BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Terörü birlikte yok etmeliyiz

Terörü birlikte yok etmeliyiz

Diyarbakırlı iş adamlarıyla görüşen Erdoğan, sadece siyasilerin değil bütün kesimlerin aydınlık Türkiye için mücadele etmesi gerektiğini belirterek, “Demokrasi ile terörü yenme gayretinde olmalıyız” dedi.



> Sibel Tokgöz DİYARBAKIR- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, iş adamlarından “Kılıçlarını bileyip bölgeye yatırım yapmalarını” isteyerek, “Terörü hep beraber yenmemiz lazım, terörü demokrasiyle çözme gayreti içinde olmamız lazım” dedi. Erdoğan özelleştirmedeki tavırları sebebiyle CHP’ye, öğretim elemanlarına yaklaşımındaki ideolojik tavırlarından dolayı da YÖK’e sert tepki gösterdi. Diyarbakır’daki temasları çerçevesinde Class Otel’de iş adamları ile bir araya gelen Erdoğan burada yaptığı konuşmada, bölgenin problemleri çözme konusunda bir yol araştırmak için bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Türkiye’nin geleceğini birlikte paylaşmak, herhangi bir ayrımcılığa düşmeden başarıyı yakalayabilmek için herkese sorumluluk düştüğünü ifade eden Erdoğan, “Şunu iyi anlamamız lazım. Herşey Türkiye için, her birimiz kalkındığında Türkiye kalkınacak. Diyarbakırlı iş adamı kardeşim güçlü olursa buralara yatırım yapar, herkes kalkınır” dedi. Erdoğan, bölgeye doktor, öğretmen gibi elemanları göndermede sıkıntı çekildiğini ifade ederek, bu yönde devletin teşvik edici adımlar atmasına rağmen bu kişilerin bölgeyi tercih etmediğini söyledi. İş adamlarına “Onun için terörü hep beraber yenmemiz lazım” diyen Erdoğan, terörü demokrasiyle çözme gayreti içinde olmaları gerektiğini kaydetti. Basının da terörle mücadelede kendilerine yardımcısı olması gerektiğini ifade eden Erdoğan, “Bazı olayları çarşaf çarşaf yayınlamak bize bir şey kazandırmaz, tam aksine kaybettirir” dedi. Özelleştirme karşıtları Özelleştirme uygulamalarına da değinen Erdoğan, anamuhalefet partisi CHP ve Meclis dışındaki bazı partilerin buna karşı çıktığını hatırlatarak, “Bunlar kendileri ile çelişki içinde. Bunlar devlet yatırım yaptığında da bunun önüne set çekmek isteyenlerdi” diye konuştu. Erdoğan, Türkiye’de bugün özelleştirme kapsamındaki kurumlara talip olanların dünya devi kuruluşlar olduğunu, yapılan protokoller gereği özelleştirilen kurumlara dünyadaki son teknolojiyi getirdiklerini anlattı. Devlette de iş üretmeden “Bankamatik memurluğu yapan” pek çok insanı iktidara geldikten sonra gördüklerini ifade etti. Başbakan Erdoğan, “Artık eskisi gibi yan gelip yatarak maaş alma dönemi olmayacak. İşe gelmeyip maaş alan çok. Biz göreve geldiğimizde bunu da gördük. Bakıyorsunuz bankamatikten maaş alıyor, biz bunların nelerini gördük, nelerini dışladık” dedi. YÖK ideolojik davranıyor Diyarbakır Ticaret Odası Başkanı Kudbettin Arzu’nun Dicle Üniversitesi’nin öğrenci kontenjanının artırılmasını istemesi üzerine YÖK’ü eleştiren Erdoğan, şunları söyledi: “Bu konu bizimle alakalı bir konu değil. Bu konu tamamiyle bir YÖK meselesidir. Üniversitenin kendi yönetimi kararını alacak, eğer fakülte kuracaksa bunun kararını aldıktan sonra YÖK’e gidecek. YÖK’ten sonra bize gelecek, iş bize geldikten sonra kolay. Çünkü biz bu noktadaki sıkıntıyı biliyoruz. Niye, 10 öğrenciden bir tanesi üniversiteye giden bir ülkede siyasetçi kalkıp bunun iki, üç olmasını istemez mi? Ama karşımızda öyle bir yapı var ki bu yapı diyor ki ‘Bize para verin, biz de kaliteyi yükseltelim.’ Sen kaliteyi yükseltmeyi şu andaki imkanlarla rahatlıkla yapabilirsin. Öğretim üyesi noktasında ise elindeki öğretim üyesini tutamıyorsun. Önce buna bak. Niye ideolojik yaklaşıyorsun? İdeolojik yaklaştığın sürece burada öğretim üyesi kalmaz. Gelip, ‘Ben fakülte kurmak istiyorum’ diye müracaat edenler oluyor, bunlara bakmıyorsun. Nereden geldiğine, kiminle geldiğine bakıyorsun. Nereden geldiğine, kiminle geldiğine baktığın sürece elindeki pozitiflik ortadan kalkar. Bunu böyle bilin.” ‘Barış’a şahitlik etti Başbakan Erdoğan, aralarında kan davası bulunan Hacı Hamit ve Öztürk ailelerini barıştırdı. Kaplan Düğün Salonu’nda iki aile fertlerinin hazır bulunduğu barış töreninde önce Kur’an-ı Kerim okundu, ardından aile fertleri bir din görevlisinin kaldırdığı Kur’an-ı Kerim’in altından geçti, daha sonra tokalaşarak barıştılar. Barış seremonisinin ardından yaptığı konuşmada barış ve sevgi medeniyetinin mensupları olarak böyle bir barış ortamını sağlayanlara teşekkür eden Erdoğan, “Dinimizin anlamı da zaten barış. İslam dininde kin ve nefret yoktur. Ancak bugüne kadar yanlış gelenekler bu tür sorunları doğurdu. Bu törenle iki aile bir yanlışı ayaklarının altına aldı” dedi. Erdoğan, iki aileyi kutladıktan sonra törene katılanlarla fotoğraf çektirdi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT