne bankalar için istisna getirilmeli. Kredi kartları için düzenleme yapılmalı. Kayıtdışını önlemek için döviz işlemlerinden alınan kambiyo gider vergisi kaldırılmalı, BSMV düşürülmeli. Hatta mümkünse kaldırılmalı. Hakkı Hınıslıoğlu (Hayvancılık): Her gün 1.1 milyon çocuğa süt içme imkanı veren Okul Sütü projesi süreklilik kazanmalı. Damızlığa yönelik canlı hayvan ithalatı sağlanmalı. Hayvancılığı gelitirmek için organize bölgeler kurulmalı. Rahmi Aktepe (Bilişim): E-devlet uygulaması geliştirilmeli. Bu konuda dünya ortalaması yüzde 30, en yüksek oran yüzde 70’tir. Bizdeki oran yüzde 9. Bu uygulama teşvik edilmeli, e-devlet uyulamasına uygun hizmet sağlayan devlet çalışanı terfi, maaş göstergesi gibi yöntemlerle ödüllendirilmeli. Selçuk Irgıt (Sağlık): Türk toplumu, hasta, hastane ve muayenehane üçgeninden oluşan sarmaldan kurtarılmalı. Tedavi kurumları tek çatı altında toplanmalı. Sağlık Bakanlığı yalnızca kural ve standartları belirleyip gerekeni yapmalı. Tuğrul Yemişçi (Tarım): Doğrudan gelir desteği devam edecekse, bu destek üretimle ilişkilendirilmeli. Verimli alanlarda Tarımsal OSB’ler kurularak organik tarım teşvik edilmeli. Halen sürdürülen dekar başına teşvik ile üreten değil, arazi sahibi destekleniyor. Sertifikalı tohum kullanımı teşvik edilmeli. Bunun için maliyetler aşağı çekilmeli. Adnan İğnebekçeli (Çimento): Çok katlı betonarme binalarda asgari beton dayanım standardı C25 olmalı. İnşaatlarda kullanılan en düşük beton dayanım sınıfı C25 olmalı. Süleyman Orakçıoğlu (Konfeksiyon): İhracattaki artış hızının sürmesi için istihdamın üzerindeki yükün azaltılması hayati önem taşıyor. İstihdam vergisi oranı yüzde 41’den, OECD ortalaması olan yüzde 18’e indirilmeli. Bu teşvik sağlanırsa ihracatımızı 5 milyar dolar artırıp yüzde 15-20 istihdam sağlayacağımızı taahhüt ediyoruz. “Siz teknik direktör biz sahadaki oyuncularız” Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da Türkiye Bölgesel ve Sektörel Ekonomi Şurası’nda hem TOBB’u anlattı, hem de sektörlerin taleplerini özetledi. Başbakan Erdoğan’a, katılımcı yönetim anlayışını görmekten mutluluk duyduğunu söyleyen Hisarcıklıoğlu, “Bugün bu çerçevede ülkemizin tüm bölgelerinin ve sektörlerinin temsilcileriyle bir araya gelerek problemlerimizi dinlediğiniz, birlikte çözüm aradığınız için teşekkür ediyoruz” dedi. Erdoğan’a hitaben, “Sizi ülkemizin teknik direktörü olarak görüyoruz. Bizler de sahadaki oyuncularız” diyen Hisarcıklıoğlu, “Siz modern altyapıyı tesis edip sağlıklı çalışma ortamını sağladıktan sonra, bu takımın küresel rekabette yenemeyeceği rakip yoktur” diye seslendi. Teşekkür etti Ülkemizdeki tüm taccar, sanayici, bankacı, turizmci ve ihracatçının üyesi olduğu 81 il ve 157 ilçede örgütlü olan TOBB’un 1.2 milyonu aşan üyesi ile en büyük mesleki sivil toplum kuruluşu olduğunu hatırlatan TOBB Başkanı, hükümetin isabetli bir adım atarak, şirket kurmada bürokratik adım sayısını 19’dan 2’ye indirmesi sayesinde artık müteşebbisin 1 günde şirketini kurabildiğini hatırlattı. Müzakerede olalım AB ile müzakere sürecinde 31 müzakere başlığından 24’ünün ekonomiyle ilgili olduğunu, müzakerelerin büyük kısmının ülkemiz içinde kendi kamuoyumuz için olacağını hatırlatan Hisarcıklıoğlu, “İşte bu noktada büyük bir toplumsal mutabakata ihtiyaç duyacağız. Bu nedenle ülkemizin en büyük sivil toplum kuruluşu olarak müzakere sürecinde aktif olarak yer almak istiyoruz. Bizler ilk olarak sektör meclislerini oluşturduk” dedi. Daha sonra TOBB’un gerçekleştirdiği finansman projeleri, tarımsal üretimin artırılması, tarımsal zararlılarla mücadele, tarımın AB’ye uyumu konusundaki çalışmaları da anlatan TOBB Başkanı sözlerini şöyle tamamladı: “Sıkıntılı bir dönemde, zor bir görev üstlendiniz, popülizme sapmadan, sabırla ve inançla çalıştınız. AB sürecinde hükümetimizin ortaya koyduğu müthiş performansın aynısını ekonomideki yapısal reformlar konusunda da görmek istiyoruz. Başka türlü özel sektörümüzün önündeki girdi maliyetleri düşmeyecek. Maliyetleri düşürmenin yolu sosyal güvenlik reformunun tamamlanmasıdır. Aynı şekilde vergi, hukuk ve bankacılık alanlarındaki reformların da tamamlanması acil ihtiyacımızdır. Bu reformlar tamamlandığında özel sektör daha da gelişecek, Türkiye ekonomisi şaha kalkacaktır.”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT