BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Benî Ahmer Devleti tarihteki yerini aldı!

Benî Ahmer Devleti tarihteki yerini aldı!

Endülüs’ün (Benî Ahmer Devleti), son şehri olan Gırnata’nın son hükümdarı Ebû Abdullah es-Sagir, 1486’da İstanbul’a bir elçi göndererek Bâyezid’den yardım istiyordu. Elçinin elinde bir de kaside vardı. Bu mersiyede Müslümanların çektiği ıstıraplar yazılıydı...



Osmanlı’dan yardım istendiği sıralarda II. Bâyezid Han, bir taraftan Memlûklular’la, diğer taraftan kendisine karşı taht mücadelesi veren kardeşi “Cem Sultan Olayı” ile meşgul idi... Davud Paşa, Karaman aşiretlerini itaat altına aldığı sırada Sultan II. Bâyezid, İstanbul’da elçileri kabul ediyordu. Elçinin itimadnâmesi, Elhamra Padişahlarının romantik ve sövalye ruhuna uygun yazılmıştı. Bu, Müslümanların, İspanya’daki durumlarını dile getiren ve nihayet 700 yıldır bu kıtada hüküm sürdükten sonra yakında buradan çıkarılacaklarını ifade eden Arapça bir kaside idi. En etkili ve dokunaklı tarzda İslâm milletlerinin ve hükümdarlarının yardım ve merhametlerini diliyordu... Bâyezid Han, dindar ve aynı zamanda şair olduğu için, hemen İspanya sahillerine bir donanma göndermekle buna cevap vermiş oldu. Donanma komutanlığını ise; Kemal Reis adı ile Hıristiyan donanmalarına korku salan amirale tevdi etti. Onun elinden ancak bu geliyordu... Beklenen yardım gelmeyince... Benî Ahmer Devleti, Osmanlılara başvurduğu gibi Memlûk Devleti’ne de müracaat etmişti. Fakat kuvvetli donanmalarının bulunmaması yüzünden onlar da yardım edemediler... Bütün bu olaylardan sonra Benî Ahmer Devleti, Ocak 1492 (29 Safer 897)’de 55 maddeden müteşekkil bir muahede ile teslim oldu. Böylece hakimiyetleri sona erdi... Akid edilen muahede ve teslim şartlarına göre Müslümanlara hangi sekilde olursa olsun kötü muamelede bulunulmayacağı gibi onların cemaat hakları da tanınacaktı. Fakat bu ahde ancak üç hafta riayet edildi. Fırsat bulanlar kaçıyordu!.. Bundan sonra gün geçtikçe dozu artırılmak suretiyle orada kalmış olan Müslümanlara yapılmadık eza ve işkence kalmadı. Bu arada kurtulmak için oradan çıkmak isteyenlere de müsaade edilmiyordu. Çünkü Müslümanlar, san’atkâr ve iş sahibi idiler. Fen, ilim, san’at ve ziraat erbabının çoğu Müslümanlardandı. Bunların gitmesi halinde memleket bu işlerden mahrum kalacaktı. Bununla beraber fırsat bulanlar kafileler halinde Afrika sahillerine can atıyorlardı. İşte, Osmanlı Devleti, içler acısı bu duruma bir çare arıyordu!..
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 100141
    % 0.47
  • 5.2903
    % -0.78
  • 6.0238
    % -0.54
  • 6.9195
    % 0.02
  • 218.193
    % -1.07
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT