BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını dakika dakika buradan takip edebilirsiniz.
Anasayfa > Haber > Gözü olanın gözü çıksın!

Gözü olanın gözü çıksın!

Rahat, insana batar mı? Batar... Doyumsuzluğun doruğuna erişmişlerin, bol bol kaşınıp, huzursuzluğu yaldızlı davetiye ile çağırdıklarını her dönemde gördük...



Rahat, insana batar mı? Batar... Doyumsuzluğun doruğuna erişmişlerin, bol bol kaşınıp, huzursuzluğu yaldızlı davetiye ile çağırdıklarını her dönemde gördük... Akşam karartısının çöktüğü pazar yerlerinde, çöp karıştırarak, evine kimselerin görmediği alış-veriş yağmalığından topladıklarıyla dönenlerin acıklı halleri bir yana, havuzlu villaların, güneye bakanı olmayınca burun kıvıranların nazları bir yana bu Türkiye’de... Kimisi şükür eder, kimisi lüks talihinin içine tükürür... *** F.Bahçe’ye gelirken, görevini yaparken ve de giderken profesyonelliğin güzelliklerini sergileyen Hooijdonk, sarı-lacivertli taraftarın gönlündedir hâlâ... Çünkü, ilerlemiş yaşına rağmen, frikik atışlarındaki stil, ustalık ve de hedefi tam ortasından vurma klâsıyla, F.Bahçe’yi neredeyse tek başına şampiyon yapmıştır o... Hiç bir antrenmanı, sudan bahanelerle ve de “Dünya yıldızı” olmanın avantajı ile kaçırmamış, kaytarmamıştır... Arkadaşlarına ve yöneticilerine olan saygısı bir dirhem azalmadan, geldiği gibi gitmiştir Türkiye’den... Ama Hooijdonk sayesinde günü kurtaran, onun sayesinde cebini dolduran, sahada takımına oynatamadığı futbolun cezasını değil, sefasını süren Daum, bir mendil gibi işi bittikten sonra atıvermiştir onu... *** Hollandalı futbolcu, gırtlağına kadar gelip, bir türlü dile getiremediği sıkıntısını, artık F.Bahçe’ye “veda etmek” zorunda bırakılınca dökerken, kimse o ifadelerdeki gerçeği görüp, Hooijdonk’u alkışlayamamıştı... Alman hocanın “Daum’un benim oturduğum evde bile gözü var” diyen Hollandalı’ya o zaman burun kıvırıp gülmesi, bu sözleri gider ayak “kin kusma” olarak değerlendirse de, kısa bir zaman sonra, işin doğruluğu ortaya çıkıverdi... Demek ki Hooijdonk boşuna konuşmamıştı... Hani, insanın içinden geçirse bile, Hooijdonk’un “Evimde bile gözü var” ifadelerinden sonra; vazgeçmesi gerektiği bir hevesten, taviz vermedi Daum... Arkasından “su döktüğü(!)” futbolcunun boşalttığı eve apar topar yerleşiverdi... *** Daum, kendisine paye kazandıran bir futbolcusunu, kim bilir ne kaprisler uğruna harcarken, kamuoyunda “bir türlü sevilmeyen” imajını doğrulamış oldu... Düşünebiliyor musunuz? Üst üste iki defa şampiyon olmuş F.Bahçe’de, hâlâ daha gitmesi tartışılan isimdir Daum... Bugün “elveda” dese, neredeyse kimse “güle güle” demeyecektir... Daum, F.Bahçe’de sivrilen her kelleyi koparmak için “gizli” operasyonların “açık” adamıdır... Tribünlerin futbolculara duyduğu sevgiyi törpülemek, onların hayran olduğu isimleri sindirmek, çaptan düşürmek ve sonunda da bozuk para gibi harcamak, onun karnesindeki standart notlardır... *** Daum, “Gidiyorum, çok teklif var” restini anında gören Aziz Yıldırım’dan ve basının önünde toplantı sonrası yaptığı özür dileme operasyonundan sonra, F.Bahçe’deki ağırlığını ne yazık ki kaybeden adamdır... Bir sene Hooijdonk, bir sene Alex takımı sırtlayıp götürürken, o, tarihe “F.Bahçe’yi üst üste 2 defa şampiyon yapmış hoca” olarak geçmiştir ne yazık ki... Daum’un F.Bahçe’ye artısı, oynattığı futbolla değil, geçen sezon, son saniyelerde kazanılan “12 puanın” alınmasındaki “şans katkısından” başka bir şey değildir... Şimdi “Anelka sendromuna” girmiş Daum, büyük bir hızla tükenişinin ipini çekmektedir... Anelka gibi birisini bulmak kolay mı? Onu harcamak kolay mı? Ne zannediyor bu Alman hoca kendisini? *** Son Rizespor maçında gördük... Alex, iki yıldan beri F.Bahçe’de yaşadıkları ve gördüğü “adam harcamalar” yüzünden sıkıntılı... 90 dakika, sanki zorla oynuyormuşçasına isteksiz hali, daha önceki günlerde Daum için söylediği sözlerin gerçek olduğuna olan inancı, Alex’in kafasını kurcalayan işler haline gelmiştir... Ama bir gerçek var ki; eğer çok yakın zamanda Daum’un bileti eline verilirse, bunda en büyük etken Alex olacaktır... Hooijdonk’u ve de Anelka’yı harcayan bir hocanın, Alex’i yok etmeye, gücü asla yetmeyecektir... Çünkü o Alex, F.Bahçe tribünleri için, elde kalan son “sevgi yumağıdır.” Bir eli balda, bir eli yağda, inanılmaz dolarların cebine girdiği, başkasının evinde bile gözü olan kişinin, artık Alex gibi dünya yıldızının hiç bir artısında gözü olamaz... Olursa da, adamın gözünü çıkarıverirler... Hem de hiç acımadan...,
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT