BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yabancı yatırım kıtlığı

Yabancı yatırım kıtlığı

Yazının başlığını, “The Economist” dergisinin yayınladığı Türkiye Raporu’ndan aldım. Çokça tartışılan rapor, iktisadi, sosyal ve politik olarak kapsamlı bir Türkiye analizi sunuyor.



Yazının başlığını, “The Economist” dergisinin yayınladığı Türkiye Raporu’ndan aldım. Çokça tartışılan rapor, iktisadi, sosyal ve politik olarak kapsamlı bir Türkiye analizi sunuyor. Hepimizin diline pelesenk olan “yabancı sermaye” mevzusu da raporda geniş olarak işlenmiş. İki haftadır “yabancı yatırımcı bu ülkeye hangi biçimde gelmeli”yi tartışıyoruz. Son günlerde para ve sermaye piyasasında keskin dalgalanmalar yaşanıp da felaket tacirleri tozu dumana katınca, Türkiye’ye gelen dış yatırımın da “nev’i” sorgulanmaya başladı. Yabancı para bir ülkeye iki formda geliyor: Portföy yatırımı veya doğrudan sermaye yatırımı. Birincisi şu anki dalgalanmaya da sebep olan para hareketlerinin tümünü kapsıyor. Yani bono-tahvil, hisse senedi ve mevduata yatırım yapan yabancı sermaye türü de diyebiliriz. Sıcak para da bu tanıma dahil tabii ki... Aslolan... Bir de taşa toprağa, fabrikaya, binaya, makinaya, şirkete yatırım için gelen, üretimi ve istihdamı doğrudan etkileyen yabancı sermaye var. Ülkede uzun yıllar kalmak için gelen para... Ülkelerin kendilerine çekmek için uğraştıkları para. Türkiye yıllardır her iki yatırım türüne de açlık çekiyor. Portföy yatırımları geçmişte (sıcak para formunda da olsa) ülkemize uğrasalar bile,doğrudan yatırımcılara hep hasret kalmışız. Son on yılda yıllık ancak bir milyar doların altında sermaye çekebilmişiz. Örneğin Meksika, bizimkinin on katı sermaye çekmiş topraklarına. Türkiye 30 yıldır ilk defa, AB üyeliği ile desteklenen bir siyasi gelişme ve IMF ile desteklenen bir mali iyileşme hikayesi sunuyor yabancı yatırımcıya. Yani Türkiye ilk defa, “gelip geçilen değil, kalınan” bir ülke olma şansını yakalıyor. Bu şansı değerlendirmek için ve kriz tellallarının oyuncağı olmamak için her iki sahada da hiç aksamadan ve ayak sürümeden ilerlemek şart. Hükümet de bu inceliğin farkındadır umarım.
Kapat
KAPAT