BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ermeniler belge getirsin

Ermeniler belge getirsin

“BAŞBAKAN Erdoğan’ın ‘ortak komisyon’ çağrısı yerindedir. İki ülke tarihçileri ortak komisyon kurup arşivleri incelemeli. ‘Soykırımı yapıldı’ denilerek soykırımı yapılmış olmaz. Belge getirmezlerse zor durumda kalırlar.”



> Hayrettin Turan - Muhammet İzzetoğlu İSTANBUL- Letonya Cumhurbaşkanı Vaira Vike Fraiberga, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Ermenistan’a yaptığı ‘ortak komisyon’ çağrısının çok olumlu olduğunu belirterek, “İki ülke tarihçileri ortak komisyonlar kurmalı, arşivler incelenmeli. ‘Soykırım vardı’ denilerek soykırım yapılmış olmaz. Belge getirmezlerse zor durumda kalırlar” dedi. Ülkemize resmi bir ziyarette bulunan Letonya Cumhurbaşkanı Fraiberga, ülkesine dönmeden önce kaldığı Çırağan Oteli’nde gazetemizin sorularını cevaplandırdı. Türkiye’nin AB üyeliği, Ermenistan ile ilişkilerimiz dahil çok çeşitli konularda açıklamalarda bulunan Freiberga, Başbakan Erdoğan’ın sözde soykırım iddialarıyla ilgili Ermenistan’a yaptığı tarihî çağrıya destek verdi. Erdoğan’ın Ermenistan’a yaptığı, “Gelin ortak komisyonlar kuralım, arşivleri açalım ve tarihçiler incelesin” dediği sözde soykırım iddialarıyla ilgili açıklamalarının yerinde olduğunu söyleyen Freiberga, “Türkiye; her şey belgelenmeli, diyerek, gerçekler üzerinde yürünmesini istiyor” dedi. Konuk Cumhurbaşkanı “Türkiye ile Ermenistan arasındaki problemlerle ilgili görüşleriniz nedir?” sorusu üzerine şunları söyledi: Açık diyaloğa girmeli “Önce şunu söyleyebilirim. Birinci Dünya Savaşı’nda muhakkak ki kötü şeyler oldu ve her iki taraf da kayıplar verdi. Ermeni ve Türk tarihçileri arasında kurulacak bir komisyonun bu problemin çözümünde en büyük rolü oynayabileceğini düşünüyorum. Bu yüzden de Ermeni soykırımı iddiaları konusunda ise Türk hükümetinin teklif ettiği ortak tarih komisyon fikrini çok önemsiyor ve destekliyorum. Bu konuların açıklığa kavuşması için tarihçilerin inceleme yapması gerektiğini düşünüyorum. Bunun için de Ermenistan hükümetinin hassas olduğu bu konularda Türkiye ile açık bir diyaloğa girmesi gerektiğini düşünüyorum. Tarihî olaylarda sözlü anlatımlar, suçlamalar ve beyanlar yeterli olmaz. Tarihî olaylar belge ister. Bu açıdan Başbakan Erdoğan’ın Ermenistan yönetimine yaptığı çağrı yerindedir. Türkiye’nin teklifi son derece önemlidir. İki ülke tarihçileri ortak komisyonlar kurmalı, Osmanlı arşivi başta olmak üzere ilgili ülkelerin arşivleri açılmalı ve her şey belgelerle ortaya konulmalıdır. ‘Soykırım vardı’ denilerek sözde soykırım yapılmış olmaz. Tarihî konular günlük siyasete alet edilemeyecek kadar ciddi olaylardır.” Türkiye’yi örnek alıyoruz Cumhurbaşkanı Fraiberga, “Türkiye ile Ekonomik ve turizm konusunda ortak çalışmalarınız var mı?” sorusu üzerine ise şöyle konuştu: “Türkiye ile ilişkilerimizi her alanda geliştirmeyi düşünüyoruz. Ülkenizi kalabalık bir işadamı grubuyla ziyaret ediyoruz. Özellikle inşaat sektörü ve turizm konusunda Türkiye ile güzel bir işbirliği içindeyiz. Turizm konusunda Türkiye’nin gösterdiği performans çok etkili. Bu sahada çok etkili yatırımlar yaptı. Türkiye bizim için bu konuda örnek alacağımız bir ülke. Bu iletişim çağında, ülkeniz hakkında daha çok şey öğrenmek istiyoruz. Riga-İstanbul arasında doğrudan uçuşların başlaması buna katkıda bulunacaktır. Yetkililerimiz turizmdeki Türk modelini inceleme altına aldılar. Türkiye’nin attığı adımları ülkemize tatbik ederek, biz de bir turizm ülkesi haline gelmek istiyoruz. Türkiye’nin bu konuda bize vereceği desteğe ülkem adına minnettar kalacağımızı söylemek isterim.” Az zamanda çok yol aldık Fraiberga, “Sizin Cumhurbaşkanlığınız döneminizde ülkeniz hızla gelişti ve bağımsızlıktan hemen sonra hem NATO’ya hem de AB’ye girdiniz. Başarınızı neye borçlusunuz?” sorusunu ise şöyle cevaplandırdı: “Ülke halkı olarak çok sabırlı olduğumuzu söyleyebirim. Halkım çok uzun süre demir perde altında kaldı, çok zaman kaybetti. Şimdi ise boşa geçen zamanı büyük bir hızla çok çalışarak yakalamak ve değerlendirmek istiyoruz. Çok mücadeleci bir kadın olduğumu düşünüyorum. Hedefime ulaşmak için ve bunu gerçekleştirmek için çok cesaretli bir irade gösterdiğimi söyleyebilirim. Letonya, hiçbir zaman kendi bağımsız iradesiyle SSCB’ye katılmamıştır. Letonya işgal edilmiş ve Sovyetler Birliği’ne zor kullanılarak bağlanmıştır. Bağımsızlığımızı yeniden kazanmamız 50 yılımızı aldı. Bugün ise, AB ve NATO üyesiyiz. Az zamanda çok yol kat ettik. Bu konuda birçok ülke de bize yardımcı oldu. Güvenliğimizi sağladıktan sonra sıra ekonomik, kültürel ve sosyal kalkınmaya geldi. Letonya, AB’nin en hızlı büyüyen ekonomisi. Sosyal sistemimiz dünyanın en çağdaş sistemlerinden, kültürel mirasımız koruma altında ve tüm dünyaya açık. Hedefimiz, özgür ve demokratik Avrupa ulusları arasındaki haklı yerimizi yeniden kazanmak. Bağımsızlığımızı elde eder etmez çiftçilere toprağını geri verdik ve herkes sıfırdan başladı. Çiftliklerimizi AB standartlarına getirdik Ülkemin bağımsızlığını kazanma hayali, beni normal hayata döndüren temel şeydi. Çok mücadeleci bir kadın olduğumu düşünüyorum. Hedefime ulaşmak için ve bunu gerçekleştirmek için çok cesaretli bir irade gösterdim. Güçlü demokratik değerlere ve kurumlara sahip olmayan bir ülkenin Avrupa ile entegre olması için çok çalışması lazımdı biz de bunu başardık.” “Türkiye’nin gerçek yeri Avrupa’dır” Geçtiğimiz mayıs ayında AB üyesi olan Letonya’nın Cumhurbaşkanı Freiberga, Türkiye’nin AB’ye katılımına tam destek verdiklerini söyledi. Bunu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer başta olmak üzere bütün Türk yetkililere dile getirdiğini söyleyen Freiberga, “Türkiye’nin gerçek yeri Avrupa’dır. Türkiye’nin AB üyeliğini Letonya olarak destekliyoruz. Bu konuda Türkiye’nin dostu olarak AB içerisinde her türlü desteği vermeye hazırız” dedi. “Türkiye Avrupa’nın ayrılmaz bir parçasıdır” diyen Freiberga, şöyle devam etti: “Letonya’nın bu konuda tutumu nettir: Kriterleri tamamlayan her Avrupa ülkesi, AB’ye üye olabilir. Türkiye Avrupa’nın ve onun tarihinin ayrılmaz bir parçasıdır. Üstelik üzerinize düşeni yapıyorsunuz. Tarihi olarak Letonya ile Türkiye’nin yolları biraz da coğrafi konumları itibariyle pek kesişmemiş. Bu da ulusunuza yönelik herhangi önyargı beslemememizi sağladı. Türkiye’nin AB’ye üyeliği, Orta Doğu, Güney Kafkasya ve Orta Asya için çok önemli. Türkiye’nin bu bölgelerdeki ülkelerle arasındaki tarihi bağlar, AB’nin ortak dış politika ve güvenlik politikası için bulunmaz bir kaynak. Üye olduğunuzda, AB’nin dış politikasında önemli bir aktör olarak bu politikaya büyük katkıda bulunacaksınız.” ‘Hayatımı roman olarak yazabilirim’ Letonya’nın Başkenti Riga’da 1937 yılında doğan, ancak Rus ordusunun 10 Ekim 1944 yılında Letonya’yı işgalinden 3 gün önce 6 yaşındayken, ailesiyle Polonya üzerinden Almanya’ya giden Vaira Vike Fraiberga, mülteci kamplarında ilkokulu okumasından ardından 1954 yılında Fas’a ardından 16 yaşındayken Kanada’ya göç etti. Üniversiteyi Kanada’da bitirerek, ülkesine 53 yıl sonra dünyaca ünlü bir profesör olarak dönen Fraiberga, 1999 yılında devlet başkanı oldu. Vakit buldukça roman okuyarak dinlenebildiğini belirten konuk Cumhurbaşkanına, eski ABD Başkanı Bill Clinton’ın hayatını yazdığı gibi bir çalışmayı düşünüp düşünmediğini sorduğumuzda; gülerek “Çok iyi bir fikir bunu düşüneceğim” diye cevap verdi.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT