BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hayata dair...

Hayata dair...

Beni bıraktın ve kendi yoluna devam ettin... Senin için matem tutmayı ve uzaklaşan hayalini altından bir şarkı ile yoğrulmuş olarak kalbime yerleştirmeyi düşündüm...



Beni bıraktın ve kendi yoluna devam ettin... Senin için matem tutmayı ve uzaklaşan hayalini altından bir şarkı ile yoğrulmuş olarak kalbime yerleştirmeyi düşündüm... Fakat ey benim kara talihim, ne yazık ki, vakit dardır... ... Gençlik yıldan yıla yıpranır, bahar günleri uçucudur; nazlı çiçekler hiç yoktan solar, ölürler... Ve tecrübeli arif kişi, hayatın, lotus yaprağındaki bir şebnemden başka bir şey olmadığına beni uyarıyor... Bana arkasını dönen birisine bakmak pahasına bütün bunları ihmal mi edeyim?... Bu, kaba ve aptalca bir hareket olur... Zira vakit dardır... ... Bir köşeye oturup ilham almak ve her şeyimin sen olduğunu kafiyelemek ne tatlıdır... Kederleri kucaklamak ve hiçbir suretle avunmamaya karar vermek kahramanca bir haldir... Fakat taze bir yüz, kapımdan beni gözetliyor ve gözlerini gözlerime kaldırıyor... Gözyaşlarımı silmekten ve yeni şarkımın makamını değiştirmekten başka bir şey yapamıyorum... Zira vakit dardır... - Rabindranath Tagore - Tebeşir Tozu... “-Tesadüf, inançsızların kadere taktığı isimdir...” (Andre Suares) bizimkiler Emin UEFA İnter Toto Kupası’ndan bahsediyor; “-Belediye Ankara UEFA İnternet Toto’ya katılan ilk takım...” *** Üçüncü katın çaycısı Hasan, yönetime dilekçe yazarak stajer çaycı istedi... *** Küçük Hüseyin logal kapaklarla ilgili bir şey anlatıyor; “-Abi bu lokal kapaklar var ya...” diyAlog... (ATV - Hey Gidi Günler...) SERDAR ORTAÇ: “Kulak” konulu bir şarkı istiyorum arkadaşlar... FİRDEVS: Seni andım bu gece... Kulakların çınlasın... SERDAR ORTAÇ: O dudakların çınlasın mıydı, kulakların çınlasın mı?... *** (KANAL D - Meksika - Arjantin...) İLKER YASİN: Rakamlar Arjantin’in başarılı olduğunu gösteriyor... Biz buna istatistikler diyelim... *** (TGRT - Haber Magazin...) ASLI HÜNEL: Nilay Dorsa’ya Ata adına çiçek gönderdiğiniz doğru mu?... SEMRA HANIM: Değil ona çiçek, deve dikeni bile göndermem... Dünyanın en zor meslekleri... * Yüzündeki çizgi sayısı 7’yi geçmiş Fatih Terim’e soru soran muhabir olmak... * Erman Toroğlu’nun oturduğu sokakta pazarcı olmak... * Turizm Bakanı Atilla Koç’un seyrettiği tiyatroda oyuncu olmak... * Metin Şentürk’ün Jet-Ski’ye bindiği sahilde tatilci olmak... * Özhan Canaydın’dan yıldız futbolcu isteyen hoca olmak... * Ersun Yanal’ın apartmanında Hakan isimli olmak... * Murat Demirel’e amca olmak... S.Ö.Z. der ki; “-Dünyanın en kötü mağlubiyeti, yatanın koşana üstünlük sağladığı yarıştır...” (Duygusal zeka konulu konuşmasındaki müthiş S.Ö.Z.leri...) SÖZ’ün gelimi... (Sonradan neler yaptılar?...) * Keloğlan saç ektirdi kafasına... * Dede Korkut huzurevine yattı... * Ali Baba çiftlik sahibi oldu... * Red Kit sigarayı azalttı... * Zagor odun kırıyor... * Ayşegül tarihi eser kaçakçısı oldu... * Cin Ali medyum oldu... * Polyanna delirdi... * Kırmızı başlıklı kız kurt ile kaçtı... * Robinson ıssız adasını tatil köyü yaptı... * Zühre, Aslı, Şirin manken oldu... * Çıta televizyona dizi yaptı... * Robinson vergi memuru oldu... * Sindirelle DJ oldu... * Süperman felç oldu... (Punky’nin “Çocukluğumuzdan biz kaldık” konulu eseri...) itiraf reyonu... (isim: mfa... şehir: istanbul... yaş: yirmiüç...) Dört beş arkadaş Büyükada’ya gitmiştik... Acıktığımızı farkedip, “Önce birşeyler yiyelim, sonra adayı gezeriz” dedik... Aldık şöyle 7-8 kiloluk bir karpuz, pikniğe müsait bir yer bulup günlük gazetelerin eklerini sererek oturduk... Ama hepimiz öğrenciyiz ve bıçak taşıma gibi bir adetimiz yok... Bir arkadaş bilgisayar mühendisiydi ve laptopuyla beraber gelmişti... Çıkardı bir CD, bilişime yeni bir boyut ve işlevsellik getirmiş olduk... “Karpuzu CD ile kesme” patenti için müracaat edeceğiz... (isim: rezil... şehir: fatsa... yaş: onaltı...) Geçen parkta bir arkadaşımla oturuyordum... Önümüzden son derece güzel bir kız geçti ve ben de kur olsun diye “Acaba şu güzel kız kim olabilir” diye söylendim... Kız beni duydu ve baktı... En kötüsünü sona sakladım, kız arkadaşımın ablası çıktı, o günden beri görüşemedik...Bunu okuma imkanı bulursa ondan çok özür dilerim... (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) Bugünün buluşu * İlk kez söylenen çay geciktiğinde “Rize’den mi gelecek” esprisi yapıldı... (04.07.1977) temelin yeri Dursun yaşlı dedesi Temel ve ninesi Fadime’nin evlerine misafir olmuş... 75 yaşındaki Temel, karısından bir fincan daha çay isterken, “Çiçeğim, bir bardak daha verir misin” demiş... Karısının getirdiği çayı alırken de “Bebeğim, sana çok zahmet oldu” diye eklemiş... Dursun dedesinin karısına kullandığı sözlerden çok etkilenmiş; -Dedeciğim kaç yıllık evlisiniz?... “-Kırk seneyi geçtik evlat...” -Allah muhabbetinizi artırsın... Sürekli çiçeğim, peteğim, bebeğim gibi güzel sözlerle hitap ediyorsunuz galiba... Yanakları pembeleşmiş nine, “Doğru, birkaç yıldır hep bana böyle hitap ediyor” deyip mutfağa doğru yöneldiğinde Temel torununun kulağına doğru eğilerek; “-Şişşşt... Çaktırma iki sene oldu adını unutalı...” kadınlar & erkekler... Kısa boylu kadınsanız; * Ergenlik çağında zorla içirilen sütler yüzünden inek bile görmeye tahammül edemezsiniz... * Topuklu ayakkabılar bir numaralı bağımlılığınız, uzun boylu kızlar en Büyük düşmanınızdır... * Her yere sığarsınız... Arkadaş arabalarına altıncı - yedinci olabilirsiniz... * Öpmek istediğiniz kişi eğilmeden onu öpmeniz mümkün değildir... Kısa boylu erkekseniz; * Kafanızı bir yerlere çarpma riskiniz yoktur... * Yaşınız olduğunuzdan küçük gösterir... * Maalesef kızlar sizi her zaman sadece arkadaş olarak görür... * Biriyle çıkabilmek için zenginlik, çok başarılı olmak gibi yan etkenlere ihtiyac duyarsınız... * Ne kadar “Yok” diye kendinizi kandırsanız bile kesinlikle boy kompleksiniz vardır... Uzun boylu kadınsanız; * Evlenmeniz için tanıştırılan erkeklerin yüzde 90’ı sizden kısadır... * Lisede, kısa boylu, kompleksli öğretmenler size gıcık olur... * Çocukluktan ergenliğe geçtiğiniz döneminde çocuk reyonundaki kıyafetler üzerinize olmaz. Yetişkin kıyafetleri ise komik durur. Sinir olmuş bir şekilde eve dönersiniz... * Ama ne giyerseniz yakışır... Üç dört kilo alsanız bile hiç belli olmaz... * Evde perdeleri hep size astırırlar... Uzun boylu erkekseniz; * Asla kendi boyunuzda bir kız bulamazsınız... * Halay çekerken yanınızda kısa boylular varsa acayip sırıtırsınız... * Otobüslerde kafanız tutunmaya yarayan direklere çarpar... Acır ama çaktırmazsınız... * Sinemada, tiyatroda, sınıfta önlerde oturamazsınız... * Yolda yürürken, “Oha boya bak” gibi lafları duymazlıktan gelmek zorundasınızdır. * Spor yapmazsanız kambur kalırsınız... (MM’den...) sanatik kritik “-Çok geç yaşta anne olmak istemiyorum... Kardeş gibi büyüyelim istiyorum...” (...Petek Dinçöz) politik kritik “-Bugün insanlar deniz suyu içiyor ve içtikçe de susuzluğu had safhaya ulaşıyor...” (...Tayyip Erdoğan) sportik kritik “-Terim’in UEFA Kupası’yla çektirdiği resim gibi benim de olmasını istiyorum...” (...Eric Gerets) Şifa Yemek Öğle Menüsü: Piliç Kavurma... Şehriyeli Pilav... Ayran... Meyve... (www.sifayemek.com.tr)
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT