BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Lise son sınıflar boşalırken...

Lise son sınıflar boşalırken...

Lise son sınıfların boşaldığı, bu sınıflarda artık ders yapılmadığı, öğrencilerin ÖSS’na (Öğrenci Seçme Sıavı) hazırlanmak için dersanelere gittiği yazılıp ciziliyor. Bu konu sır değil, o sınıflarda çocuğu olan herkes bu gerçekle yaşıyor zaten.



Lise son sınıfların boşaldığı, bu sınıflarda artık ders yapılmadığı, öğrencilerin ÖSS’na (Öğrenci Seçme Sıavı) hazırlanmak için dersanelere gittiği yazılıp ciziliyor. Bu konu sır değil, o sınıflarda çocuğu olan herkes bu gerçekle yaşıyor zaten. Uydurma raporlar alınarak devamsızlık problemi çözülüyor, ya da göz yumuluyor. Bunu Bakan dahil, bütün yetkililer biliyor. Kişiliği şekillenmekte olan gençleri sahtekarlıkla yüzleştiriyoruz. Hasta olmadığı halde yalan söyleyerek sağlık raporu almasını sağlıyoruz. Yıllarca karda, ayazda, yakıcı güneş altında, sağanak yağmurda toplu olarak “doğruyum” diye ant içir, sonra da el birliğiyle sahtekarlık uygulamasına yönelt; böyle eğitim mi olur? Temiz toplum, dürüst vatandaş bu şekilde mi yetiştirilir? Lise son sınıflara tıkılıp kalanların bir üniversiteye girecek kadar puan alamayacakları ortada. ÖSS’de sorulan sorular ile Lise son sınıflarda okutulan dersler pek bağdaşmıyor. Gençler üniversiteye girmek için dersaneye gitmek zorunda bırakılıyor. Ya göz yumulacak, ya da rapor uyduracak, başka yol bırakılmamış... Peki bu işin sorumlusu kim? YÖK mü, Milli Eğitim Bakanlığı mı? Vatandaş kimi muhatap olarak görecek, sorumluluğu kime yükleyecek? Bu işten mağdur olan bir vatandaş, bir seçmen olarak bu kurumlardan hesap sorma, mağduriyetimi giderme talebinde bulunamaz mıyım? Söyleyin; geleceğimizi teslim edeceğimiz gençlerin bu yaşlarında sahtekarlığa alıştırılmalarının sorumlusu kim? Gereksiz yere harcadığımız ilave parayı umursamazsanız bile, çocuklarımızın ahlaki yapılarını tahrip etme sorumluluğundan kaçamazsınız... Zor durumdaki esnafı biraz rahatlatın Bağ-Kur Genel Müdürlüğü’ne; Ekonomideki iyileşmelere rağmen, esnaf henüz rahat nefes alamadı. Bu da ödemelerinin aksamasına sebep oluyor. Bağ-Kur primleri de bu sebepten aksatılabiliyor. Borcu olan Bağ-Kur’lu sağlık hizmetinden faydalanamıyor. Ama sağlıktan faydalandırılmadığı süre için de borcun enaz yarısını oluşturan sağlık primi talep edilir. Bağ-Kur’luyu zorda bırakan işte budur. Bu konuda “İsteğe Bağlı Sigortalılar”a yapılan muamele yapılmalı, prim borcundan sağlık için alınan kısım çıkarılıp Bağ-Kur borcu yeniden hesaplanmalı, buna da makul bir faiz uygulanarak Bağ-Kurlu rahatlatılmalı... Lütfen bu tür bir uygulamayı biran önce başlatın... > Himmet Özcan - BOLU Bağ-Kur Prim ödeme rezaletine son verin Her ay Bağ-Kur primini ödemek için saatlerce kuyrukta bekliyoruz. Sadece devlet bankaları tahsilat yapıyor, onlar da çok yoğun oluyor. Neden Bağ-Kur merkezi, özel bankalar, PTT de bu tahsilatı yapmıyor? Neden vatandaş borcunu öderken bu kadar eziyet çekiyor? Bu işi kolaylaştırmak çok mu zor? > Azmi Şimşek - İSTANBUL Tel: 0 212 454 38 22 Fax: 0 212 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT