BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > O’nsuz sevgi olmaz! (Diyalog)

O’nsuz sevgi olmaz! (Diyalog)

Gece dökerken hüznünü üstüme üstüme ben çırılçıplak ruhum ve kalbimle, günahlarımın herbiri bir yanımı sarmışken ömrümün sıratlarından geçip sana gelmeye niyetleniyorum. Yüzüm ve gönlüm sağa dönük olsa da sol omzum ağır geliyor, ağlıyorum.



Gece dökerken hüznünü üstüme üstüme ben çırılçıplak ruhum ve kalbimle, günahlarımın herbiri bir yanımı sarmışken ömrümün sıratlarından geçip sana gelmeye niyetleniyorum. Yüzüm ve gönlüm sağa dönük olsa da sol omzum ağır geliyor, ağlıyorum. Hayal ediyorum altından ırmaklar, akan cennet vadilerini, iri gözlü tazecik eşleri, misk kokulu yemişleri ve haddim olmayarak. Alemlerin, gecenin, gündüzün, ayın ve güneşin sahibini. Ana, baba, yar, yaren neymiş? Kimmiş? Sen bendeyken diyorum. Riayet etmediğim emirlerin, kulak vermediğim buyrukların düşüyor zihnime, utanıyorum... Tövbeler dileniyorum, mağfiret istiyorum, seni söylüyor hep dudaklarım. Arkadan konuştuklarım, başa kaktıklarım kapımı çalıyor dilime kramplar giriyor ve susuyorum... Ama bu güle giden dikenli yolda en çok 3 harfe sığdırmaya çalıştığım aşk engelliyor beni. “Ben bu değilim, ne 3 harfe ne 3 güne sığarım” diyor haykırarak. Onunla açıp gözlerini ona kapamalısın yüreğini. Sevda nedir? deyince yalnız ve yalnız ‘O’ diyebilmelisin diyor yüzüm daha da bir kızarıyor başımı seccadeden kaldıramıyorum. Derken; utançla özür diliyorum aşktan. Onun kelamlarıyla dolu bir çuval harfe daldırıyorum ellerimi. En değerlilerinden bir kaçını bulup seçiyorum kendime, mavi göklerimin en üstüne “Estağfirullah” yazıyorum. Ve kocaman bir levha iliştiriyorum köşesine; “Bu kalp O’nsuz olan her türlü sevgiye ilelebed kapalıdır diye...” > Ülkü Odabaş Hayattan beklediğim Anayı babayı saysın isterim Ecdadı atayı bilsin isterim Nerden geldiğini unutanlardan değil Toprağına bağlı kalsın isterim Benden daha Türk bir yâr ararım Bayrağını sevsin coşsun isterim Dinini imanını bilsin isterim Allah’ı Peygamber’i tanısın isterim Beş vakit namazında insanlık için Elini göklere açsın isterim Benden daha imanlı bir yâr ararım Yüzü nurlu olsun isterim Kim haklı kim haksız sorsun isterim Gaddarı bunaltsın, yorsun isterim Mazlumları sevmeyen zalimlerle Yiğitler gibi dövüşsün isterim Benden daha yürekli bir yâr ararım Elini masaya vursun isterim Fakirle ekmeğini bölüşsün isterim Yetimi gözetsin korusun isterim Düşeni kaldırıp ana sıcaklığında Şefkatle garibi sarsın isterim Benden daha insan bir yâr ararım Mazlumlara kanat gersin isterim > Ali Sarımehmetoğlu Beyazlığına aldanma karın Söyle bana ey asırlık çınar, Yerin altındakiler mi fazla, Yoksa yerin üstündekiler mi? Bu dünya yetinmez mi hiç azla... Ey aktığını bilmeyen pınar, Kaç susuz kandı susuzluğuna İçenler mi çok, içmeyenler mi? Kaçımız doyabildik suyuna... Bilir misin niye bembeyaz kar, Neyin örtüyor kirliliğini, Örttüğü mü çok, örtmediği mi? Kim örter hepimizin kirini... Söyle bana ey asırlık çınar, Bu dünya yetinmez mi hiç azla Ey aktığını bilmeyen pınar, Kaçımız doyabildik suyuna, Bilir misin niye bembeyaz kar, Hep siyaha nispet yapar gibi... Ve bir gün gelir kesilir çınar, Su vermez olur bakarsın pınar, Beyazlığına aldanma karın, O bu memleketin üstüne hep, Simsiyah yağar, simsiyah yağar... > İbrahim Arslan Ertelenmiş hayat Hayaller, umutlar ve yarını hayatın güneşle birlikte yeniden doğuyor... Ertelenmiş hayatı çok uzaklarda bıraktık, her an kendimizden kaçarken. Bu kaçışla birlikte gönlümüz huzursuz; ve yapayalnız, ve ıstırap dolu.. Zaman bakar ardımızdan gözü yaşlı; hakikati fısıldar haykırışlarla... Neleri gaflete kurban vermedik ki; söyle suskun hakikat. Hayat da gaflete kurban... Bizlerse aciz bir gafil, hayatta esir. Ve artık yorgun bu esarete... Şimdi: Geçmişe kapatıp gözlerimi, Geleceğe doğru açıyorum... Ve hepimiz bakıyoruz ufka; ‘Hayaller, umutlar ve yarını hayatın güneşle birlikte yeniden doğuyor’ > Sadık Dursun / Çorum Ulu çınara sesleniş Anadolu’dan tüm cihana, kök salan, Bir kutlu devletsin sen, Ey Ulu Çınar. Dosta huzur, düşmana korku salan, Bir kutlu milletsin sen, Ey Ulu Çınar. Dalların gökyüzüne uzanır yemyeşil, Sonsuza dek yaşatacak seni, bu nesil. Tefrikadır her zaman millete illet. Birlik, beraberlik en büyük saadet. Etle tırnak gibidir, milletle devlet. Bir kutlu vahdetsin sen, Ey Ulu Çınar. Birlik ol, dik dur, ne bükül, ne de eğil. Sonsuza dek yaşatacak seni bu nesil. İçimize öyle işlemişsin ki, hece hece, Erişemez kimse sana, yerin çok yüce, Sevginle coşarız, hem gündüz hem gece. Bir kutlu muhabbetsin sen, Ey Ulu Çınar. Özü doğru , sözü doğru, onurlu ve asîl, Sonsuza dek yaşatacak seni, bu nesil. Düşman seni kıskanır, hem ahâlini, Devamlı fırsat kollar kırmaya dalını, Hainlere asla bildirme sırrını, hâlini. Bir kutlu metanetsin sen, Ey Ulu Çınar. Haini, alçağı barındırma, hemen sil, Sonsuza dek yaşatacak seni, bu nesil. Sen gürleşmene bak, aldırma haine. Zarar verebilir mi bir karga, şahine? Heybetin dillere destan ve şâhâne. Bir kutlu azametsin sen, Ey Ulu Çınar. Dostunu, düşmanını iyi tanı, farkı bil, Sonsuza dek yaşatacak seni, bu nesil. Düşmanlarını alıp yerden yere vuran, Belalarının hepsini bir bir savuran, Fırtınaya karşı kale gibi dik duran, Bir kutlu cesaretsin sen, Ey Ulu Çınar. Yayılsın ünün, şanın, oba oba, il il, Sonsuza dek yaşatacak seni, bu nesil. Gönlümüzde taht kurmuş heybetin, Dosta nur, düşmana nârdır vahdetin, Dilerim bir arada olsun, her bir ferdin. Bir kutlu cemiyetsin sen, Ey Ulu Çınar. Ulu Çınarım bir büyük dâvayı temsil, Sonsuza dek yaşatacak seni, bu nesil. Bir gün, bu dağınıklık elbet bitecek, Tüm dostlar, yine bir araya gelecek, O güzel gür dallar bir bir yeşerecek. Bir kutlu memleketsin sen, Ey Ulu Çınar. Yetiştik biz, sil gözyaşlarını artık sil, Sonsuza dek yaşatacak seni, bu nesil. > Ahmet Sandal / Kahramanmaraş FAKS: 0 212 454 30 24 diyalog@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT