BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tulun dostumun, yanlış adresi!

Tulun dostumun, yanlış adresi!

Bülent Tulun, yani G.Saray Spor Direktörü, özellikle basketbol maçlarında sıkça karşılaştığım ve ayaküstü de olsa, zengin spor içerikli sohbetlerimin olduğu bir dostum, bir spor adamı...



Bülent Tulun, yani G.Saray Spor Direktörü, özellikle basketbol maçlarında sıkça karşılaştığım ve ayaküstü de olsa, zengin spor içerikli sohbetlerimin olduğu bir dostum, bir spor adamı... Tulun, başkan Canaydın tarafından Batı standartlarında bir göreve atandığında, camiadan çok çatlak ses duymuştum. Kimilerine göre Tulun, muhalefet kanadındandı, böyle olunca da başkan hatalı bir tasarrufta bulunmuştu. Ama benim tanıdığım Bülent, sporcudur, spor adamıdır. Önce, yazmada ve kutlamada geç kaldığımdan dolayı özür dileyip, sonra Bülent Tulun dostumun, geçtiğimiz günlerde spor medyasında yer alan bir yakınmasına eleştiri getireceğim. Bülent demiş ki; “Türkiye’nin neresine transfer için el atsanız, karşınıza hep birer Gallardo çıkıyor...” Yani G.Saray Spor Direktörü, yerli oyuncuların pahalılığından yakınmış ve bu nedenle de transfer politikalarını yurt dışına çevirmek zorunda kaldıklarını dile getirmeye çalışmış. Oysa Bülent dostumun, gözlerini yurt dışına çevireceğine, 17 yaş Milli Takımı’nda bulunan altı, 20 yaş takımında yer alan iki ve geçen sezon Hagi’nin zaman zaman G.Saray forması içine soktuğu iki-üç çok önemli oyuncusuna yönelmesi gerekirdi. Tulun, bu vizyonu olan bir spor adamıdır. Bu yüzden yazımın girişi ile kontraya düşmüş görünüyor sanki... Geleyim sadede... Ben Bülent dostumun veya G.Saray’ın en yetkili ve etkili kişisinin yerinde olsam, kese ne kadar uygun ise, tek bir oyuncuya para verirdim. O da Hagi mânâsında biridir. Yani, yukarıda sözünü ettiğim genç ve yetenekli kuşağı bir Emre, bir Okan, bir Ümit Davala, bir Hasan gibi maç oynarken eğitecek ve genç yaşta yaşlandıracak, tecrübe sahibi yapabilecek bir oyuncu... Var mı? Olmaz mı? Böyle bir transfer politikası hem Bülent’i, hem de tüm yönetimi pahalı yerliler için yakınmadan kurtarır, hem de kulübü içinden çıkmaya çalıştığı borç batağına iyice saplanmaktan... Yani sevgili Bülent dostum; G.Saray olarak, hiç de yabancı piyasasına fazla dağılmak gibi bir zorunluluğunuz gözükmüyor. Hele hele yerli piyasaya hiç... Bu avantaj da sadece ve sadece G.Saray’da bulunmaktadır. Çünkü o gençler, gerek milli maçlarda, gerekse geçtiğimiz sezon içindeki özel, hatta hatta lig maçlarında kendilerini çoktan ispat etmişlerdir. Sen sen ol Bülent dostum, yerli Gallardo’lardan yakınmayı bırakıp, eldeki hazineyi kullan! Son dakika notu: Şayet G.Saray 3-5 yüz bir euro zamanında ödeme yapamadığı için Ribery’yi kaybettiyse, hiç kimse kusura bakmasın ama bugün bu kulübün yönetiminin başında bulunan kim varsa istifa mektubunu imzalayıp bırakmalıdır.
Reklamı Geç
KAPAT