BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gümüşlüoğlu’na atılan iftira!..

Gümüşlüoğlu’na atılan iftira!..

İkinci Bayezid’in, Şehzade Selim lehine tahttan çekilmesi üzerine, Korkud Çelebi, kardeşinin padişahlığını tanıdığını açıklamıştı. Ancak, bazı devlet adamlarının ağzından yazılan ve padişah olmasını isteyen mektuplara olumlu cevap verince, suçlu bulunmuştu...



Korkud Çelebi’nin idamından bir süre sonra, Yavuz Sultan Selîm Han’a bâzı fitneci kimseler gelerek Amasya’da Gümüşlüoğlu Şeyh Mehmed’in, “Sultan Korkut ölmedi, sağdır, Osmanlı’nın başına geçecek” diye propaganda yaptığını ve başına adamlar topladığını bildirdiler. Bunun üzerine Pâdişâh şeyhi getirtip İstanbul’da hapsettirdi. Halbuki, Şeyh Mehmed Efendi doğru sözlü, ihlâslı ve muhterem bir zâttı. Bunu bilen Vezîriâzam Pîri Paşa derhal Pâdişâhın yanına gelerek Şeyh Mehmed hakkındaki sözlerin asılsız olduğunu ve bunu tahkik için itimad edilen birisinin memur edilmesini arzetti. “Pâdişâhın yanına git!” Bunun üzerine Sultan Selîm Han da; “Ehl-i vukûftan birisini bana gönder” diye tenbihledi. Celâlzâde Mustafa Çelebi’yi gören Pîri Paşa; “Dîvânda meseleler görüşüldükten sonra Pâdişâhın yanına gideceksin, bir yere ayrılma” diye bildirdi. Pâdişâhın huzûruna çıkacağını duyan Celâlzâde, büyük bir heyecan geçirdi ve dîvân müzâkerelerinden sonra arz odasına girdi. Sultan Selîm Han bu esnâda bir kitap mütâlaası ile meşguldü. Celâlzâde’yi görünce; -Celâl oğlu Mustafa sen misin? diye sordu. -Benim Sultanım, demesi üzerine; -Gümüşlüoğlu’nu nasıl bilirsin? Cevher veya meder midir? (Yâni cevher veya toprak mıdır) nice idrâk kılursın, bilürsin? dedi. Mustafa Çelebi de; -Evliyâlık membaının, kaynağının cevheri ve nefisle mücâdele meydanının hâlis eri bir ulu kişi bilirim, diye cevap verince; -Ulu mu, ulu mu, ulu mu? diye üç kere sertçe tekrarladı. Fakat Mustafa Çelebi’nin her defâsında; -Evet Pâdişâhım ulu kişidir, demesiyle hiddeti geçmiş ve kendisiyle sonra yumuşak bir şekilde konuşmuştur. “Yevmiyesini artırın!” Bu arada Celâlzâde’ye yevmiyesini de soran Selîm Han, on akçe olduğunu duyunca çok az bulmuş ve artırılmasını emretmiştir. Sonra da; -Şeyhe bizden selâm söyle, onu üzdük, hatırını hoş tutsun, diyerek Celâlzâde’yi Gümüşlüoğlu’na göndermiş ve o mübarek zata bu iftirayı atan fitnecileri de cezalandırmıştır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT