BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kötü huylardan kurtulmanın formülü!..

Kötü huylardan kurtulmanın formülü!..

Kendinde kötü huy bulunan kimse, buna yakalanmanın sebebini araştırmalı, bu sebebi yok etmeğe, bunun zıddını yapmağa çalışmalıdır. Kötü huydan kurtulmak, bunun zıddını yapmak için çok uğraşmak lâzımdır...



Güzel ahlâka sahip olmak için önce kötü huylarını teşhis etmek lâzımdır. Bu teşhisi insanın kendisi yapar. Yâhut bir âlimin, rehberin bildirmesi ile anlar. Mümin, müminin aynasıdır. İnsan kendi kusûrlarını zor anlar. Güvendiği arkadaşına sorarak da, kusûrunu öğrenir. Sâdık olan dost onu tehlikelerden, korkulardan koruyan kimsedir. Düşmanlarının kendisine karşı kullandıkları kelimeler de, insana ayıplarını tanıtmağa yarar. Çünkü düşman, insanın ayıplarını arayıp, yüzüne çarpar. Arkadaşlar ise, insanın ayıplarını pek görmezler. Birisi İbrâhim Edhem hazretlerine, ayıbını, kusûrunu bildirmesi için yalvarınca, “Seni dost edindim. Her hâlin, hareketin bana güzel görünüyor. Ayıbını başkalarına sor!” dedi. Başkasında bir ayıp görünce, bunu kendinde aramak, kendinde bulursa, bundan kurtulmağa çalışmak lâzımdır. (Mümin müminin aynasıdır) hadîs-i şerîfinin manası budur. Yâni, başkasının ayıplarında, kendi ayıplarını görür. İsâ aleyhisselâma, “Bu güzel ahlâkı kimden öğrendin?” dediklerinde “Bir kimseden öğrenmedim. İnsanlara baktım. Hoşuma gitmeyen şeylerinden sakındım. Beğendiklerimi ben de yaptım” buyurdu. Hazret-i Lokman hakîme, “Edebi kimden öğrendin?” dediklerinde, “Edepsizden!” dedi. Selef-i sâlihînin, Eshâb-ı kirâmın, velilerin hayât hikâyelerini okumak da, iyi huylu olmağa sebep olur. Kötü şey nefse tatlı gelir Kendinde kötü huy bulunan kimse, buna yakalanmanın sebebini araştırmalı, bu sebebi yok etmeğe, bunun zıddını yapmağa çalışmalıdır. Kötü huydan kurtulmak, bunun zıddını yapmak için çok uğraşmak lâzımdır. Çünkü, insanın alıştığı şeyden kurtulması güçtür. Kötü şeyler nefse tatlı gelir. Büyük âlim, zâhir ve batın ilimlerinin mütehassısı Seyyid Abdülhakîm-i Arvâsî hazretleri, vefâtına yakın, “İstanbul câmilerinde, otuz sene, yalnız îmânı ve Ehl-i sünnet i’tikâdını ve İslâmın güzel ahlâkını anlatmağa çalıştım” buyurmuştur. Bunun için gazetemizin bütün yayınlarında, Ehl-i sünnet i’tikâdı, İslâmın güzel ahlâkı, herkese iyilik ve yardım etmek lâzım olduğu, Müslümanın fitne çıkarmayacağı bildiriliyor. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, (Din, kılıçların gölgeleri altındadır) buyurarak, Müslümanların kânun himâyesinde râhat yaşayabileceklerini bildirdi. Devlet kuvvetli oldukça, râhat, huzûr artar. Batı ülkelerinde râhat yaşayan, dînî vazifelerini serbestçe yapan Müslümanlar da, kendilerine hürriyet veren kânunlara karşı gelmemeli, fitneye, anarşiye âlet olmamalıdır. Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiği gibi, güzel ahlâkıyla onlara örnek olmalıdır. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki: (Allahü teâlâ indinde, kötü ahlâktan büyük günâh yoktur. Çünkü, kötü ahlâklı, bir günâhtan tövbe edip, kurtulursa, bir başka günâha düşer. Hiçbir vakit günâhtan kurtulamaz.) (Bir kimse tövbe ederse, tövbesini Allahü teâlâ kabûl eder. Kötü ahlâklı kimsenin tövbesi ise makbûl olmaz. Zîra bir günâhtan tövbe ederse kötü ahlâkı sebebiyle, daha büyük bir günâh işler.) (Güzel ahlâk, senden kesilen akrabanı ziyâret etmek, sana vermeyene vermek, sana zulmedeni affetmektir.) (İnsanları memnun etmek için malınız kifâyet etmez. Ancak güleryüz ve güzel ahlâkla onları memnun edebilirsiniz.) (Şüphesiz güzel ahlâk, güneşin buzu erittiği gibi günâhları eritir.) (Bir Müslüman güzel ahlâkı sayesinde, gündüzleri oruç tutan, geceleri ibâdet eden kimselerin derecesine kavuşur.) (Bir insan az ibâdet etse de, güzel ahlâkı sayesinde en yüksek dereceye kavuşur.) (Şüphesiz kul, kötü ahlâkından dolayı, Cehennemin en altına düşer.) (Yumuşak davran! Sertlikten ve çirkin şeyden sakın! Yumuşaklık insanı süsler. Çirkinliği giderir.) (Yumuşak davranmayan, hayır yapmamış olur.) (İçinizde en sevdiğim kimse, huyu en güzel olanınızdır.) (Kendisine yumuşaklık verilen kimseye, dünya ve âhiret iyilikleri verilmiştir.) (Hayâ îmândandır. Îmânı olan Cennettedir. Fuhuş, kötülüktür. Kötüler Cehennemdedir.) “Kızma, sinirlenme!” (Cehenneme girmesi harâm olan ve Cehennemin de onu yakması harâm olan kimseyi bildiriyorum. Dikkat ediniz! Bu kimse insanlara kolaylık, yumuşaklık gösterendir.) (Kızdığı zaman istediğini yapabilecek bir kimse, kızmazsa, Allahü teâlâ, kıyamet günü onu herkesin arasından çağırır. Cennette istediğin hurinin yanına git der.) Bir kimse Resûlullahtan nasihat isteyince (Kızma, sinirlenme), buyurdu. Birkaç kere sordu, hepsinde de (Kızma, sinirlenme) buyurdu.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT