BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Fransız öpücüğü

Fransız öpücüğü

Geriye doğru baktığımızda, 2004 yılında Pierre van Hooijdonk, engebeli lig yolculuğunda Fenerbahçe’yi sırtında taşımış taşımış, getirip şampiyonluk düğünün damatlık koltuğuna oturtmuştu lig sonunda ...



KRİTİK Fransız öpücüğü Geriye doğru baktığımızda, 2004 yılında Pierre van Hooijdonk, engebeli lig yolculuğunda Fenerbahçe’yi sırtında taşımış taşımış, getirip şampiyonluk düğünün damatlık koltuğuna oturtmuştu lig sonunda ... 2005 yılındaki hamalın adı Alex de Sozua idi... Türkiye Ligi’nde Alex’in gollerini güzelleştirmekten başka işe yaramayan bir sürü defans oyuncusunun da katkısı ile Brezilyalı sezona damgasını vururken Fenerbahçe’yi bir kez daha bulutların üstüne çıkarmıştı. 2006 için benim adayım Nicolas Anelka... Fenerbahçe’nin bireysel yıldıza dayalı oyun düzeninde bu sezon Fransız’ın yılı olacak diye iddia ediyorum. Bekleyelim, görelim. THE ORIGINAL Amerikalı zenci atlet Jesse Owens 1935 yılında 2.5 saat içinde 4 dünya rekoru kırarak ulaşılması imkansız bir başarı elde etti. 1936 Berlin Olimpiyatları’nda 100 metre, 200 metre, 4x100 metre ve uzun atlamada 4 altın madalya kazanan Owens, “Hitler’i stadyumdan kaçıran atlet” olarak ün yaptı. BAŞKA ATALARIN SÖZLERİ “Bana söylersen unutabilirim, gösterirsen hatırlayabilirim, ama beni de katarsan anlarım.” (Kızılderili) OKUMUŞ NOT ALMIŞIM Futbol böyle bir şey! * Pele için yüzden fazla şarkı yazıldı. Brezilya Hükümeti onu “milli servet” ilan ederek yurt dışındaki kulüplere satılmasını yasakladığında yirmi yaşındaydı. Seksen ülkede üç yüzden fazla maç oynadı. 1279 gol attı. Bir keresinde bir savaşa engel oldu: Nijerya ve Biafra onu bir maçta oynarken görmek için aralarında mütareke imzaladılar. * 1930 Dünya Kupası’nda Uruguay-Arjantin oynayacaktı. İki taraf da kendi topuyla oynamak istedi. Hakem ilk yarının Arjantin, ikinci yarının Uruguay topuyla oynanmasına karar verdi. İlk yarıyı Arjantin, ikinci yarıyı Uruguay kazandı. * İmparator Jül Sezar her iki ayağını da ustalıkla kullanıyordu. * Futbol bugünkü şekline on iki İngiliz kulübünün 1863 yılında Londra’da imzaladıkları centilmenlik anlaşmasından sonra kavuştu. Eskiden maçlar iki üç saat sürüyor ve top uzaklara kaçtığında oyuncular aralarında sohbet edip, sigara içiyorlardı. * Penaltı kuralı yokken kale önleri mezbahaya dönüyordu. O dönemde Westminster Gazetesi, maç sırasında ceza sahasında ölen futbolcuların tüyler ürpertici bir listesini yayınlamıştı. * Bilinenin aksine, futbolda bugüne kadar en çok golü Pele (1279) değil, Alman Friedenreich (1329) attı. Artur Friedenreich yirmi altı yıl boyunca birinci ligde bir kuruş bile almadan top koşturdu. * Abdon Porte, Uruguay futbolunun önemli yıldızlarından biri oldu. Nacional takımının formasını dört yılda iki yüzden fazla giydi. Gün geldi, yıldızı söndü. Yedeğe düştü. Ve Abdon Porte, 1918 sonbaharında bir gece yarısı, Nacional takımının sahasında kendini öldürdü. Hava aydınlanırken buldular; bir elinde silah, bir elinde mektup vardı. * 1989’da Arjantin’de Juniors-Racing maçı penaltılara kaldı. Seyircilerin büyük çoğunluğu penaltı atışlarının sonucunu beklemedi! Tribünde kalanlar ise esnemeye başlamıştı. Çünkü galibiyet kırk dördüncü penaltı atışıyla geldi! * Futbola röveşatayı kazandıran David Arrallano, bu makas hareketiyle birçok gol attıktan sonra, Valladolid Stadı’nda bir savunma oyuncusuyla çarpışarak öldü. * Bernabe Ferreyra... Mesafe tanımaz sert şutlarıyla kalecileri bayıltıp, ağları deliyordu. 1932 yılında Critica Gazetesi lig boyunca bu futbolcudan gol yemeyecek kaleciye ödül koydu. Ferreyra bir basın toplantısında, gazetecileri ikna etmek için kramponlarını çıkarmak zorunda kaldı; “Ucunda demir parçası yok” diye... * İtalyan futbolcular 1938 Dünya Kupası finalinde kapışacakları Macaristan maçı için Roma’da kamptaydılar. Futbolcular dönemin lideri Mussolini’den dört kelimelik birer telgraf aldılar. “Ya galibiyet, ya ölüm!” Neyse ki ölmelerine gerek kalmadı, 4-2 kazandılar. * Dev süper market Carrefour, San Lorenzo Kulübü’nü satın alıp, 1983’te stadını yıkınca, taraftarlar buranın toprağını gözyaşları içinde ceplerine doldurmuştu. * Dünya Kupası tarihinin en büyük sürprizlerinden biri 66’da Kuzey Kore’nin İtalya’yı 1-0’la elemesiydi. Golü atan Pak bir diş hekimiydi ve yalnızca boş zamanlarında futbol oynuyordu. * Arjantinli Maglioni, Guiness rekrolar kitabına girdi. İndependiente-La Plata maçında Maglioni, kaleci Guruciaga’ya bir dakika elli saniyede tam üç gol attı! * 1994 Dünya Kupası’nı Brezilya kazandı ve o yıl ülkede dünyaya gelen bütün çocuklara Romario adı verildi. Finalin oynandığı Los Angeles Stadı’nın çimleri, pizza dilimi gibi, parçası yirmi dolardan satıldı. (Gölgede ve Güneşte Futbol, Eduardo Galeano)
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT