BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dalan’dan hodri meydan

Dalan’dan hodri meydan

TGRT HABER TV’de Mehmet Soysal’ın hazırlayıp sunduğu “Baş Başa”ya konuk olan İSTEK Vakfı’nın kurucusu Bedrettin Dalan, “Sözde soykırım iddialarının doğru olduğunu öne süren bilim adamlarını, üniversiteme davet ediyorum. Güvenlikleri bana ait. Hodri meydan” dedi.



İSTANBUL- Sözde Ermeni soykırımı iddialarını destekleyen Türk bilim adamlarının Boğaziçi Üniversitesi’nde yapmak istediği, ancak gelen büyük tepkiler nedeniyle ileri bir tarihe ertelemek zorunda kaldığı konferansa değinen Bedrettin Dalan, “Bu bilim adamlarını üniversitemizde Türk tezini savunan kişilerle demokratik bir şekilde tartışmaya davet ediyorum” dedi. TGRT HABER TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Soysal’ın hazırlayıp sunduğu Baş Başa’nın bu haftaki konuğu; Eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve İSTEK Vakfı’nın kurucusu Bedrettin Dalan’dı. Boğaziçi olmadı, Yeditepe’ye buyrun! “Türkiye’de soykırım vardır” diyen 3-4 Türk bilim adamına TGRT aracılığıyla seslendiğini dile getiren Dalan: “Israrla söylemeye devam edeceğiz ki biz soykırım yapmadık. Türkler soykırım yapmaz. Buradan soykırım vardır diyen 3-4 Türk bilim adamını üniversitemizde Türk tezini savunan kişilerle demokratik bir şekilde tartışmaya davet ediyorum. Güvenliğiniz Bedrettin Dalan’a aittir. Belgeleri ve kanıtları ortaya koyarak bu meseleyi tartışmayı öneriyorum. Hodri meydan diyorum. Beni üzen şey, bilim adamı sıfatıyla konuştukları için bu insanlar istediklerini söylüyorlar. Türkler kendi kanatları altındaki milletlere her zaman şefkat göstermişlerdir. Tarihte, düşmanına öldüğü sırada su veren tek Hakan bizim Sultan Murat’tır.” Özbekistan’ın yeni lideri belli Soysal’ın Gürcistan ve Ukrayna’daki “kadife devrimleri” belirterek, Ortadoğu ve Kafkasların yeniden şekillendiğini söylemesi ve “Sırada hangi ülke var?” diye sorması üzerine Bedrettin Dalan, şöyle konuştu: “İşin aslı Büyük Ortadoğu Projesi. Bu proje Hazar’ın doğusunu ve batısını kapsayan bir projedir. ABD bu coğrafyada demokratik görünümlü ve kendi kontrolünde ülkeler oluşturmak istiyor. Bununla beraber petrol akışını da kontrolünde tutmak istiyor. Özbekistan’da bir deneme oldu. Başarısız oldu. Ancak iktidar uzun vadeli kalamaz. Diktayı eninde sonunda devirecekler. Kim gelecek diye sorarsanız. Söylemeyelim ismini. Çünkü yakınım olan bir isim. Büyük ihtimalle o gelir. 14 Haziran’da Kırgızistan’daki seçimde Kurbanbekov kesin gelir. Ondan sonra sıra Ermenistan ve büyük ihtimalle de Azerbaycan’a gelir. Böylece hem Orta Asya’da hem Ortadoğu’da yeniden şekillenmeler başlar.” Sırada Azerbaycan var... Soysal’ın Azerbaycan’dan tişörtlerin bile dağıtıldığını ve devrimin renginin mavi olduğunun belirtildiğini vurgulaması üzerine Dalan, “Şimdi oraları manipüle etmek kolay. Oraların halkı hem kültürel hem sosyal yapı ve kontrol edilmeye uygun bir demokrasi geçmişine sahip. O yüzden bu değişimleri orada yapmak kolay olur. Belki de iyi oluyor. Çünkü bu değişimlerle bazı işleri yapmak kolay oluyor” diye konuştu. Avrupa bizden neden korkuyor? Türkiye’nin AB ile üyelik müzakere sürecini de değerlendiren Dalan, “Avrupa’da Türk korkusu hâlâ var. Alman bir arkadaşım bu korkuyu nüfusumuzun fazlalığına, Müslüman olmamıza ve topraklarımızın büyüklüğüne bağlamıştı. Hangisinden vazgeçelim. Müslümanlığımızdan mı, coğrafyamızdan mı, nüfusumuzdan mı? Biz üniter bir devlet ve kaynaşmış bir millet olduğumuz için ne topraklarımızın bölünme tehlikesi vardır ne de nüfusumuz azalır” diye konuştu. Bedrettin Dalan, Avrupa’daki Türk düşmanlığı konusunda çarpıcı tespitlerde bulundu: “Avrupa devletlerinin oluşumuna baktığımızda Türk karşıtlığını görürüz. 500 senedir Türk karşıtlığıyla Avrupalı devletler kendi kimliklerini oluşturmuşlardır. Avrupalılar Osmanlılar döneminde bizden hep Türkler diye bahsetmişlerdir. Bir Türk korkusu her zaman Avrupalılarda görülmüştür. Çocuklarını bile, “Türk geliyor” diye korkutmuşlardır. Avrupa Devletleri kimliklerini bu Türk korkusu ve karşıtlığıyla kurmuşlardır. Ayrıca Avrupa’da nüfus yaşlanıyor. Yaşlı nüfusun yerine gelecek genç nüfus Avrupa’da yok. O sokaklarda yürürken neredeyse hiç küçük çocuk görmedim. Nüfusumuzun genç olması bizim için büyük bir avantaj aslında. Eğer genç nüfusumuz üretken olursa Avrupa bize yalvarır hale gelir. Bunun ötesinde Avrupa ihracat yapamaz hale gelmiştir ve köşeye sıkışmıştır. Avrupa Merkez Bankası’nın mekanizması hantal ve yavaş işliyor. Ani refleksleri ABD’ninki gibi hızlı değil. AB karar alana kadar ABD işi bitiriyor. Bununla beraber Fransa’nın AB Yasası’na “hayır” demesi AB’yi iyice zayıflatmıştır. Diğer bir neden ise Avrupa’da sosyal hakların çok yaygın hale gelmiş olmasıdır. Bu durum AB’yi Çin gibi ülkelerle rekabet edemez hale getirmiştir. Avrupa’nın siyasal yapısından kaynaklanan bu sebeplerden dolayı AB’de işsizlik artmaya devam ediyor.” Saddam’a tokat gibi cevap! Mehmet Soysal’ın, “Çevremizde yaşanan bu olaylar Türkiye açısından iyi mi kötü mü oldu?” sorusu üzerine, Dalan, bugüne kadar hiç duyulmayan tarihi bir olayı ilk kez Baş Başa’nın canlı yayınında açıkladı: “Mesela Saddam’ın gitmesi Türkiye için iyi oldu. Talabani’nin gelmesi iyi mi? Hayır değil. Ancak Saddam’ın gitmesi iyi oldu. Örneğin, dönemin başbakanı Yıldırım Akbulut’un Irak’ı ziyaretinde Saddam Hüseyin, Türkiye’yi ve İncirlik’i bombalamakla tehdit etti. Akbulut da çok iyi bir cevap vererek görüşmeyi yarıda kesti ve bir Türk Başbakanı’na yakışan şekilde Saddam’a tepkisini gösterdi. Saddam’ın ‘Amerika bu bölgeden gittiği zaman ne yapacaksınız?’ sorusuna da, “Gittiği zaman görürsünüz” diyerek kendine yakışan, Türk’e yakışan en güzel cevabı verdi.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT