BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Kırk yamalı sanat

Kırk yamalı sanat

Halk arasında “yamalı bohça”, “kırkpare” gibi isimlerle bilinen “patchwork” sanatının Türk ustaları, geçen yıl birinci oldukları Avrupa Patchwork Şampiyonası’nda 6 eserle Türkiye’yi temsil edecek.



> Kültür Servisi Önceleri fakirlik ve yokluktan Anadolu kadınlarının artan kumaşları israf olmasın diye bir araya getirerek yaptıkları “kırkyama” ya da “kırkpare”ler sandıklarda unutulup gitmiş derken “patchwork” adıyla ciddi sanat eserleri olarak görülmeye başlandı. “Yamalıbohça”, “kırkpare” ya da “yama işi” veya yeni adıyla “patchwork” daha yakın zamana kadar demode olmuşken, Batı’da bir akım olarak başlamasının ardından bizde de rağbet gördüğü günlere döndü. Anadolu’daki eski sanat anlayışlarından etkilenerek şekillenen ve çevresinde yaşamakta olan ilkel süsleme sanatlarının özelliklerinden yararlanarak kişiliğini ve kurallarını ortaya koyan “patchwork” aslında bir geleneğin de devamı. En eski örneklerinin Topkapı Sarayı’nda sergilendiği “patchwork” ürünleri artık sadece ihtiyaçtan değil, sanat için de yapılıyor. Şimdilik dikiş-nakış kursları kadar ilgi görmese de artık bir şeyler üretmek isteyen kadınların yavaş yavaş farkına vardıkları bir sanat dalı patchwork. Önce parçala sonra dik Bizde “parçalı bohça”, “ninemin bohçası”, “yamalı bohça”, “kırk pare”, “hanım dilendi”, “bey beğendi” adlarıyla bilinen “patchwork” önceleri artan kumaşları hem değerlendirmek, hem de ihtiyacı karşılamak üzere hazırlanmış örtüler. Günümüzde kıyafetler artık evlerde dikilmeyip tamamen hazır giyim hakim olduğu için evinde parça kumaş bulamayan kadınlar, şimdilerde mağazalardan satın aldıkları kumaşları önce parçalıyor, sonra da yine Batı kaynaklı dergilerdeki modellere göre tekrar bir araya getiriyorlar. Parçalar yanyana getirilirken aynı cins ve büyüklükte olmasına ve renk uyumuna özen gösteriliyor, alttan birbirine eklenerek yüzden temiz görünecek şekilde hazırlanıp ve bir kumaşla astarlanıyor. Patçwork’un son işlemi ise etrafı çepeçevre bir başka kumaşla pervazlamak. Bu tarzın Asya kökenli olduğu, kavimlerin tarih içindeki hareketini takip ederek Anadolu’ya geldiği, oradan da Haçlı seferleriyle 12-13. yüzyıllarda Batı’ya taşındığı düşünülüyor. Parçalı örtü yapmak aslında bir tekniğin adı ve bohçadan seccadeye, yorgan, yatak örtüsü ve yastığa kadar ev mefruşatında yaygın olarak kullanılmış. Son yıllarda farkına vardığımız patchwork sanatıyla ilgili önemli gelişmeler var bu aralar. Geçen yıl Türkiye’ye birincilik getiren GC Patchwork Stüdyo sanatçıları, Avrupa Patchwork Şampiyonası’nda yarışacak. Değişik meslek dallarından gelen ve stüdyoda amatör ruhla çalışmalarını sürdüren “patchwork sevdalıları”, katıldıkları yarışmalardan ödüllerle dönüyor. Geçen sene Hayal Aytekin ve Selma Doğan’ın “Anılar” adlı eseriyle aynı şampiyonada “Quitt Mania” adlı büyük ödülü kucaklayan stüdyodan bu yıl da 4 sanatçı, 6 eseriyle başarı için ter dökecek. Teması “Dört Mevsim” olarak belirlenen yarışmada, Günsu Güngör’ün “Her Zaman, Her İklimde”, Selma Doğan’ın “Merhaba” ile “Adam and Eve”, Ülker Gedikoğlu’nun “Starlight” ile Müzeyyen Kulalı’nın “Mevsim Bahar Olunca” ve “Karlı Kayın Ormanı” isimli eserleri yarışacak. Başvuruları tamamlanan ve hazırlık çalışmaları başlayan Ekim ayındaki Avrupa Patchwork Şampiyonası için geri sayım sürerken, yaklaşık 50 ülkenin katılacağı yarışmada Türk ekibi, zorlu rakiplerini geride bırakmak için uğraş verecek. Kökeni Anadolu ama... Atölyede çeşitli meslek gruplarından 100’e yakın katılımcının patchwork çalışmalarını sürdürdüğünü anlatan Patchwork sanatçısı Günsu Güngör, katıldıkları yarışmalarda da Türkiye’ye önemli başarılar getirdiklerini söyledi. Kökeni Anadolu’dan gelmesine rağmen bu sanat dalında kazandıkları başarıların Türkiye’de yeterince bilinmediğini ifade eden Güngör, yurtdışında bu sanat dalının çok önemsendiğini söyledi. Türkiye’de aynı ilgiyi görememelerine rağmen büyük sponsor destekleriyle yarışmaya giren dünya ülkelerini geride bırakmanın önemli bir başarı olduğunu vurgulayan Güngör, “Bu yarışmalar, patchwork sanatının olimpiyatları gibi. Onların büyük sponsorları var. Ancak biz, alnımızın teriyle onları geride bırakarak ödül alıp geliyoruz” dedi. Bu yarışmalarda finale kalmanın bile büyük başarı olduğunu anlatan Güngör, “Artık bu yarışmalarda derece almak, bizim için bir misyon haline geldi. Türkiye büyük çabalar sonucunda bu yarışmalarda prestijli bir ülke haline geldi. Rakiplerimiz de bizden çekiniyor” diye konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT