BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Spor yazarı nasıl olur?...

Spor yazarı nasıl olur?...

1.Ortaya bir fikir atar... 2.Bu fikirde diretir... 3.Bu fikir sabittir değişmez... 4.Cidden değişmez zorlamayın...



1.Ortaya bir fikir atar... 2.Bu fikirde diretir... 3.Bu fikir sabittir değişmez... 4.Cidden değişmez zorlamayın... 5.Dünya üzerindeki bütün spor bilgileri spor yazarlarının bilgi ve tecrübeleri ile sınırlıdır... 6.Spor yazarı seyretmiyorsa futbol takımlarının Şampiyonlar Ligi falan oynamasına gerek yoktur... 7.Kimse yeni sistemle falan uğraşmamalıdır. Spor yazarı doğruyu bulmuştur... 8.Değişik bir fikirle karşılaşıldığında, ilk önce dalga geçilir... 9.Değişik fikri ortaya atan diretiyorsa, fikri ortaya atanla dalga geçilir... 10.Hâlâ direniyorsa, “Ya bırak bunları, hayat boş ne tartışıyorsun”a gelir sıra... 11.Baktı hâlâ direniyor, tartışma saptırılır... Fikri ortaya atan futbol konuştuğunu zannederken, kendini bir anda ekonominin çarkları içinde bulur... 12.Hâlâ direniyorsa küsülür, trip atılır, “Siz bana hakaret ediyorsunuz” denir... 13.Karşı tarafın küsme hakkı yoktur. Bizim ora... İzmir’den trene binen yaşlı teyze kondüktöre Ege şivesiyle; “-Menimen’e gelence beni haber et yavrıım, unutma” der... Gecenin ilerleyen saatlerinde Menemen’i geçer geçmez yaşlı teyzenin Menemen’de ineceği kondüktörün aklına gelir, hemen makiniste gidip haber verir... Makinist de “Gecenin bu saatinde teyzeyi buralarda indiremiyeceğimize göre geri geri gideceğiz, soran olursa ‘tren makas değiştiriyor’ deriz” diye bir çözüm bulur... Bir yarım saat geri geri giderek Meneme’e gelinir ve kondüktör teyzeye gidip haber verir: “-Hadi teyze Menemen’e geldik...” Teyze; “Sağol yavrıım” deyip çantasından hapını çıkarır ve içer... bizimkiler (TCK’nın ilgili hükmüne göre yapılması mecburi düzeltmeler...) > Yazıişleri Müdürümüz Nuh Albayrak, daha önce Büyükşehir Turnuvası’nda da takımı yalnız bırakmamış ve bugüne kadar çeşitli turnuvalardaki 10 final maçının 2’sinde takımın yanında olmuştur... Düzeltir, özür dileriz... > Beylikdüzü Belediyesi Basın Danışmanı Ahmet Bilici’nin burnu, zannedildiği gibi esnafla girilen bir tartışmada değil, bizimle yaptığı halı saha maçında, hatta bizzat benim dirsek darbemle kırılmıştır... Düzeltir, özür dileriz... > Dündar Abi’nin cep telefonuyla konuşurken telefon kılıfının boş olduğunu farkedip, karşıdakine “Olum telefon kayboldu” diye telaşlandığını yazmıştık... Doğrusu cep telefonu masa üstündeyken Dündar Abi’nin telefon kılıfını kulağına götürdüğüydü... Düzeltir, özür dileriz... > Arkadaşların öğle yemeklerinde sürekli tavuk istediğini yazmış, sonraki günlerde arka arkaya 3 gün tavuk çıkmıştı... Ancak bu isteği; tavuğu sevmeyen Naci Abi’ye gıcıklığına istemiştik... Düzeltir, kendisinden ve diğer arkadaşlardan özür dileriz... Hayata dair... Sevmek; uyuşturucu almak gibidir... Başlangıçta kendini iyi hissedersin, bütünüyle verirsin... Ertesi gün, daha fazlasını istersin... Henüz zehirlenmemiş, o duygudan hoşlanmışsındır... ...Ve onun üzerindeki egemenliğini sürdürebileceğini sanırsın... Sevdiğin kişiyi iki dakika düşünür, sonraki üç saat boyunca unutursun... Ama yavaş yavaş onun varlığına alışır, ona bütünüyle bağımlı hale gelirsin... Böylece onu üç saat düşünür, iki dakika unutmaya başlarsın... Yakınında değilse, bağımlıların uyuşturucu bulamadıkları zaman hissettikleri şeyi hissedersin... Uyuşturucu bağımlılarının, gerek duydukları şeyi bulamadıkları zaman hırsızlık yaptıkları gibi, kendilerini aşağıladıkları gibi, aşk için her şeyi yapmaya sen de hazırsındır... - Paulo Coelho - Tebeşir Tozu... “-İlham diye bir kavramın varlığı kesin; önemli olan insanı çalışırken yakalaması...” (Picasso) temelin yeri Temel kapıyı açtığında karşında bir dilenci görmüş... Dilenci; “-Lütfen yardım edin, bir kolumu kaybettim...” Temel; “-Burada değildir... Başka yerde arayın...” *** Temel Fadime’ye romantik sözler ediyormuş; Temel; “-Sen saraylara lâyıksın biliyor musun?...” Fadime; “-Ayyy... Öyle mi, ne tatlısın canım...” Temel; “-Ama simit saraylarına...” *** Yine hafif rüzgarlı bir sonbahar akşamı... Fadime “-Üşüyorum Temel... Temel; “-Montunu giy hayatım...” Fadime; “-Hiç romantik değilsin...” Temel; “-Ne?... Ben mi giydireyim?...” Bugünün buluşu > İlk kez bir mağaza, etiket fiyatının küsuratını “999” olarak belirledi... (08.06.1999) itiraf reyonu... (isim: halil ünlü... şehir: adana... yaş: yirmidokuz...) Birkaç hafta önce şu an vatani görevini yapmakta olan halamın oğlu Alim Eşsiz’in başka bir gazetede yayınlanan, sevgilisine yazdığı şiiri tesadüfen de olsa okumuş oldum... ...Ve o sayfayı bütün ailesine gösterdim, bununla da yetinmeyip kahvehanenin camına yapıştırıp, bütün mahalleye okuttum... Alim’e de “Kimseye söylemedim” dedim ama mâlesef herkese reklam etmiş oldum... (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) Bilinç-6... 1-Devlet memurunun “Bugün git yarın gel” diye tanınması... 2-Nejat Uygur’un ağzını yayarak hoş bir telaffuzla, “Meeemur” sloganı... 3-Vatandaşın memuru “Salla başı al maaşı” olarak görmesi... 4-Turgut Özal’ın “Benim memurum işini bilir” açıklaması... 5-Süleyman Demirel’in “Benim köylüm, benim işçim, benim memurum” demesi... 6-Tayyip Erdoğan’ın “Bu memurlar uzaydan gelmedi” yorumu... sağdan - soldan (Beşiktaş - 7. Noter Duvarı - Nurettin Eroğlu...) “-SON GÜNLERDE NOTERLİĞİMİZE HIRSIZLAR DADANMIŞTIR... BU NEDENLE KIYMETLİ EVRAKLARINIZI, ÇANTANIZI BANKO ÜZERİNE BIRAKMAYINIZ...” *** (Karagümrük - Kahvehane Camı - Mevlüt Yıldız...) “-MÜŞTERİLERİN KAPI ÖNÜNE SANDALYE ÇIKARMASI, TAVLA OYNAMASI, ÇEVREYİ RAHATSIZ EDEREK BAKMASI YASAKTIR...” diyAlog... (SHOW TV - Ah Kalbim...) SERDAR ORTAÇ: Seçeceğin insanın nasıl biri olmasını istersin?... TUĞBA ÖZAY: Boyu boyuma, huyu suyuma uygun olsun... *** (FB TV - Basın Toplantısı..) MUHABİR: Hakan Şükür’ün Milli Takım’a alınmayışında F.Bahçe’nin parmağı var mı?... AZİZ YILDIRIM: Tam tersine alınmasını isteriz... Maç yapsın da yorulsun diye... *** (ATV - Elifname...) MUHABİR: Programı neden terkettiniz?... DOĞUŞ: O lafı duyunca tüylerim çok pipiriklendi... sanatik kritik “-Yaptığım röportajda sorduğum sorudan önce yüzümün şekli konuşuluyorsa güzelim demektir...” (...Deniz Akkaya) politik kritik “-Çiftçiyi zengin etmek için ömrümce uğraştım... Hatta avucumda buğday tohumu bile getirdim...” (...Süleyman Demirel) sportik kritik “-Milli Takım’ın problemi Ersun Yanal - Hakan olayı değil... Ortada çok fazla yalancı pehlivan var...” (...Şenol Güneş) Şifa Yemek Öğle Menüsü Ezogelin Çorba... Hindi İslim Kebap... Sebzeli Pilav... Cacık... (www.sifayemek.com.tr)
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98380
    % -0.92
  • 6.1084
    % -1.11
  • 7.1674
    % -1.43
  • 8.0382
    % -1.06
  • 235.035
    % -1.25
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT