BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çernobil’i unutmadık!

Çernobil’i unutmadık!

Dünyanın en büyük çevre felaketlerinden biri olan Çernobil Nükleer kazasının üzerinden 19 yıl geçti. “Asrın faciası” olarak nitelendirilen olay binlerce insanımız kansere yakalandı. 7 milyon insan ise hâlâ tehlike içinde.



> Cemil Yıldız İSTANBUL- Bundan tam 19 yıl önce, 26 Nisan 1986’da Ukrayna’da meydana gelen Çernobil faciasının boyutları ilk zamanlarda dünya kamuoyundan gizlendi. Ancak radyoaktif bulutların İsveç’e ulaşmasıyla dünya bu korkunç kazadan haberdar oldu. Radyoaktif bulutlar kısa zamanda önce Trakya, ardından Karadeniz kıyılarına ulaştı. Bu dönemde yetkililer tedbir almak yerine “Bizim fındığımızda, çayımızda radyasyon” yok diyerek olayı geçiştirmeye çalışınca, felaketin ülkemiz açısından bilançosu daha da ağırlaştı. Yapılan araştırmalara göre felaketin ardından Karadeniz bölgesinde, akciğer, lösemi ve tiroit kanseri vakalarında ve sakat doğumlarda yüzde 40’lara varan artışlar oldu. Çernobil’in bilançosu ağır Çernobil faciasının etkileri yıllar geçtikçe daha da ağırlaştı. 2004 yılında yapılan araştırmalar sonucunda, yayılan radyasyon yüzünden kansere yakalanan 3 milyon çocuğun tedavi edilmesi gerekiyor. 3 milyon yetişkinse hâlâ kanserin pençesinde kıvranıyor. Sakat doğumlar ve büyüme bozuklukları, Ukrayna’da yüzde 230, Beyaz Rusya’da ise yüzde 180 arttı. Çöken bağışıklık sistemi yüzünden bugün Ukrayna’da ölüm oranları doğum oranlarını aşmış durumda. Asrın çevre felaketi yüzünden 7 milyon 100 bin kişinin gelecekte ciddi sağlık problemleri yaşaması bekleniyor. Felaketin başta Ukrayna, Beyaz Rusya ve Türkiye olmak üzere dünyaya verdiği zarar ise 364 milyar dolar olarak hesaplandı. Çernobil felaketinden 3. derecede etkilenen Türkiye’de radyasyon tehlikesi sürüyor. Buna rağmen Türkiye’de nükleer santraller yapılmak istenmesine tepki gösteren TMMOB Çevre Mühendisleri Odası, facianın gelecek nesilleri tehdit ettiğine dikkat çekti. Çevre Mühendisleri Odası Araştırma Grubu’ndan Melda Keskin, Karadeniz Bölgesi’nde yüzlerce insanın yayılan radyasyon yüzünden kanserle pençeleştiğini söyledi. Keskin, “Karadeniz Bölgesi ve Trakya’da yapılan araştırmalar Çernobil’den yayılan radyasyon yüzünden çok sayıda insanımızın kanserden öldüğünü ortaya koyuyor. Sakat doğumlardaki artış oranı ise yüzde 40’lara ulaştı. Buna rağmen Türkiye’de nükleer santral kurma çabaları sürüyor.” dedi. “Akrabalarımı kaybettim” Toplantıya Karadeniz Bölgesi’nden katılan Sinop Çevre Dostları Derneği üyesi Hale Özen ise Çernobil kazasının ardından çok sayıda akrabasının kansere yakalandığını ifade etti. Kendisi Almanya’da yaşadığı için olayın farkına sonradan vardığını belirten Özen, “1986 yılında Almanya’dan Sinop’a ailemin yanına tatile geldim. Ancak o yıl bahçemizdeki ürünlerde hiç görmediğimiz tuhaflıklar vardı. Salatalıklar, marullar ve kıvırcıklar buruşuk ve morarmış haldeydi. Çayda ve fındıkta radyasyon olduğu açıklandığında tehlikenin farkına vardık. Ama iş işten geçti. 1996 yılında iki yeğenimi, dayımı ve yengemi kanserden kaybettim. Bir yeğenim de geçen yıl 10 yaşında kansere yenik düştü. Biri de 12 yaşında kansere yakalandı ve halen Amerika’da tedavi görüyor. Bizler aile olarak yeterince diyet ödedik. Sinop’a nükleer santral yapılmasına karşıyız.” şeklinde konuştu. Atom bombasının 500 katı Çernobil’den yayılan radyasyonun Hiroşima’ya atılan atom bombasının 500 katı olduğuna dikkat çeken Çevre İçin Hekimler Derneği Üyesi Dr. Ümit Şahin, “Trakya ve Karadeniz Bölgesi’nde toprakta yapılan son ölçümlere göre, radyoaktivite oranları tehlike sınırlarının çok üzerinde çıktı. Topraktaki “Cs-137” adı verilen radyasyon aktivitesi Türkiye’nin diğer bölgelerinde 33 Bq/kg iken bu rakam Karadeniz Bölgesi’nde 576 Bq/kg’dır. Ortadoğu Üniversitesi Kimya Bölümün’nden İnci Gökmen’in yaptığı araştırmada Karadeniz’deki 21 ayrı toprak örneğinde de benzeri sonuçlar çıkmıştır. Karadeniz’de kanser ne yazık ki hayatın olağan bir parçası haline gelmiştir. Karadeniz Bölgesi’nde troit, lösemi ve iç organ kanserlerinde artış devam etmektedir. Radyasyonun 30 yılı aşan bir etkisi olduğunu dikkate alırsak, ülkemiz 11 yıl daha bundan zarar görmeye devam edecektir. Ortada böyle ciddi bir tehlike varken, Türkiye’de nükleer santral kurulması çabaları tamamen, dünyadaki nükleer lobilerinin bir oyunudur. Hükümetin bu oyuna gelmeyeceğine, çevreye zarar vermeyen alternatif enerji türlerine yöneleceğine inanıyorum” diye konuştu.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT