BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yaş tahsisine Anayasa engeli

Yaş tahsisine Anayasa engeli

Sosyal güvenlik sisteminde reform iddiası ile ortaya çıkan ve 4447 sayılı kanun ile özellikle emeklilikte kademeli geçiş sisteminin yürürlüğe girmesi ile yaş düzeltilmesi önemli hale gelmiştir.



Sosyal güvenlik sisteminde reform iddiası ile ortaya çıkan ve 4447 sayılı kanun ile özellikle emeklilikte kademeli geçiş sisteminin yürürlüğe girmesi ile yaş düzeltilmesi önemli hale gelmiştir. Hatırlanacağı üzere, bu köşemizde yaş tahsisi ile ilgili SSK uygulamasının yanlış olduğunu defalarca tekrarladık. Aslında bizi bu görüşe yargıtay kararları götürmüştü. Zira, Yargıtay bir çok kararında; “bağımsız mahkemelerden alınan yaş tahsislerinin diğer bütün alanlarda olduğu gibi emeklilik işlemleri sırasında da dikkate alınması gerektiğini, ancak bu uygulamanın kötüye kullanılmasının önüne geçilmesine” hükmetmiştir. Bilindiği gibi bugüne kadar sigortalılar önce asliye hukuk mahkemelerinde yaş düzeltme (tashih) davaları açıyorlar, yaş tahsisi neticesinde SSK veya Bağ-Kur’dan emeklilik için talepte bulunuyorlardı. Fakat, sosyal güvenlik kurumları, kendi kanunları gereği düzeltilmiş yaşa itibar etmeyip emeklilik taleplerini reddediyorlardı. Emeklilik talebi yaş tahsisi sebebiyle kabul edilmeyen sigortalılar ise iş mahkemelerinde söz konusu karara karşı dava açmaktaydılar. Yargıtay problemi çözemedi Sosyal güvenlik hukuku ile ilgili davalara bakmakla görevli olan Yargıtay 10’uncu ve 21’inci Hukuk Daireleri son yıllarda birbirleri ile çelişkili kararlar vermeye başladılar. Örneğin; Yargıtay 10’uncu Hukuk Dairesi, yerel mahkemelerin sigortalı lehine verdiği kararları yani “SSK ve Bağ-Kur düzeltilmiş yaş kayıtlarına göre sigortalıları emekli etmelidir.” şeklinde olanlarını hemen onamakta; sigortalı aleyhine olanları ise bozmaktaydı. Yargıtay 10’uncu Hukuk Dairesi’nin sigortalı aleyhine karar veren yerel mahkemenin kararını bozmasından sonra yerel mahkeme hakimi kararında direndiğinde ise Yargıtay Hukuk Genel Kurulu mahkeme hakimleri gibi düşünmekteydi. Yargıtay 21’inci Hukuk Dairesi ise 10’uncu Daire’nin tam aksine kararlar vermekteydi. 21’inci Daire sigortalı lehine çıkan kararları bozmakta, sigortalı aleyhine olan kararları ise onamaktaydı. Yani sigortalıların mahkeme sonrasında kararları 10’uncu Hukuk Dairesi’ne düşerse emekli olurlarken, 21’inci Daire’ye düşenler emekli olamıyorlardı. Sistemin tıkanma noktasına geldiğinin fark edilmesiyle, bu haksız ve çözümsüz duruma TBMM el koydu ve 5198 sayılı kanun ile 506 sayılı kanunun 120. maddesine şu fıkrayı ekledi: “İş kazalarıyla meslek hastalıkları, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasından gelir ve aylık tahsisleri ile sermaye değerinin hesabında, iş kazasının olduğu veya meslek hastalığının hekim raporuyla ilk defa tespit edildiği veya sigortalıların yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı kanunlara veya 506 sayılı kanun ile diğer sosyal güvenlik kurumlarına tâbi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonraki yaş tashihleri dikkate alınmaz.” Anayasa Mahkemesi son noktayı koydu Sosyal Sigortalar Kanunu’nda yapılan bu değişikliğin anayasaya aykırı olduğu iddia edilmiş, davaya bakan yerel mahkeme söz konusu iddiayı yerinde bulmuş ve Anayasa Mahkemesi’ne götürmüştü. Anayasa Mahkemesi konu ile ilgili kararını verdi. Yüksek Mahkeme sigortalılık süresi içerisinde doğum tarihlerinde yapılan yaş düzeltmelerinin, sigortalılara aylık bağlanmasında dikkate alınmamasını Anayasa’ya aykırı bulmadı. SSK’ya tabi olarak çalışan davacının sigortalılık süresi içindeki yaş tahsisi kararının, yaşlılık aylığı bağlanmasında dikkate alınmaması üzerine açtığı davada, ilgili yasa hükmünün Anayasa’ya aykırılığı savını ciddi bulan yerel mahkemenin başvurusunu, “devletin, personel politikasını belirlemede büyük önemi olan emeklilik düzenini, aktüeryal dengeleri gözeterek bilimsel verilere göre belirlemesi ve buna göre gerekli yasal düzenlemeleri yapmasının doğal olduğunu” belirterek reddetti. Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı tüm kamu kurum ve kuruluşları ile herkesi bağladığı için emeklilik işlemlerinde düzeltilmiş yaş dikkate alınmayacaktır. Hemen belirtelim ki; sigortalı olmadan önce çalışmaya başlayanların yapmış oldukları yaş tahsisinde bir sorun olmamaktadır. Kişilerin ilk defa sigortalı çalışmaya başladıkları tarihten sonra yapmış oldukları yaş düzelmeleri emeklilik işlemlerinde kabul edilmemektedir.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT