BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Bir ihtiyarın oyuncağı oldum!”

“Bir ihtiyarın oyuncağı oldum!”

Filistin’in kuzeyinde küçük bir liman olan Akka, Napolyon tarafından kuşatılmıştı... Kale, padişah tarafından vezirlik rütbesi de verilmiş olan cenkten cenge koşan Cezzar Ahmed Paşa adlı yetmişlik bir “İhtiyar delikanlı” tarafından müdafaa edilmektedir...



Mısır ve Filistin’i kolaylıkla zapteden Napolyon, Akka Kalesi’nin de bir-iki gün içinde düşeceğini hayal etmiş ve Cezzar Ahmed Paşa’ya şu mektubu yazmıştı: “İşte kalenin duvarları önüne geldim. Bir ihtiyarın geri kalmış birkaç günlük ömrünü almak bana birşey kazandırmaz. Seninle savaşmak istemiyorum. Benimle dost ol ve kaleyi teslim et!” Cezzar Ahmed Paşa’nın bu mektuba verdiği cevap şudur: “Hamdolsun gücümüz yetiyor ve elimiz silah tutuyor. Geri kalmış birkaç günlük ömrümüzü de cenklerde geçiririz!” ...Ve savaş başlamıştı! Ünlü Fransız generali, Paşa’nın bu cevabını okuyunca etrafındakilere: “Anlaşıldı, bu ihtiyar bizim birkaç günümüzü heba edecek ama merak etmeyin, iki gün sonra şehrin ortasındayız” demiş ve bu hayal ile savaşı başlatmıştır... Napolyon’un Akka muhasarası tam altmışdört gün devam eder. Her gün biraz daha artan baskı hiçbir netice vermez, Fransızlar’ın her hücumu püskürtülür ve ağır kayıplar verdirilir. Yenilmez unvanı taşıyan Napolyon, kale müdafilerinin akıllara durgunluk veren kahramanlığı karşısında şaşırıp kalmıştır. Yüksek rütbeli bir subayını kaleye gönderir ve direnmenin netice vermeyeceğini, şehir teslim edilirse Paşa’nın ordusu ve ağırlıklarıyla beraber istediği yere gitmesine güya müsaade edeceğini bildirir. Ama Cezzar Ahmed Paşa’dan aldığı cevap şudur: “Devlet bizi bu kaleyi teslim etmek için vezir yapmadı. Ben Cezzar Ahmed Paşa, şehitlik mertebesine ulaşmadan bir karış toprak vermem!..” Paşa’nın bu cevabı Napolyon’u çileden çıkarır. Yaptığı yeni planlarla topçularına gece-gündüz Akka Kalesi’ni dövdürür. Ne var ki, açılan gediklerden şehre girebilenler Osmanlı süngüsü ile yok edilirler... “Akka’da durdurulmasaydım” Bu müthiş hezimetle “kader beni bir ihtiyarın oyuncağı yaptı!” diye avaz avaz haykıran yenilmez unvanlı Napolyon, ordusunun yarısını kayber ve nihayet 21 Mayıs’ta çekilmeye karar verir ve ağırlıklarını kumlara gömüp, Kahire’ye geri döner. Orada da işleri umduğu gibi gitmeyen Napolyon 25 Temmuz 1799’da iki gemiyle gizlice Mısır’dan kaçarken, ordusunu Mısır’da bırakmış bir başkomutan olarak ve hayatının en büyük dersini Osmanlı’dan almış olarak acılar içindedir. Tarih, Napolyon Bonapart’ın şu sözünü kaydediyor: “Akka’da durdurulmasaydım, bütün Doğu’yu ele geçirebilirdim!”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT