BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hem Halife hem Sultan Yavuz Selim Han

Hem Halife hem Sultan Yavuz Selim Han

Selim Han, Çaldıran’dan sonra, Şah’a ikinci bir darbe vurmak için “İran Seferi”ne hazırlanıyordu. Fakat, Şah İsmail, Memlûk Sultanı Gavri’ye haber göndererek, sıranın kendilerine geleceğini bildirdi. Bunun üzerine Kansu Gavri, Şam’a sonra da Halep’e geldi...



Yavuz Sultan Selim Han, âlimlere başvurarak, Müslüman bir devlete karşı girişeceği seferin meşruluğuna dair fetva istedi. Devrin en meşhur âlimlerinden Zenbilli Ali Cemalî Efendi istenilen fetvayı verdi. Bu fetva üzerine harekete geçen Yavuz Sultan Selim Han, Osmanlı ordusu ile Kayseri’ye geldi. Bursa kadısı Zeyrekzâde ile Karaca Paşa’yı Memlûklarla müzakere etmek üzere elçi olarak Halep’e gönderdi. Elçilerin hakarete uğraması üzerine, Yavuz Sultan Selim Han, ileri yürüyerek yolu üzerindeki kaleleri aldı... Şafakla beraber hücum!.. Kansu Gavri, 2 Ağustos 1516 günü sabahı Mercidâbık’a geldi; aynı gün, Selim Han da göründü ve Hz. Davud Peygamber türbesi yakınında otağ kurdu. İki ordu o geceyi hazırlık içinde geçirdiler. Ve, Mercidâbık Savaşı, 24 Ağustos 1516 günü güneşin doğmasıyla başladı... Savaş, Cündilerin saldırısıyla başladı ve Osmanlı kollarını sarstı. Yavuz Sultan Selim Han, sağ kola Küçük Sinan Paşa, sol kola Yunus Paşa emrinde yardımcı kuvvetler gönderdi; Memlûk saldırılarını önleyerek topları ateşletti. Böylece girişilen ve ikindiye kadar süren saldırılar sonunda Memlûk ordusu bozuldu; top ve tüfek ateşi altında kaçanlar öldüler; Hayırbay ve Sibay kendilerine bağlı kuvvetlerle hızla çekildiler... Halep halkı, şehirden çıkarak Yavuz Sultan Selim Han’ı karşıladı. Selim Han, törenle Halep’e girerek valinin sarayına yerleşti. Halifeyi huzuruna kabul ederek ondan “Halifelik alâmetleri”ni aldı; Ulu Cami’de hutbe, Yavuz Sultan Selim Han adına okundu ve “Hâdimü’l- Haremeyni’ş-Şerîfeyn” (mukaddes Mekke ve Medine’nin hizmetçisi) unvanını aldı. Kansu Gavri’nin sonu hakkında bir haber alınamadı. Memlûkların bozularak etrafa kaçıştıkları bir sırada onun da kaçtığı, çölde dinlenirken öldüğü rivayeti vardır. Teknik ve askerin fedakârlığı Osmanlıların kısa bir süre içinde, Mercidâbık’ta Memlûkları yenmesinde, teknik ve ateşli silahlara sahip olmaları etkili oldu. Yavuz Sultan Selim Han’ın, savaşı sevk ve idaredeki ustalığı, beylerbeylerinin, sancakbeylerinin, görevlerini aksatmadan yapmaları ve askerin fedakârlığı da rol oynadı. Bu arada, Memlûk ordusunun tam bir anlaşmazlık içinde olması, kumandanların Yavuz Sultan Selim Han’la yakın ilişkiler kurması, yerli halkın Memlûkları desteklememesi, savaşın Osmanlılar lehine sonuçlanmasını sağladı. Nitekim, bu savaştan sonra Yavuz Sultan Selim Han, Hama, Humus ve Şam şehirlerini kolaylıkla elde etti ve halk tarafından sevinçle karşılandı...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT