BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “O” kafalar!..

“O” kafalar!..

Fatih Terim ile Ersun Yanal arasındaki fark, daha “ay dolmadan” ortaya çıktı!.. Terim, “Almanya finallerinin ara hedef”, asıl hedefin “Türk futbolunda reform” ve “finallere katılmanın çok ötesinde, finallerin finalini oynamak ve kupalara uzanmak” olduğunu ortaya koydu!..



Fatih Terim ile Ersun Yanal arasındaki fark, daha “ay dolmadan” ortaya çıktı!.. Terim, “Almanya finallerinin ara hedef”, asıl hedefin “Türk futbolunda reform” ve “finallere katılmanın çok ötesinde, finallerin finalini oynamak ve kupalara uzanmak” olduğunu ortaya koydu!.. “Kendisi ve ekibi için başarılı oldular” denebilmesinin “baştan konan bu büyük hedefe göre tayin edileceğini” de açıkça beyan etti!.. Ardından, “Almanya finalleri ara hedefi gerçekleşirse”, bunda payın “kendisinden önceki hocada ve onun takımında” olduğunu, bu hedefe varılamazsa “sorumlunun kendisi olacağını” da söyledi!.. Yani, dedi ki; “Ara hedef gerçekleşirse, başarı Ersun Yanal ve ekibinin, başarısızlık ise benim ve ekibimin olacak” dedi!.. Yani, “bazılarının” atmak istediği “3 maçta başarılı olunursa, Terim kahraman olacak” çamurunu, “daha baştan” atmak isteyenlere iade etti!.. Terim’in “kahraman olmaya” ihtiyacı da yok; onu “hayal eden” giden hocamızdı! Terim, “kahraman olmak istemenin ve olmanın nelere mâl olduğunu” yaşayarak gören ve anlayan biri!.. Onun için “kahraman olmak” yerine “başarılı olmak” amacı ile işe başlıyor; Allah muvaffak etsin! Ersun Yanal’ın 14 ayda yapamadığını, 14 günde yaparak “dengeli ve iyi bir ekip kurdu!” “Bir kulübe tam, bir kulübe yarım yanaşarak”, diğerlerini “tamamen göz ardı edip”, Milli Takım kadrosunu “bölen bir teknik direktör” olmak yerine, bütün kulüplere “eşit uzaklıkta ve eşit yakınlıkta bir hoca” olacağını gösterme adımları hemen attı!.. Uygulamaları da “böyle bir hoca olduğunu” ortaya koyacak!.. “Teknik ekip şekillenirken” son 24 saat içindeki “Reha Kapsal kazanımı” da, Terim’in “popülist ve mavi boncukçu bir yaklaşımı” elinin tersiyle nasıl ittiğini çok iyi gösteriyor! Reha Kapsal’ın “nasıl” bir teknik direktör olduğunu “bilmeyenler” ya da “görmezden gelenler”, fena hâlde yanıldıklarını çok yakında anlayacaklar!.. “Ümit Milli Takımı hocalığı için” ille de “Süper Lig tecrübesi arayacak kadar” futbol bilgiçliğine soyunanlar da “bilmem” yarınlarda “bugün yazdıkları için” ne diyecekler? Terim, Milli Takımlar ve Türk futbolu organizasyonunun başına “beş yıl için gelmiştir!” Onu “Almanya finalleri için önümüzdeki 3 artı 2 maçın hocası” olarak görmek ve değerlendirmek isteyenlere gülüyorum!.. Terim’in “neden geldiğini ve ne yapmak istediğini” bile anlamamışlar, anlayamamışlar!.. Terim bu büyük hedefi gerçekleştirebilir mi?. Bizlerin de içinde olduğu “büyük” çoğunluk yapacağına inanıyor!.. Yapamazsa, başaramazsa?. İşte “burada” duralım!.. Bazı, “fair play” tabiri ile “sabit fikirliler”; yarın Terim “başarısız” olduğunda ya da “vaat ettiklerini gerçekleştiremediğinde” bizim “onu eleştirme hakkımızın olmadığına” inanıyor ve diyorlar ki; “Bugün baş tacı ettiğiniz Terim için yarın başarısız olursa ne yazacaksınız?” Daha da ileri gidip, “Dün onun için ne ağır eleştiriler yapmıştınız, şimdi nasıl savunuyorsunuz?” Tam tamına ne kadar “ilkel ve zavallı bir görüş!..” Bu ülkede, “bu cumhuriyetin kuruluşundan bugünlere gelişinde” büyük sorumluluklar yüklenmiş, milletten büyük destek görmüş, halkın sevgi halesi içinde yaşamış olan Atatürk’ler, İnönü’ler, Mareşal Çakmak’lar, Bayar’lar, Özal’lar, Demirel’ler bile “gün geldi” eleştirildi, hatta ağır şekilde eleştirildi, ama “Terim” hata yaparsa, yanlış yaparsa, başarısız olursa “bizler onu eleştirmeyeceğiz”; öyle mi? Ya da “o günün şartları içinde hata yaptığında, başarısız olduğunda eleştirdik” diye, şimdi “Onun Türk Milli Takımı’nın başında başarılı olacağını yazamayacağız”; öyle mi? “Bu” kafa, işte sevgili Rauf Tamer’in nerede ise “40 yıl önce” işaret ettiği kafayla denk: “O kafa!..” Gelişime, değişime, iyiye, kötüye, güzele, çirkine, doğruya, yanlışa bakmadan “konulan yerde otlamayı” savunan kafa!.. Spor yazarını “Musa’nın dalkavuğu sanan” kafa!.. “O kafalar”, o kafaların sahiplerinde kalsın!.. Biz, “doğruyu, güzeli ve iyiyi yapanı, başarılı olanı” destekler, “hatayı, çirkini, kötüyü yapanı, başarısız olanı” eleştiririz!.. İşte, mesele bu kadar açık ve basit!..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT