BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Almanlarla yol almak

Almanlarla yol almak

19 Asrın sonlarından beri dönem dönem Almanlarla birlikte oluyoruz. İttihat Terrakki’nin bariz vasıflarından biri de Almanya meftunu olmaları. Bu bizde hastalık. Her devirde farklı ülkelere düşkünlük yaşanmakta. Halbuki hastalık derecesinde düşkünlük değil reel politika güdülmeliydi ve güdülmeli.



19 Asrın sonlarından beri dönem dönem Almanlarla birlikte oluyoruz. İttihat Terrakki’nin bariz vasıflarından biri de Almanya meftunu olmaları. Bu bizde hastalık. Her devirde farklı ülkelere düşkünlük yaşanmakta. Halbuki hastalık derecesinde düşkünlük değil reel politika güdülmeliydi ve güdülmeli. Almanlarla 1. Cihan Harbinde omuz omuzaydık. Onlar yüzünden savaşa girdik ve koskoca bir imparatorluğu Almanya mağlup sayıldığı için biz de mağlup farz edilerek kaybettik. II.Cihan Harbinden sonra ‘60’lı yıllarda ise bu harpten perişan olarak çıkmış Almanya’nın kalkınmasına oraya yüksek miktarda çalışan göndererek emeğimizle katkıda bulunduk. Şimdilerde münasebetlerimiz çok iyi. Almanya hudutları içinde 3 milyon civarında Türk yaşamakta. Bu Türkler, 60 bin küçük ve orta ölçekli işletmeye sahip. Bahse konu işletmeler, 350 bin işçiye iş vermekte. Orada yaşayan vatandaşlarımızın yatırımları 6.5 milyar Euro tutuyor. Diğer taraftan 1100 Alman şirketi Türkiye’de faaliyet gösteriyor. Bunların ticaret hacmi ise 7.5 milyar Euro. 2004’te gelen Alman turist 4 milyon kişiyi bulmuş. Bu bir dış ülkeden aldığımız en yüksek turist sayısı. En fazla ihracatı Almanya’ya yapmaktayız. Yurdumuza daimi olarak yerleşen Alman sayısı 50 bini bulmuş. Türkiye’de Recep Tayyip Erdoğan’ın, Almanya’da da Gerhard Schröder’in iş başına gelmelerinden sonra bu iki liderin birbirlerine gösterdikleri sıcak dostluğun da tesiriyle Türk- Alman münasebetleri daha da zenginleşmiştir. Şu gün Türkiye’nin en yakın AB destekçisi Almanya’dır. Bu yakınlaşmada şüphesiz ki iki ülkede faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları, iş adamları ve ticari kuruluşların da büyük rolü var. Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası, geçen yıl ilk toplantısını Almanya’da yapmıştı. İkincisi Türkiye’de yapılmakta. TD-IHK’nın başbakan Gerhard Shröder’le birlikte 600 civarında Alman iş adamını Türkiye’ye getirmesi büyük başarıdır. Resmi, gayrı resmi gayretlerle varılan noktada iki ülke arasındaki ticaret hacmi, Türkiye’de bürokratik işlemlerin muamele ve süre olarak asgariye indirilmesinin de etkisiyle yüzde 25 artışla 20 milyar euroya ulaşmıştır. Ne var ki bu bile küçük. Unutulmasın ki yalnızca Türk-Alman Tic. San. Odası/TD-IHK üyesi şirketlerin toplam yıllık cirosu 500 milyar euronun üzerinde. İstanbul’daki konuşmacılardan Federal Parlamenter Müsteşarı Gerd Andres’in söyledikleri çok içtendi. Bu yüzden de çok alkış aldı. Misafir vekil, AB’ye atıfla “sakın vaz geçmeyin” dedi. Bilhassa bu misafirimizin söyledikleri fevkalade dostâneydi. Son sözü ise hayli çarpıcı oldu “ Almanya’nın Türkiye’ye ihtiyacı var”. Şüphesiz ki iki memleket de birbirine muhtaç... Orta Avrupa’nın merkezi gücüyle Orta Doğunun merkezi gücünün buluşması sadece kendi milletlerine değil, Avrupa ve dünyaya da çok şeyler katacaktır. Bir asır evvelki iş birliği felaketle sonuçlandı. Bu defa saadet bekliyoruz.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT