BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Erdoğan: PKK başka Kürt meselesi başka

Erdoğan: PKK başka Kürt meselesi başka

DiyarbakIr gezisi ile ilgili eleştirilere cevap veren Başbakan, “Bu ülkenin 72 milyon insanını ayırım yapmadan bağrıma basıyorum. Doğu’da da bir mesele olsa benim meselemdir. Ben bu ülkenin 12 aydınıyla oturup konuşuyorum. ‘Onlarla görüşmemeliymişim’. Sana mı soracağım da görüşeceğim? İşine bak. Her şeyin hesabını biz veririz”dedi.



İSTANBUL - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ‘’Kürt sorunu’’ ile ‘’PKK terörü ve terör sorunu’’nun ayrı şeyler olduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan, Formula 1 yarışlarını izledikten sonra helikopterle Üsküdar Devlet Hastanesi pistine geldi. Burada minibüs şoförleriyle bir süre sohbet eden Erdoğan, bir gazetecinin, ‘’Sizin Aydınlar Heyeti’yle görüşmeniz, Diyarbakır geziniz ve Kürt sorununa ilişkin açıklamalarınızın ardından terör örgütü PKK bir ay süreyle eylem yapmama kararı aldığını açıkladı. Bu konudaki düşünceleriniz nedir?’’ şeklindeki sorusu üzerine, şöyle konuştu: “Bunları birbirine karıştırmayacağız. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak benim görevim farklı. PKK’ya göre plan program yapan, hükümet programı açıklamış bir iktidarın başkanı veya Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı değilim. Ülkenin huzuru, mutluluğu için atılması gereken adımları atmamız gerekiyordu, bunu yaptık. Bu adımı atarken de biz bütün programımızı birilerine göre yapmış değiliz. Ülkemizde bundan 10 yıllarca önce tartışılan şeyler, bunlar, bugün farklı bir zemine oturmuştur. Bu farklı zemine oturan, özellikle ifade ettiğim Kürt sorunu konusunun çözümünü belirtmek üzere bu adımı attık.’’ Farklı şeyler Erdoğan, bu sorun için kiminin ‘’Doğu’’, kiminin ‘’Güneydoğu’’, kiminin de ‘’Kürt sorunu’’ gibi ifadeler kullandığını hatırlatarak, şöyle devam etti: ‘’Kürt sorunu farklı bir olaydır, PKK terörü veya terör sorunu farklı bir olaydır. Bunları birbirine karıştırmayacağız. Bunları birbirinden ayıralım. Kürt vatandaşı benim vatandaşımdır. Bunlar birer alt kimliktir. Bu alt kimliği biz kimlikle karıştırmayacağız. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı başlığı altında bunlar toplanmaktadır. Ülkemizde sadece Kürt yok. Ülkemizde Laz da var, Boşnak da var, Arnavut da var, Çerkez de var. 30’a yakın etnik kimlik var. Bununla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını birbirine karıştırmayalım. Ben ne dedim? ‘Tek millet, tek bayrak, tek vatan’ dedim. Bunu bir defa paylaşacağız. Bunu paylaştığımız anda zaten öbürü sadece fiziki sorunlardır. ‘Bu benim sorunumdur’ derken, sadece kendimi ortaya koymadım. Konuşmamı herhalde bazı siyasi liderler duymak istememişler. Bu Türkiye’de herkesin ortak sorunudur. Doğu’da da bir sorun olsa benim sorunumdur, Güneydoğu’da da, batıda da, Akdeniz’de, Karadeniz’de aklınıza neresi gelirse ülkenin her yerinde, her metrekaresinde bir sorun olsa, bu Başbakan olarak benim sorunumdur. Ama diğer siyasi liderler bunu sorun olarak duymuyorsa bu beni ilgilendirmez. Ve ‘ayrımcılık’ gibi ifadeler kullanıyorlar, bu siyasi ahlaka ve terbiyeye sığmaz. Ben 72 milyon vatan evladının hepsini ayrımcılık yapmadan bağrıma basıyorum. Ben bir defa o değerlerin insanıyım. Bu benim inancımın da gereğidir. Aldığım kültürün, insani anlayışın gereğidir. Ve ben Yunus kültüründe ifadesini bulan, ‘’Yaradılanı severim yaradandan ötürü’ anlayışıyla bütün yaradılanlara böyle bakıyorum.’’ Sorunun sadece günümüzün bir sorunu olmadığını ifade eden Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: ‘’Bugüne kadar bu bölgede uygulamalar yapıldı. Aldık mı netice? Alamadık. Ta 19. asırda yapılmış uygulamalar var, aldık mı netice? Alamadık. O zaman bu işi bir yere taşımamız lazım. Bu ülkenin 72 milyon insanı bir, beraber, dayanışma içinde olmalı. Birbirine nazarlarla bakmamalı. Birbirimizi seveceğiz. Şu odada kim varsa hepsine eşit mesafedeyim. Ayrım yapamam. Niye? Beni yaratan Allah hepsini yarattı da ondan. Ama bu adamlar, bu işi anlamak istemiyor. Niye? Bunun üzerinden rant elde etmek istiyor, ondan.’’ Ankara’da ‘’Aydınlar Heyeti’’yle yaptığı görüşmeye de atıfta bulunan Erdoğan, şunları söyledi: ‘’Ben 12 tane bu ülkenin düşünürü ile aydınıyla oturup konuşuyorum. ‘Onlarla görüşmemeliymişim’. Sana mı soracağım da görüşeceğim? İşine bak. Kiminle görüşeceğimi, kiminle oturup dertleş eceğimi, bunun hesabını ben yaparım. Ben bunu yaparken tüm arkadaşlarımla değerlendirerek yaparım. Bunun fayda-zarar değerlendirmesi bize ait bir sorundur. Onun hesabını da biz veririz.’’
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT